Yaşadığımız çağda, insanların bir kısmının belli haklarının ne olduğunu bilmiyor olması, onların kendi hallerine bırakılması anlamına gelmez. Ya da belli yerlere gelen kişilere, bu durumdan yararlanma hakkı vermez. 

İnsanların, evrensel değerlere uyumlu olarak temel ihtiyaçlarının sağlanması gerekir. Bunu sağlamak için yola çıkanların da hiçbir kaçış yolu aramadan hedefe yürüme gibi bir sorumluluğu vardır. En azından benim dünya görüşüm, bu sorumluluk doğrultusunda adım atmamı zorunlu kılar. İşte; Sosyal Demokrasi anlayışının geliştirdiği bu bakış açısı, Maltepe Belediye Başkanı olarak yurttaşlara hizmet üretirken attığım adımları belirliyor. 

Örneğin; Maltepe’nin belli kesimlerinde yaşayan yurttaşlarımızın, bugünün çağdaş gelişimine uyum sağlamayan konutlardan kurtulması, 

Çocuklarımızın, eksiği bulunmayan okullarda eğitim alması, 

Kimsesiz yaşlılarımızın kendilerini yalnız hissetmemesi, 

Olanaklar elverdiği sürece istihdam açılması, 

Kentin altyapısının yarınlara da yetecek şekilde projelenmesi gibi… 

Örneğin, çok büyük önem verdiğimiz kültür-sanat etkinliklerimizi kendi üretimlerimizle sınırlamıyoruz. Diğer ülkelerden davet ettiğimiz kişi ve grupların performansıyla, Maltepe kültür-sanat aktivitelerini evrensel bir boyuta taşıyoruz. Ne yazık ki, Türkiye’nin birçok yöresinde sırt dönülen ‘oda müziği’, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezimizin salonlarını sanatseverlerimizce dolduruyor. 

Evrensel bakış açımızı kültür-sanat alanı dışına taşıdık. Onlarca yabancı belediye başkanları ve siyasetçinin katıldığı Uluslararası Diyalog Konferansı düzenliyoruz. Maltepe ev sahipliğinde organize edilen ve geleneksel hale gelecek olan bu konferanslar, bütün dünyanın özlem duyduğu ‘Barış ve Kardeşlik’ için aranan katkıyı sunacak ve kentimizin evrensel alanda takdir edilmesini sağlayacaktır. 

Demokratik karar mekanizması 

Yerel yönetim anlayışımızı Sosyal Demokrat dünya görüşümüzle harmanlayınca, ortaya Sosyal Demokrat Yerel Yöneticilik anlayışı çıkıyor. Bulunduğum makam, bir hizmet üretme makamıdır. Halkın eşit olarak kullanabilmesine özen gösterdiğimiz hizmet kararlarını almadan önce, Maltepelilerin görüşlerini alıyoruz. Mart 2014 yerel seçimleri sürecinde, belediye başkanı seçilmem halinde ‘dayatan değil, danışan’ bir anlayışla hizmet üreteceğimi sıkça ifade etmiştim. Çünkü benim Sosyal Demokrat belediyecilik anlayışım, halkı da içine çekerek karar alma mekanizmasının genişletilmesini öngörüyor. Bir yandan ‘Maltepeli ne derse o olacak’ deyip, diğer yandan Maltepelileri karar alma mekanizmasının dışında tutmak olmaz. 

Mahalle toplantılarında, il-ilçe ve köy dernekleri ziyaretlerimizde ve her çarşamba günü ana hizmet binamızda saat sabahın 06’sında yaptığımız buluşmalarımızda halkın taleplerini dinliyor, hizmetlerimizi anlatıp hesap veriyor, yapacaklarımız üzerine tartışıp fikirlerini alıyoruz. Maltepelinin istemediği projelere imza atmayacağımı hep söylüyorum. Halk ile buluşmaktan, yanlarına sokulup birlikte yürümekten, yeri geldiğinde spordan sanattan söz etmekten büyük zevk alıyorum. Halka dokunmak, benim için tanımsız bir doping oluyor. Maltepelilerle konuşurken gözlerinin içine bakmak, bana var olduğumu hissettiriyor. 

Sosyal Demokrat Belediyecilik anlayışı, hizmetlerini insan odaklı üretmek zorundadır. Biz de Maltepe Belediyesi yönetici ve çalışanları olarak bu ilçede yalnız yaşamadığımıza göre, Maltepelilere danışıp birlikte karar almak durumundayız. Sosyal Demokrat Belediyecilik anlayışımız bizden bunu istiyor, bizler de öyle yapıyoruz.