Marksist iktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav; “Şu anda hükümet dış finansman sorunlarıyla ilgili tıkanma noktasında. Ekonominin dış kırılganlıkları sürüyor. IMF programının benimsenmesi de Türkiye için çözüm olmaz.” dedi.

İktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav, İstanbul seçiminin muhalefet lehine sonuçlanması ve “hükümetin bu sonucu kabul eder görüntüsünün” iç siyaset açısından gerilimleri biraz hafilettiğini ancak ekonominin dış kırılganlığıyla ilgili sorunların henüz çözülmediğini söyledi.

Boratav, yenilenen İstanbul seçiminin ardından ekonomideki gelişmeleri Cumhuriyet’e şöyle değerlendirdi:

-İstanbul seçiminin muhalefet lehine sonuçlanması ve hükümetin bu sonucu kabul eder görüntüsü, iç siyaset açısından gerilimleri biraz hafifletti. Bunun geçici rahatlığını hissediyoruz. Fakat ekonominin dış kırılganlıkları henüz çözülmedi. Hükümet dövizin iç finansal sisteme yansımalarını henüz çözemedi. Bankalarla döviz borçlusu şirketler arasındaki borç yapılandırma sürecinin özellikle iki sektörde, enerji ve inşaat sektörlerinde yoğunlaştığını, Hazine ve Maliye Bakanı nisan ayında açıklamıştı. Burada dış borç yükümlülüğü altına giren ama kazançları, Türkiye’deki gelirleri TL üzerinden olan çok sayıda şirket var. Bunların dolara endekslenmiş gelirleri bile Hazine’ye yüktür, bunlar da problemdir.

Tıkanma var

-Hükümetin seçim şokundan sonra ne tür bir yapı değişikliğine gideceği, yani Cumhurbaşkanı’nın kendi kabinesinde ekonomi sorumluluğunu hangi yönde, kime aktaracağı belli değil. Şu anda hükümet dış finansman sorunlarıyla ilgili tıkanma noktasında.

Gerilim artabilir

-Amerika ile ilgili S-400’ler ve F-35’ler etrafında odaklanan politik problemle ilgili bir çözüm ufukta görünmüyor. Ekonominin dış sorunları gündeme ister istemez bir IMF türü kredi anlaşması var mı yok mu, sorusunu getirecek. Cumhurbaşkanı’nın nasıl bir tavır alacağını bilemiyoruz. Bu seçim öncesinde her iki konuda da “Türkiye IMF’ye gitmeyecek, S-400’ler meselesi bizim açımızdan bitmiştir” demişti. İkinciyi sürdürürse gerilim büyük ihtimalle daha fazla artacak.

IMF programı çözüm değil

Uzun yıllar uluslarası finans sermayesine, yani Türkiye’ye giren kısa vadeli spekülatif ve dış borçlanmayı artıran açık sermaye hareketleri politikasına angaje olmuş bir hükümet, normal olarak bu angajmanını sürdürmek istiyorsa IMF’ye yönelmelidir.

Yönelmesi beklenir ama Türkiye ile eşzamanlı olarak IMF’ye gitmiş olan Arjantin’in ekonomik durumu şu anda Türkiye’den daha kötüdür. Yani Türkiye şu anda IMF programı uygulamıyor, ne kadar küçüldüğünü biliyoruz. Son 6 ayda 2.8 civarında, 2019’un ilk üç ayında da yüzde 2.6 civarında küçüldü. Arjantin’in küçülme temposu, bizden daha kötü. Yani IMF programının benimsenmesi gerilimi hafifletir ama çözüm değildir.

IMF’ye gitmek de Türkiye’nin bunalımını bir süre için daha da derinleştirecektir. Arjantin’in IMF programı altında ekonomisi ilk 3 ayda yüzde 5.8 küçülmüştür. Türkiye’nin 2,6 küçülmüştür. Bizimkilerin başarılı olduğunu göstermez, krizin Türkiye’de de süregeldiğini gösterir. Ama IMF’nin kısa dönemde bir ferahlık getirmesi de gündemde değil, bunu da vurgulamak zorundayım.