CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısındaki konuşmasında Sözcü ve Cumhuriyet gazetelerine yönelik gözaltılara sert tepki gösterdi

Kılıçdaroğlu konuya ilişkin olarak “Ne Cumhuriyet gazetesini susturabilirsiniz ne de Sözcü’yü susturabilirsiniz. Cumhuriyet gazetesi için bir FETÖ’cü savcı buldular davayı ona açtırdılar. Sözcü için de dosya boş açamıyorlar, sonunda bir savcı buldular. Savcı kardeşim, sen sarayın savcısısın. Sen Cumhuriyet Savcısı değilsin. Cumhuriyet Savcısı yasalara bakar. Savcı iktidarın maşası olmaz. Onurludur cumhuriyet’in savcısı. Cumhuriyet savcısı iradesini iktidara teslim etmişse o sarayın savcısıdır. FETÖ’cü arıyorlar. Sen FETÖ’cü arıyorsan Bakanlar Kurulu’na bakacaksın. AK Parti grubuna bakacaksın, saraya bakacaksın sen.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle;

Büyük Çerkez göçünde hayatını kaybedenleri anıyoruz, Allah’tan rahmet diliyoruz. Kuşkusuz güzel haberler de var. Fenerbahçe’nin Avrupa Basketbol Ligi kupasını kazanması bizi mutlu etti. Beşiktaş alırsa Beşiktaşlıyız, Trabzon alırsa Trabzonluyuz, Galatasaray alırsa Galatasaraylıyız. Fenerbahçe’nin başarısı konusunda da hepimiz bir araya geldik ve Fenerbahçe’nin başarısını kutluyoruz.

“TAŞERON İŞÇİSİ 21. YÜZYILIN KÖLESİDİR”

“CHP grubunun bir özelliği var, toplumun en zayıf kesimlerini ısrarla biz dile getiririz. Bazen CHP grubunda, bazen TBMM Genel Kurulu’nda bazen de Türkiye’nin herhangi bir yerinde. Taşeron işçisi 21. yüzyılın kölesidir. Bu kölelik anlayışına karşı çıkacağız. Sizin haklarınızı her yerde dile getireceğiz. Ramazan geliyor, işverene sesleniyorum; 28 işçiyi yeniden işe al. İşlerine son vermek vicdanın kaldıracağı bir şey değildir. Saygıdeğer iş adamından bekliyoruz.”

CHP grubunun bir özelliği var, toplumun en zayıf kesimlerini ısrarla biz dile getiririz. Bazen CHP grubunda, bazen TBMM Genel Kurulu’nda bazen de Türkiye’nin herhangi bir yerinde.

SEN KİM OLUYORSUN VALİ BEY?

“Valilik Beşiktaş Belediyesi’nin 19 Mayıs törenlerine, yürüyüşüne izin vermedi. Belediye Başkanımız bütün gazetelere tam sayfa ilan verdi. Bunun üzerinde “toplumu tahrik edici ve kamu düzenini bozan ilan verdiğin için” gerekçesiyle soruşturma açıldı. Sen kim oluyorsun Vali Bey. Diğer belediyelere izin veriyorsun, valiysen valiliğini yapacaksın. Bize sarayın valisi değil, devletin valisi lazım.”

SÖZCÜ GAZETESİNE OPERASYON TEPKİSİ

Sözcü gazetesine de operasyon yapıldı. “Suçlama, hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüse iştirak”, “FETÖ’ye üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek”. Sözcü gazetesini FETÖ ile suçlamak aklın kabul edeceği bir şey değil. Sözcü gazetesi halkın sözcüsüdür arkadaşlar. Halk adına yayın yapar. Sözcü gazetesi Atatürkçülükten, demokrasiden, uygarlıktan ödün vermeyen bir gazetedir. Sözcü gazetesinin yazarları kalemini satmayan ve dik duran, onurlu yazarlardır. Sözcü gazetesinin sürekli denetlendiğini biliyoruz ama açığını bulamazlar. Yazarlarına sansür uygulamayan ender gazetelerden birisidir. İhale peşinde koşmaz Sözcü gazetesi. ‘İktidara yalakalık yapalım da malı götürelim’ kimliği ve kişiliği de yok. Kamu bankaları bütün uyduruk gazetelere ilan verirler ama Sözcü’ye ilan vermezler. THY okunamayan ne kadar gazete varsa tomar tomar alır onlar okunmaz ama Sözcü gazetesini THY’ye bile sokmazlar. Bu adalet midir? Ne Cumhuriyet gazetesini susturabilirsiniz ne de Sözcü’yü susturabilirsiniz. Cumhuriyet gazetesi için bir FETÖ’cü savcı buldular davayı ona açtırdılar. Sözcü için de dosya boş açamıyorlar, sonunda bir savcı buldular. Ne Cumhuriyet gazetesini ne de Sözcü gazetesini susturabilirsiniz. Savcı kardeşim, sen sarayın savcısısın. Sen Cumhuriyet Savcısı değilsin. Cumhuriyet Savcısı yasalara bakar. Savcı iktidarın maşası olmaz. Onurludur cumhuriyet’in savcısı. Cumhuriyet savcısı iradesini iktidara teslim etmişse o sarayın savcısıdır. FETÖ’cü arıyorlar. Sen FETÖ’cü arıyorsan Bakanlar Kurulu’na bakacaksın. AK Parti grubuna bakacaksın, saraya bakacaksın sen.”

“15 TEMMUZ KARŞI DARBE GİRİŞİMİDİR”

Havuz medyasından, Star gazetesinden; “Erdoğan bugüne kadar cemaatten gelen talepleri yerine getirdiğini belirterek ‘bizim bir birlikteliğimiz var’ diyor” Sen cumhuriyetin değil, sarayın savcısı olduğun için bunu görmüyorsun. Tayyip Erdoğan’a ne getirdiler de geri döndü. Dönen bir şey yok. Rabbim şahittir diyor. Senin ne haltlar ettiğini biz gayet iyi biliyoruz. Bunları soruşturacak yürekli bir savcı var mı? Öyle bir savcı arıyoruz. Dürüst, yürekli bir Cumhuriyet Savcısı arıyoruz. 15 Temmuz kontrollü darbe girişiminden sonra, bunun da ipliğini çıkaracağız yakında herkes tanık olacak buna, binlerce mağdur yarattılar. FETÖ’cü diye baklavacı buldular, çikolatacı buldular, esnaf buldular, hakim buldular, savcı, vali buldular ama ne hikmetse siyasetçi bulamadılar. Bu memleketi kimler yönetecekti? Nerede bu darbenin siyasi ayağı? Gizliyorlar. Neden o komisyona darbeye bizzat tanıklık edenler bilgi vermiyorlar. Kontrollü darbe açığa çıkmasın diye. Kimin ne yaptığını gayet iyi biliyoruz. 15 Temmuz karşı darbe girişimidir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti bir karşı darbe girişimi ile karşı karşıyalar. Binali Bey ‘FETÖ’nün siyasi ayağı yok’ diyor. Sanıyor buna inanacağız. Siyasi ayağı var; Saraydan başlayarak AKP grubuna kadar gelirsin. FETÖ’yü beslediler, büyüttüler. ‘Aynı menzile gidiyoruz’ dediler. Sensin FETÖ’cü. Senden daha iyi bu işi bilen mi var?