"Bir ülkede üretilen süt eğer sudan daha ucuzsa orada sorun var demektir. Süt üreticilerinin sorunlarını CHP dışında kimse gündeme getirmiyor. Sorunların çözümü için yerel yönetimlere talimat verdim."

"Asgari ücret zammını alamayan işçiler, Sakarya’da 105 işçi 29 Mart’tan bu yana zamlarını alamıyorlar. Bunların aileleri var, sorumlulukları var. Hiçbir yere de duyuramıyorlar. Biz alın terine, emeğe, insana önem veriyoruz. Oradaki 105 işçi kardeşimin dertlerini de sadece biz dile getiriyoruz. Çünkü biz halkın, emeğin, alın terinin partisiyiz.

"120 maden işçisi Ocak 2016 tarihinden bu yana ücretlerini alamıyorlar. Bu insanlar ailelerini nasıl geçindirecek? Bu işçiler Zonguldak’ta yedi katlı bir binanın çatısına çıkıp eylem yapıyorlar. Yine kimse seslerini duymuyor. Geçen çarşamba gününden beri maden ocağında ölüm orucu tutuyorlar. Maden ocağında açlık grevindeki işçilerin sesini sadece CHP duyuyor. Çünkü biz emeğin ne kadar değerli olduğunu biliyoruz. Ama onlar bilmezler. Onlar dini, emeği, alın terini istismar ederler."

"CHP iktidarında her köyde en az bir ziraat mühendisi olacak ve köylüye hizmet edecek."

"Geçen hafta iki şehidimizin ve bir albayımızın cenaze törenine katıldım. Şehit cenazelerine katılırız, hoca helallik ister helalliği veririz. Her cenaze sonrasında acıları paylaşmak bizim görevimizdir. Şehit yakınları bazen sitem ederler, bunları da anlayışla karşılarız. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Annenin feryadı, babanın acısı herkesin kaldırabileceği bir şey değildir. Bir annenin feryadı yürek yakıyorsa o feryadı bütün dünya duyar. Babaların çocuklarını toprağa verdiği bir dönemi yaşıyoruz. Acılar paylaşıldığı zaman hafifler. Biz beraber olmak, birlikte yaşamak istiyoruz."

"Şehit cenazelerinde bizim siyaset yapmamız doğru değil. Cami avlusunda siyaset yapmak bizim kültürümüzde yoktur. Acıyı dindirecek olanlar devleti yönetenlerdir. Eğer hükümet, hükümet olmanın gereğini yapmıyorsa sağlıklı işleyen bir demokraside gitmesi lazım. Hükümet olan soruna çözüm üretmek zorundadır ama AKP 14 yıldır Türkiye’nin temel hiçbir sorununu çözmemiştir, başta terör olmak üzere. Şehit ve gazi annelerinin vicdanına sesleniyorum Türkiye’yi 14 yılda bu duruma kim getirdi?"

"Terörsüz bir Türkiye teslim aldılar. Terör örgütü şehirleri silah deposuna dönüştürdü, kim ses çıkardı?"

"Cenaze namazından sonra bana yumurta atıldı. Ben siyasette hoşgörüyü hep benimsemiş bir insanım. Ama şehit cenazesini istismar eden, ibadet mekanını istismar eden bir hareketi benim affettmen mümkün değildir. Hele hele cebine yumurtayı koyacaksın, şehit cenazesine namaz kılmaya geleceksin. Böyle bir şey olabilir mi? Sen oraya "Ben Kılıçdaroğlu’na yumurtayı nasıl atarım" diye geliyorsun. Sen müslüman bile olamazsın."

"Benim kafamın almadığı birden fazla soru var: birileri kalktı şehitlere kelle dedi. Şehitlere kelle diyen adama bir şey yaptılar mı? Önünde diz çöktüler. Bunlar şehide saygı göstermez."

"Sekiz şehidimizin olduğu gün, İstanbul’da görkemli bir nikah töreni yaptı. Ben kızıma böyle bir düğün yapsam yer gök inlerdi."

"AKP yöneticileri terör örgütüne yardım ve yataklık yapmıştır. Bu söylemden müthiş rahatsız oluyorlar çünkü doğru. İki taraf da kandan besleniyor. Mısır’daki sağır sultan duyuncaya kadar söyleyeceğim. Gelen her şehidin kanı bunların yakalarındadır."

"Aklı evvel çoğu köşe yazarı bizi suçlar, siyaset yapma alanları sadece CHP’yi eleştirmektir. CHP’yi eleştirirsen sırtın sıvazlanır. Bizim parti programımızda kürsü dokunulmazlığı hariç dokunulmazlıkların kaldırılması yer alıyor. Kürsü dokunulmazlığı siyaset yapmanın güvencesidir."

"Neden bakanların ve başın dokunulmazlıklarını kaldırılmıyorsunuz? Hırsızlık yapanların, kul hakkı yiyenlerin, malı götürenlerin dokunulmazlığı duruyor."

"Bizim dokunulmazlığımız kalktı, korkmuyoruz, yılmayacağız"

"Türkiye’nin üzerinde kara bulutların olduğunu kimse unutmasın. Biz çocuklarımıza daha güzel bir ülke bırakmazsak neden siyaset yapıyoruz?"

"AYM’ye hayır gitmeyeceğiz. Siyaseten gitmek de doğru değil. Ama fezlekesi olan her milletvekilimize mahkemede AYM’de, AİHM’de bütün hukuki destekleri vereceğiz hazırlıklarımızı yaptık. Demokrasi adına mücadeleyi böyle yapacağız." 

"AKP Kongresini izlemişsinizdir tam bir askeri disiplin. Kuzey Kore modeli, kalk, otur, ağla hepsini yapıyorlar. Binlerce kişi aklını bir kişiye kiraya vermiş. Ne dersen o olur diyor. Şurası yanlıştır de. Diyemiyorlar. Kendi içinde demokrasiyi barındırmayan bir parti ülkeyi demokrasi mi getirir. Demokrasiyi götürüyorlar. Müslüman ağırlığı olan bir ülkede, bir parti liderini tapınacak konuma getiriyorlar. Vecd içinde durmuşlar." 

"Erdoğan’a dokunmak ibadettir" diyorlardı. Mütedeyyin kardeşlerime soruyorum. Müslümanlıkta böyle bir şey var mı? Hangi dinde, imanda, kitapta var? Firavunlaşan bir yapı var karşımızda. Bir firavun var onun altında bir ekibi var. Firavun düzenini yıkacağız. Firavun düzeninde hak, adalet, namus, şeref olmaz. Tüm bunları siyasete yeniden kazandıracağız." 

"Bu, birinci saray hükümetidir. 65. Cumhuriyet hükümeti değil. Düşük profilli, bıyıklı birini arıyoruz dediler. Binali dedi ki; "Vallahi bin desen binerim, in desen inerim" hiçbir derdim yok. Benden daha düşük profili bulamazsın dedi"  

 "Hükümete saray hükümeti diyoruz da belki farklı bir şey. Aslında ‘Binali – İn Ali’ hükümeti desek daha doğru olur. Eski başbakanla yenisinin arasında bir fark var. Eski başbakan Davutoğlu getirmesini biliyordu ama götürmesini bilmiyordu"  

"Yeni başbakan ise hem getirmesini hem götürmesini biliyor. Götürme konusunda Binali’nin eline kimse su dökemez çünkü o ustalığı saraydan aldı. Onun çırağı. Sayın Binali’ye bir tavsiyem var. Malı götürürken gideceksin nasıl götürdüğünü anlatacaksın. Ama giderken geri geri çıkacaksın. Sırtını sakın dönme her an bir bıçak yiyebilirsin. Her ortaklık bozulur ama suç ortaklığı bozulmaz. Bunların suç ortaklığı var"

"Binali bey o makam oturunca söylediği ilk cümle: Yapmamız gereken en önemli şey fiili durumu sona erdirip kafa karışıklığını sona erdirmektir. Adı da başkanlık sistemi olacakmış. TOBB’da söyledim yine söylüyorum: Bizim kanımızı dökmeden bu sistemi getiremezsiniz" 

"Bir kayığı bile olmayan adam şimdi nasıl otuz gemi sahibi oldu. Onu öğrenmek istiyoruz. Sayın Binali Yıldırım’a çok açık bir çağrı yapıyorum. Kendinin, ailenin, çocuklarının yakınlarının mal varlığını lütfen açıkla" 

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının tamamı için: