CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuşuyor. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından başlıklar şöyle:

“Kimse umutsuzluğa kapılmasın, önümüzdeki süreç parlak. Yeter ki sandığı koysunlar, koyarlar mı bilmiyorum. Cesareti varsa sandığı koyar. Herkes boyunun ölçüsünü alır.

Mersin’de kazada hayatını kaybeden şehitlerimiz için başsağlığı diliyorum.

Anneler evlatlarının üzerine titrer. 800 haftadır bir grup anne evlatlarını arıyor. Evlatları kaybolduğunda bazıları 13, 20, 30 yaşlarındaydı. Onların evlatları nerede kayboldu. Güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındılar, tutuklandılar. Bir süre sonra haber alınamadı. 800 haftadır anneler Galatasaray’a gidip bir karanfil bırakmaya gittiler. Evlatlarımızın bari mezarını söyleyin diyor anneler. Bir karanfil bırakmalarını çok gördüler. O annelerin sesini duymayanlara ben insan demem. Cumartesi Anneleri’nin sesini duymak zorundayız. Diyarbakır Anneleri de mübarek annelerdir, onların da evlatları var. O evlatlarının terör örgütlerine gitmesini kim sağladı? Anneler arasında hiçbir ayrım yapmıyoruz. Anneyi bizi yetiştiren bir insan olarak değerlendiriyoruz. Devleti yönetenlerin annelerin sesini dinlememesi kadar acı bir şey yoktur. Bir ayıbı dünya görmesin diye Cumartesi Anneleri’ne izin vermiyorlar.

O ülkede hak aramanın olmadığını bütün dünya görüyor. Bizi bu tablo üzüyor. Osman Kavala 1001 gündür içeride. Üç kez mahkemeden beraat etti. Her tahliyeden sonra tutuklandı.Devlete yakışmaz bu. Aynı dosyadan yeni bir suç uyduruyorsanız siz Osman Kavala’dan intikam alıyorsunuz. Tıpkı Selahattin Bey gibi.

37. kurultayımızı yaptık. Belli çevrelerin endişeleri vardı. Belki de bizim bugüne kadar yaptığımız en düzenli kurultaydı. Herkesin yeri belliydi. Hiç kimseyi üzmemeye özen gösteren bir kurultayı gerçekleştirdik. Emeği geçen arkadaşlarıma teşekkür ederim. Bu kurultayda “İkinci Yüzyıla Çağrı Beyannamesi”ni açıkladık. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına giderken neyi vaat etmeliyiz? Bunları düşündük. İşsizliği, yoksulluğu yenmek zorundayız.

Yolsuzlukla mücadele etmeliyiz. Bunları kimlerle ve nasıl yapacağız? Bunları dostlarımızla gerçekleştireceğiz, biz bunu söyleyince havuz medyasında titreme oldu. Bizim ortaya koyduğumuz 13 maddeye ‘evet’ diyen herkes bizim dostumuzdur.

YENİ ANAYASA YAPACAĞIZ

Yeni bir anayasa yapacağız. Anayasa kitapçığını eline alan her vatandaş bu benim anayasamdır diyecek. Bütün herkesin bir araya gelip oturup demokratik bir anayasa yapacağız.

Bu anayasanın özünde demokratik parlamenter sistem olacak. Bu anayasada cumhurbaşkanı tarafsız olacak. Adına cumhurbaşkanı diyorsak 83 milyonun cumhurbaşkanı olacak, herkese eşit mesafede olacak. Bir partinin genel başkanı hâkim tayin etmez. TBMM’de öyle gece yarısı kanunları olmayacak, milletin çıkarı neyi gerektiriyorsa onlar görüşecek.

Adaletin güven vermesi gerek. Bugünkü yargı sarayın vesayeti altında. Türkiye Tarım Kredileri Kooperatifleri Merkez Birliği var. Başında da AK Partili bir milletvekili var, birkaç yerden maaş alıyor. Onu da AK Partililerin vicdanına havale ediyorum.

Millî Gazete’de 19, Tarımdan Haber sitesinden 65 haber yayınlanıyor. Toplam 84 haber. 7 Temmuz’da  bunlar mahkemeye başvurup aynı gün bütün haberlere erişim yasağı getiriliyor. Erişim yasağına getirilen bir haber de Saadet Partili milletvekilinin soru önergesi. Bunu yapan hâkim. Talimatı ‘Erişim yasağı getir’ talimatı alıyor. Gerçek anlamda adaleti istiyorsak yargı üzerindeki vesayeti kaldırmak zorundayız. Bizim de aradığımız gerçek anlamda adalet.

Türkiye’nin toplumsal barışı ve huzuru sağlanacaktır. İkinci hedefimiz bu. 40 yıldır Kürt sorunu tartışılıyor, 40 yıldır bir sorun neden çözülmez? 40 yıldır siyasi otorite Kürt sorununu çözmedi. Batı’nın egemen güçleri Türkiye’nin aleyhine kullanıyor. Sorumlusu bugüne kadar iktidar olup bunu çözmeyendir.  Ben genel başkan olarak bu sorunu demokratik standartlar içinde, Türkiye’nin bağımsızlığı çerçevesinde çözeceğime söz veriyorum. “