KESK yaptığı açıklamada, hükümetin kamu emekçileriyle yürütülen toplu sözleşmeye verdiği teklifi eleştirdi. Sendika, memurun enflasyonun altında ezdirildiğini savundu.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu yaptığı yazılı açıklamada toplu sözleşme görüşmelerinde yetkili sendikanın ve hükümetin tutumunu eleştirdi.

Sendikaların toplu sözleşme tekliflerini 24 Temmuz’da teslim etmesine rağmen, kamuoyunun hükümetin toplu sözleşme teklifini 14 Ağustos’ta öğrenebildiği belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:

“Böylece uyuşmazlık durumunda devreye girecek olan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu süreci hariç 3 hafta ile sınırlı görüşmelerin iki haftası hükümetin teklifinin beklenmesi ile tüketilmiştir. İşin özü hükümet evrensel gerçek toplu pazarlık ilkelerini bir kez daha çiğnemiş, kamu emekçilerini ve emeklileri haftalarca oyalamayı tercih etmiştir. Öte yandan Çalışma Bakanının bugün yaptığı açıklama, son bir haftadır, malum konfederasyon ve bağlı sendikalarının yöneticileri ile kapalı kapılar ardında kamuoyundan gizli pazarlıklar yapıldığını göstermektedir.”

Hükümetin bugün ‘yeni’ olarak sunduğu teklif bu ülkede yaşanan açlık, yoksulluk sınırını, kamu emekçilerinin yaşanan gerçek enflasyon karşısında eriyen reel durumunu görmeyen bir tekliftir.

‘MALUM SENDİKA CUMHURBAŞKANI’NDAN MEDET UMUYOR’

Yetkili sendikanın sadece birkaç puan artış yapılan yeni teklifi kabul etmeye meyilli olduğunu iddia eden KESK, açıklamasına şöyle devam etti:

“14 Ağustos’ta yapılan teklife “bu teklife kapalıyız” kartları kaldıran malum konfederasyonun genel başkanı, “Sözümüzün bize zammı enflasyon canavarı değil, toplu sözleşme masası versin kısmı karşılık bulmuştur. Ancak milletin adamı versin kısmı karşılık bulmamıştır” diyerek partili Cumhurbaşkanı’ndan medet ummaktadır.

Bugün ise bir iki puanlık artış karşısında 3,1 milyon kamu emekçisinin, 1,9 milyon kamu emekçisi emeklisinin gücünü arkasına almak yerine her fırsatta kamu emekçilerinin iş güvencesini hedef alan açıklamalar yapmayı görev edinen  “milletin adamından” icazet beklemektedir.

Ancak bu ülkenin kamu emekçileri, emeklileri sadaka değil, emeğinin karşılığı olan onurlu bir ücret ve yaşam talep etmektedir. Ve bunu fazlası ile hak etmektedir.”