CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğolu 15 Temmuz’un “FETÖ” tarafından yapıldığında dair bir tereddütleri olmadığını dile getirdi. Kılıçdaroğlu, darbenin araştırılması konusunda karanlık noktaların olduğunu belirtti. CHP lideri, Türkiye’nin Ortadoğu politikasıyla da İslam dünyasını karşısına aldığını ifade etti.

Milliyet’ten Serpil Çevikcan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın koordinasyonunda düzenlenen ve DİSK, Hak-İş, Türk-İş konfederasyonlarının başkanlarının da katıldığı çalıştay sonrasında bir araya geldi.

CHP lideri, gündemdeki başlıklara ilişkin olarak sorulara şu yanıtları verdi:

TÜRKİYE’NİN PEKÇOK SORUNU VAR VE BUNLARA ÇÖZÜM CHP İLE OLACAKTIR

Erken seçim olsun veya olmasın biz Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunlara çözüm üreten parti kimliğini toplumun her kesimine aktarmak yansıtmak zorundayız. Nerede bir sorun varsa, vatandaş hangi sorunla karşılaşıyorsa, o soruna akılcı politikalarla çözüm üreten partinin CHP olduğunu aktarmamız ve o güveni vermemiz lazım. Referandumda bu konuda önemli bir rol üstlendik, referandum sonrasında da Türkiye’nin pekçok sorunu var ve bunlara çözüm CHP ile olacaktır.

AKŞENER GÖRÜŞMESİ VERİMLİYDİ

Güzel, verimli bir görüşme oldu, kamuoyunda tartışılabilir, herhangi bir itirazımız yok. Bütün mesele şu; demokrasi konusunda oluşturulacak ortak paydaya herkesin katkı vermesi lazım. Bu bir siyasi parti olabilir, sivil toplum kuruluşu olabilir. Temel amacımız da bu. Demokrasiyi Türkiye’de güçlü hale getirmek, yok olan demokrasiyi var kılmak ve güçlendirmek.

KONTROLLÜ DARBE İDDİASINDA SORULAR

(Kontrollü darbe söyleminiz sonrası size yönelik eleştiriler geliyor. Hata yaptığınızı düşünüyor musunuz? sorusu üzerine)

Hayır, önce 15 Temmuz darbe girişiminin ortaya koyduğu bir maliyet var toplumun aleyhine. 248 şehidimiz var. Parlamentoda Darbeleri Araştırma Komisyonu kuruldu. Bir; neden bu komisyonun gerçek anlamda işlev yapılmasına engel oldular? Bunun cevabı verilmemiştir.

İki; Adil Öksüz olayındaki karanlık noktalar bugüne kadar aydınlatılmamıştır.

Üç; O.K. gitti, MİT’te MİT Müsteşarı’nın kaçırılacağını söyledi. Bu yansıtıldı kamuoyuna, eksik yansıtıldı. O.K. savcıda verdiği ifadede darbe yapılabileceğini söyledi, bu ifade neden kamuoyundan gizlendi? Dört; Sayın Cumhurbaşkanı, 16 Temmuz günü İstanbul’da üç ayrı yerde uçağın kendisini beklediğini söylüyor. Üç ayrı yerde uçak beklesin diye talimat ne zaman verildi? Daha buna benzer onlarca karanlık nokta sayabilirim.

İKİ KARANLIK NOKTA

(Genelkurmay Başkanı’nın Komisyona verdiği cevaplar sizi tatmin etti mi? sorusu üzerine)

O.K., ifadeyi Genelkurmay’da vermedi, MİT’te verdi. O.K., MİT’te darbe yapılabileceğini söylüyor ama MİT, Genelkurmay’a bunu söylemiyor. Ortaya çıkan tablo bu. Bu da karanlık noktalardan birisi. Başka bir karanlık nokta, darbeyle ilgili madem ki bilgi aldı cumhurbaşkanı, Başbakan’a niye kimse bilgi vermiyor? Ne MİT Müsteşarı, ne Genelkurmay Başkanı, ne Cumhurbaşkanı, kimse Başbakan’a bilgi vermiyor; neden? Bu soruların yanıtını ben bulmak zorundayım. 248 şehidin hakkını korumak için. 15 Temmuz’un FETÖ terör örgütü tarafından yapıldığını hepimiz biliyoruz zaten, bu konuda tereddüdümüz yok.

SORUŞTURAN ANKARA’DAKİ BİR SAVCI GÖREVDEN ALINDI

Kaldı ki, kontrollü, kontrolsüz diye tanımlamasının çok daha ötesinde bu soruların cevabını bekliyoruz. Bir deyime takılıp, o deyim üzerinden insanların yargılanmasını asla doğru bulmuyorum. Bu soruların cevabını, bu ülkede bir daha darbe olmasın diye herkes bekliyor. Başka bir şey daha var. Darbeyi soruşturan Ankara’daki bir savcı görevden alındı. Darbeyi soruşturan savcıyı hangi gerekçeyle görevden alıyorsunuz, bunun cevabını ben almış değilim. Görevden alınmaması lazım. Bir başka soru daha var. Başka savcılar alıyor ve iddianame Adalet Bakanlığı’nın denetiminden geçtikten sonra işleme konuluyor. Neden? Darbeyi soruşturan bir savcının iddianamesi neden Adalet Bakanı’nın denetimine tabi tutulsun? Bu soruların yanıtını 15 Temmuz’dan bu yana almış değiliz. Bunların yanıtını her şeyden önce sadece ana muhalefet partisi olarak benim değil bu ülkede demokrasiyi savunan ve bir daha darbeyle yüzleşmek istemeyen her kesimin sorması ve cevabını alması lazım.

‘İSLAM DÜNYASINI DA KARŞIMIZA ALDIK’

Arap ülkelerinin Katar’la ilişkileri kesme kararına da değinen CHP lideri Kılıçdaroğlu konuşmasına şöyle devam etti:

Ortadoğu’da dengelerin değişeceğini üç aşağı beş yukarı hepimiz tahmin ediyorduk ama Türkiye pozisyonunu yanlış noktada ve yanlış yerde koydu. Uygar dünyada nasıl kaybettiyse Ortadoğu’da da kaybetme sürecine girdi. İhvan’ın demokrasiden yana hiçbir zaman tavır takınmadığını, İhvan’ın dini kullanarak, geniş kitleleri etkilemeye çalıştığını hepimiz biliyorduk. Dünya biliyordu ama Türkiye’de iktidar olanlar İhvan’dan yana tavır koydular, o kadar ki İhvan’ın dört parmağını Türkiye’ye getirdiler. İslam dünyası da bundan rahatsız. Rahatsızlığını bu son hareket ortaya koydu. Biz Katar’a niye askeri birlik gönderdik? Avrupa’yı karşımıza aldığımız gibi geniş bir İslam dünyasını da karşımıza aldık. Dış politikada geldiğimiz nokta bu.

HER TÜRLÜ KOLAYLIĞI SAĞLAMALIYIZ

(Almanya ile yaşanan İncirlik krizi) IŞİD’e karşı mücadelede biz batı dünyasını yanımızda görmek istiyorsak, bunlara her türlü kolaylığı sağlamamız lazım. IŞİD bir terör örgütü mü; evet. Mücadele edilmeli mi; evet. Türkiye mücadele ediyor mu? Gecikerek evet. Aynı mücadeleyi Almanya, NATO ve diğer unsurlar yapıyorsa bu desteğin verilmesi lazım. (Ziyaret etmek isteyen Alman parlamenterlerin ülkelerinde PKK ve FETÖ’ye destek verdiklerine ilişkin tartışma konusunda) Gerçek neden konusunda toplumun bilgilendirilmesi lazım. PKK’nın terör örgütü olduğunu Alman hükümeti kabul ediyor. Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel PKK konusunda Türkiye’nin haklı olduğunu söylüyor. Alman hükümetinin PKK konusundaki duyarlılığını da Türkiye’nin PKK konusundaki hassasiyetini anladıklarını söylüyorlar. Ama bu bizim IŞİD ile mücadele konusunda Almanya’yı desteklemememize engel değil. IŞİD, bütün dünyanın terör örgütü gördüğü bir olay, PKK gibi. Türkiye ile Almanya arasındaki bu sorunun akılcı yöntemlerle çözülmesi gerektiğine inanıyorum.

AMAÇ AİHM’YE BAŞVURUYU GECİKTİRMEK

OHAL Komisyonu’nun kurulma nedeni AİHM’e başvuruyu geciktirmek. Bir komisyon kuracaksınız, aylar geçecek görevlileri tayin etmeyeceksiniz. 4 ya da 5 ay sonra. Bürokratları atıyorsunuz oraya, bürokratlar dilekçeleri inceleyecekler, bugün de dilekçeleri bürokratlar incelemiyor mu? Bakanlığa başvuruyor, müsteşarı, genel müdürü bakıyor haksızlık var mı yok mu diye. OHAL kararnamelerindeki etkin rolü devlette hangi kurum üstleniyor? O etkin kurum, bu komisyona ne bilgisi verecek ki? Etkin kurumun kim olduğunu hepimiz biliyoruz.

8’İNE ÇAĞRI ALDIK, MYK’YI TOPLAYACAĞIM

(Uyum yasalarının bugüne kadar Meclis gündemine gelmemesi konusunda) Sayın Meclis Başkanı’nın bir yazısı geldi, ayın 8’inde bir toplantı yapmak istiyor, içtüzük ve anayasa değişikliği sonrası uyum yasalarıyla ilgili olarak. Bunu çarşamba günü MYK’da değerlendireceğiz.

UYGUN KOŞUL ERKEN SEÇİM GETİREBİLİR

Referandum sonrası görüşülen sivil toplum kuruluşları, meslek örgütlerine teşekkür ziyareti yapılacaktı, onlarla görüşmelerinizi sürdürün talimatı verdik. İki ay teşekkür ziyaretleri yapılacak; ‘çay-kahve içmeye geldim’ denilecek. İki ay sonra tekrar gidilecek, bu defa teşekkür değil, karşılıklı konuşma.  Dolayısıyla referandum sürecinde kurulan ilişkilerin sürdürülmesi ana noktamız bu. Seçimin erkene alınması parlamento kararıyla oluyor, parlamentoda çoğunluğu olan AKP. Bir kişiden alınan talimata göre irade şekillendiği için o bir kişinin erken seçime karar verip vermediğini bilmiyoruz. Kendine uygun koşulları yakaladığı zaman erken seçime gidecektir. Yakalayamazsa seçimler normal dönemde olacaktır.

PARTİDE TARTIŞMA YARATACAK ORTAM YOK

(Deniz Baykal’ın çıkışı sonrasında partideki dalgalanma kontrol altında mı? sorusu üzerine) Partide herhangi bir tartışma yok, olağan kongremizi yapacağız. Partide tartışma yaratacak alan yok, ortam yok, onu tetikleyecek konu yok. Kurultaysa zamanında yapıyoruz. Arkadaşlarımız düşüncelerini PM’de dile getirebilirler, eksiğimiz varsa uyarılar yapılıyor. Parti kendi iç dinamiğini yaratıyor.