Van Çatak’ta 2 köylünün işkence edildikten sonra helikopterden atıldığı iddiasının endişe verici olduğunu belirten Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu “İşkence, bir insanlık suçudur. İddialar araştırılmalıdır. Konunun takipçisi olacağız” dedi.

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Karamollaoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Saadet Partisi olarak, siyasi hayatımız boyunca hep çözüm odaklı siyasetten yana olduk ve yapıcı siyaset anlayışını şiar edindik.

Aylardır canlarını ortaya koyarak çalışan sağlık personellerimize yapılan saldırıyı şiddetle kınıyorum! Bu tür olayları engellemek için gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması gerekmektedir. Her konuyu sadece muhalefet gündeme getirdi diye elinizin tersiyle itemezsiniz. Böyle hareket ederseniz ülkede istişare kültürünü öldürmüş olursunuz. Sadece muhalefetin sesini keserek bir yere gidemezsiniz muhalefeti terörist ve hain ilan ederek hiçbir şey elde edemezsiniz.

İktidar, asla ekonomi konuşulsun istemiyor. Artık anlayın şunu algı operasyonları ile bu ülkeyi düzlüğe çıkartamazsınız. Bir hasta, sadece geçici moralle iyileşemez. İktidarda 18 yıl kalan insanlar, nasıl olur da oturup biz nerede hata yaptık diye kendilerini sorgulamazlar, anlamak mümkün değil.

Ekonomimiz pik yaptı diyorlar. Doğru dolar 7.60 ile pik yaptı, euro 9 lira ile pik yaptı, işsizlik, resmi rakamla 4 milyon 166 bin kişi ile pik yaptı, dış borç 431 milyar dolar ile pik yaptı. Türkiye’de rakamlar gerçekleri yansıtmıyor. İşsizlik sayısı, gerçekte 10 milyonun üzerindedir. Bu rakamlara baktığımızda çok net bir şekilde söyleyebiliriz ki Türkiye ekonomisi pik değil dip yaptı. Üzülerek söylüyorum ama artık deniz bitti, duvara tosladılar maalesef bunun zararını da millet çekiyor. Siz, öyle bir ortam hazırlayacaksınız ki yabancı yatırımcılar, bu ülkede yatırım yapmak için sıraya girecekler.

2019 yılında, SSK borçlarını ödeyemedikleri için, 3 milyon 300 bin esnafa e-haciz uygulaması gelmişti; şimdi yine ödeyemiyorlar.

Doğu Türkistan’da yaşanan zulümlere dünyanın her yerinden tepkiler gelirken; Türkiye’nin sessiz kalması kabul edilemez. Şunu herkes bilsin ki zulüm kimden gelirse gelsin, biz zulmün karşısında mazlum kim olursa olsun, mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz. Kendi kendimizi dünyada yalnızlığa mahkum ettik. Türkiye’ye karşı tavır almakta, birbirlerine karşıt ülkeler bile ittifak ediyorlar. İktidar bunu nasıl başardı anlamak mümkün değil. Sadece dünyada değil, İslam aleminde de birkaç ülke dışında yalnız kaldık. Bu kadar acziyet, hakikaten nasıl sergilendi bunu anlamak mümkün değil.

Trakya Bölgesi’nde yaşanan su sıkıntısı endişe verici boyutta. İktidar, Trakya özelinden yola çıkarak, yağış sıkıntısı çeken bölgelerde tarıma ve çiftçilerimize şimdiden destek vermelidir.

Yunanistan ile yaşanan sıkıntı sebebi ile; Edirne esnafı da sıkıntı çekmektedir, esnafa gerekli destekler verilmelidir.

KHK ile işinden edilen ve beraat ettiği halde hâlâ memuriyete döndürülmeyen mağdur vatandaşlarımız çok zor durumdadır, bir an önce bu sıkıntı giderilmelidir. İktidar, bu konuda acilen adımlar atmalıdır.

İşkence, bir insanlık suçudur! Van’da iddia edilen ve vahim bir şekilde hepimizi endişelendiren işkence iddialarının ise araştırılmasını istiyor ve konunun takipçisi olacağımızı belirtmek istiyorum.