İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, erken seçim tartışmaları ile ilgili, “Hükümet seçime gitmekten başka çarem kalmadı şeklinde bir beyana dönüşürse biz bu resti görürüz” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu Partisinin Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gündemde yer alan konular hakkında açıklamalarda bulundu.

Geçtiğimiz günlerde açıklanan genç işsizliği rakamlarına dair Ağıralioğlu, “Ekonomik krizin bir diğer vurduğu toplumsal kesimimiz ise maalesef gençlerimizdir. Bugün Cumhuriyet tarihinin en fazla genç işsizliği ile karşı karşıyayız. 1 Milyon 518 bin genç işsizimizin tamamı Ak Parti döneminde okula başlamış yine Ak Parti döneminde mezun olmuştur. 2002’den bugüne işsiz gençlerimize 150 milyar TL’den fazla eğitim harcaması yapılmış olduğu hâlde, bu gençlerimizi bir iş imkânı ile buluşturamamış olmamız, eğitim sistemimizin içler acısı durumunu ortaya koymaktadır. Bu sorun rakamlarla çözülemez. Gençlerimizin hayalleri ve yılları işsizlik girdabında heba edilemez” dedi.

Sezai Temelli: Erken seçim çağrısı yapıyoruz

İKTİDARI KURUCU UNDELERİNE SADAKATE DAVET EDİYORUZ

Şehir Üniversiteleri’nde son dönemde meydana gelen olumsuzluklar ile ilgili konuşmanın vicdani bir borç olduğunu ifade eden Ağıralioğlu, “Siyasi çekişme ve intikam duygusu içerisinde her şeyin bir oldubittiye getirilerek, iktidarın 2015 yılında evet dediği ancak şimdi ise usulsüzlük var diye itiraz ederek, tüm yargı gücünü ve mali gücünü kullanarak bir eğitim yuvasını ortadan kaldırma arzusunu üzüntü ile izliyoruz. Her ne olursa olsun 7300 evladımızın istikbali, kişisel çıkarlara, siyasi arzulara, finans ve maliye gücünü terbiye edici bir araç olarak görenlere kurban edilemez! Nihayetinde eğitimin bu işlerin gölgesinde konuşuluyor olması bile ziyadesi ile üzücüdür, umut kırıcıdır” dedi. Üniversiteler hür düşüncenin merkezi olmalıdır diyerek yönetime gelmiş mevcut iktidarın, siyasi çekişmeler sebebiyle gençlerimize yaşattığı bu duruma son vermesini, ilkelerine sadakat duymaları gerektiğini vicdanlarına ihbar ederek hatırlatıyoruz” dedi.

İktidarın kuruluş döneminde üniversitelere bakışını hatırlatan Ağıralioğlu, “Hür ve müstakil üniversite başlığı ile siyasete başlayan AKP iktidarı 28 Şubat’tan sonra üniversitelerde yaşanan sorunlar için eğitimi ideolojik düşünceden dışarı çıkaracağız söylemlerinde bulunan iktidarı kurucu undelerine sadakate davet ediyoruz” dedi.

400 MİLYON DOLARLIK UÇAK BAKANLAR EYT’LİLERDEN FEDAKÂRLIK BEKLEYEMEZ!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın EYT’liler ile ilgili “İskandinav ülkeleri bu sebepten battı” sözlerini de eleştiren Ağıralioğlu, “EYT konusunda bir hak mağduriyeti olduğunu düşünüyor ve samimi çözüm önerilerimizi de her fırsatta dile getiriyoruz. Ekonomimiz için bir yük olduğu da doğrudur lâkin milyarlık vergi borçları sıfırlanan, 400 milyon dolarlar verilerek uçaklar ve makam araçları alınan, 300-400 arabayla Cuma’ya giden şatafatın böyle bir fedakârlık istemeye hakkı yoktur. Telekom’un 11 milyar dolara hiç edilmesine göz yumanların EYT’lilerden fedakârlık beklemeye hakkı yoktur. Fedakârlığı siz yapmaz iseniz, vatandaşınızdan bunu bekleyemezsiniz!” dedi.

Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın EYT’liler konusunda “seçim kaybetsek de yokum” açıklamalarını “Ak Parti dâhil bütün partilerin, “çözeceğiz” diyerek söz verdikleri bu durumun Sayın Cumhurbaşkanının geçtiğimiz haftaki beyanatlarıyla çıkmaza sürüklenmesini ise üzülerek izlemekteyiz. Hâlbuki devlette devamlılık esastır. Ve siyasetçiler bir söz vermişlerse arkasında durmak mecburiyetindedirler. Ya söz vermeyeceksiniz ya da bir sözü verdiyseniz “devlet yönetme ciddiyeti açısından” bedeli ne olursa olsun arkasında duracaksınız” sözleriyle eleştirdi.

CUMHURBAŞKANI’NIN BİR ELİNDE BENZİN BİR ELİNDE ÇAKMAK

Saraya giden CHP’li tartışmalarında Cumhurbaşkanlığı makamının sükûneti temsil etmesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, “Cumhurbaşkanlığı makamı şuanda pek alışkın olmadığımız şekilde siyasi saldırganlıkla temsil ediliyor. Siyasi partiler bunu yapabilir ama Cumhurbaşkanlığı makamı herkes savrulurken sükûneti temsil etmesi gereken makamdır” dedi. Cumhurbaşkanı’nın konuyla ilgili açıklamalarına “Sayın Cumhurbaşkanın siyasi tartışmaların içerisinde adeta bir elinde benzin diğer elinde çakmakla alevlendirmesinden müzdaribiz” ifadelerine yer verdi.

Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bir buçuk yıllık karinesinin zayıf olduğunun altını çizerek, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bu şekliyle Türk siyasetinin, ekonomisinin, bürokrasisinin, basınının, Türk demokrasinin bütün çerçevesi içerisinde bozucu bir tesir taşıdığını düşünüyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan 17-18 yıllık siyasi itibarının başını statükoya itiraza, anti demokratik uygulamalara itiraza borçludur” sözleriyle konuşmasına devam eden Ağıralioğlu “Bugün bu itibarla kurmuş olduğu partiye anti demokratik bulduğu için millet iradesine saygısızlık gösterdiği için millete verdiği sözlerden döndüğü için itiraz eden parti kurucularının partilileşme sürecini yaşıyoruz” dedi

ERKEN SEÇİM

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Yavuzağıralioğlu, “Erken seçim konusunda İYİ Parti’nin düşüncesi nedir?” sorusuna, “Hükümet eğer ben yönetemiyorum, ben ekonomiyi toparlayamıyorum, ben memleketin dertlerine derman olamıyorum seçime gidiyorum iradesi olursa biz bunu istemiyoruz diyemeyiz. Hükümet isterse biz yükümüzü taşımaya azimliyiz. Ama biz müstakil olarak onca verilmiş sözler ortada dururken, sayısal ve siyasal güçleri varken verdikleri sözü tutamamalarının hesabını önce bir versinler. Hükümet seçime gitmekten başka çarem kalmadı şeklinde bir beyana dönüşürse biz bu resti görürüz. Biz müstakil olarak bunca ağır yükün arasında seçim isteyen taraf olarak milletin çektiği ıstıraba sırtını dönmüş ve bunu umursamamış gibi algılanacak bir nobranlığın tarafı asla olmayız” dedi.

Ekrem İmamoğlu’nun özellikle Millet İttifakının başkanlarıyla ilgili devletin kamu bankalarının kapılarının kapalı olduğu şeklindeki açıklaması ve bir proje için Almanya’dan kredi sağla Mansur Yavaş’a da Belediye meclisinin borçlanma yetkisi vermediği hatırlatılarak, Cumhurbaşkanı grup toplantısında da dün dedi ki “Başkansın yapacaksın. Madem bu horona girdin, bu iş yapılacak” yorumunu nasıl değerlendiriyorsunuz sorusuna Ağıralioğlu, “İlk defa şahit olduğunuz usül bu. Hasta garantili hastaneler, garantili yollar yapılıyor. Hiç merak etme ben sana garanti veriyorum nasıl der? Garantisini verin o zaman. Kendi yakınınızda olan iş adamlarına yaptığınız gibi siyasi olarak rekabet ettiğiniz insanlara karşı mı siyasi disiplin aklına geldi. Devlet yönetme ciddiyetinle bağdaşır değil. Devletin vazifesi ihtiyaç duyduğunda vatandaşa hizmet veren belediyelere sahip çıkmalıdır. AKP bunca zamandır ekonomiyi ranta dayalı bir kalkınma planı mecburen uydu ve bunun içinden çıkamadı. 2008’de ve 2009’da meselenin buraya geleceğini kendi kurmayları söylemişti. Bizim partimizden seçilseydiniz her türlü imkânı size kullandırabilirdik ama rakip partilerden seçildiğiniz için ne haliniz varsa görün diyerek devlet yönetilmez” sözleriyle yanıt verdi.