Cuma, Mart 29, 2024

İYİ Parti Sözcüsü, Erdoğan’ın Davutoğlu ile ilgili kullandığı ifadeleri değerlendirdi: “İlkesizlik”

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, Şehir Üniversitesi tartışmasında Erdoğan’ın Davutoğlu ile ilgili kullandığı ifadelerle ilgili, “Siyasette yan yanayken söylemediğiniz sözlerin, görmediğiniz hataların karşı karşıya gelince ifade edilmesini de bir ilkesizlik olarak değerlendiriyoruz.” yorumunda bulundu.

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, Genel Merkez’de yaptığı basın açıklamasıyla ülke gündemini değerlendirdi.

Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmanın, partilerinin de desteğiyle TBMM’den geçtiğini ve bu adımı olumlu ve gerekli bir hamle olarak gördüklerini söyleyen Ağıralioğlu, “Hükûmete iç politikada muhalefet etme hakkımızı mahfuz tutarak, devletimizin bu tavizsiz yaklaşımının arkasında durduğumuzun tüm kamuoyunca bilinmesini istiyoruz” dedi. 

TRT’nin tarihinde bir ilk olarak geçtiğimiz hafta, sesin yayına verilememesi gibi kabul edilemez bir gerekçeyle Ana Haber Bülteninin yayınlanamamış olmasını 18 yıllık Ak Parti iktidarının “ehliyet” ve “liyakat” anlayışının bir özeti gibi görmek lazım ifadelerine yer veren Ağıralioğlu, Böyle bir ciddiyetsizliğin ancak layık olmayan insanların layık olmadıkları yerlere, Türk Yurdu’ndan silinmesi gereken torpil ve siyasi referanslar ile doldurulmasıyla yaşanabileceğini sözlerine ekledi. 

TRT’de skandalın perde arkası: “Maaşları 17 bin ile 40 bin TL arasında değişen personelin beceriksizliği yüzünden ana haber yayınlanamadı”

“BU MİLLETİNE TEPEDEN BAKAN İKTİDAR KADROLARINI UYARIYORUZ”

Geçtiğimiz hafta, Güngören Belediye Başkan Yardımcısı Veysel İpekçi’nin, kendisini görüp ayağa kalkmadı diye belediyede çalışan bir şoföre “tuvalet önünde oturma” cezası vermiş olmasını eleştirerek, “Bu milletine tepeden bakan ve buyurgan hâle dair iktidar kadrolarını uyarıyoruz. Milletine yaslanmayan, kibir ve şatafatla milletin vermiş olduğu makamları işgal edenler gün gelir makamlardan yine milletin iradesiyle indirilirler. Fakat o günden geriye yalnızca mahcubiyetler kalır. Milletin hizmetkârı olanların kendisini milletin efendisi sayması gibi bir zehaba kapılmalarının neticesinde, kazanmaları gereken milletin sevgisi, saygısı yerine, milletlerinin kızgınlık ve nedamet cümleleri kalır. Milletin yönetim hizmetini alanların düşebileceği en büyük zillettir bu” dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dörtlü zirveyi kastederken ülkeleri söyleyip kendisini eklemiş olmasını ise dikkat çekmek istediği hissiyat olduğu benzetmesini yapan Ağıralioğlu “Devletin hizmet edeni vasfından kurtulup devletin sahibiymiş gibi davranma hissiyatı. Kendisini devletle milletle aynılaştırmak mesuliyet anlamında iyidir ama ifade anlamında kötüdür” sözlerine yer verdi. 

ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ TARTIŞMASI

Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı’nın Şehir Üniversitesi yerleşkesinin tahsisiyle ve Halkbank’tan finans teminiyle alakalı söylediği sözlerin siyasi bir tartışmanın çok ötesinde, hukukun alanına girdiğini belirterek, “Tayyip Bey bu konuşmayı yaparken mevcut sekiz on görevinden birisi olan Ak Parti Genel Başkanı vasfının galip gelmesiyle konuşmuş olabilir. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanlığı görevinin de uhdesinde bulunduğunu kendisine hatırlatmak isteriz. Ortada bir suç varsa bu zamana kadar neden beklemiştir? Eğer Davutoğlu, Tayyip Bey’e karşı böyle bir siyasi çıkış yapmamış olsaydı Sayın Cumhurbaşkanı yine de bunları ifade edecek miydi? Siyasette yan yanayken söylemediğiniz sözlerin, görmediğiniz hataların karşı karşıya gelince ifade edilmesini de bir ilkesizlik olarak değerlendiriyoruz. Siyasi mücadelenin centilmenlik kuralları olmalıdır. Böylesi hatalar, siyasetin ve siyasetçinin itibarını yok edecek vahim hatalardır. Ahmet Davutoğlu’nun son dönemde görev almış Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanlarının 1. derece akrabalarıyla birlikte mal varlıklarının mecliste araştırılması teklifini olumlu buluyor ve İYİ Parti olarak destekliyoruz. Ahmet Davutoğlu’nun bu mal varlığı resti siyasetçiler için bir “tenezzülsüzlük” turnusolu olmalıdır. İlkesel olarak mala, makama, mevkiye, paraya tamah etmemek, siyasetçinin itibar bulacağı yegâne alandır. Biz, ilkesel olarak siyasetin bir zenginleşme aracı olmasını doğru bulmuyoruz. Bu meyanda bir hususun daha altını şerh edelim. 15 Temmuz şehit yakınları ve gazileri için toplanan paraların akıbetinin meçhul olmasını da endişe verici buluyoruz. Bu fonun şeffaflaştırılması hem şehit yakınları ve gazilerimiz için hem de devletimizin itibarı açısından lüzumludur” dedi. 

“Siyasilerin mal varlığı” araştırılsın diyen Davutoğlu, Siyasi Etik Teklifi’ni imzalamamıştı

“BU BÜTÇE YÖNETEMEDİK, BECEREMEDİK, FAİZE TESLİM OLDUK BÜTÇESİ”

Bütçe görüşmelerini partisinin dikkatle izlediğini söyleyen Ağıralioğlu “Bu bütçe ayağa kalkıyoruz toparlanıyoruz bütçesi değil. Bu bütçe yönetemedik, beceremedik faize teslim olduk bütçesi. Bu bütçe görebildiğimiz kaba hatları itibariyle biz eğitime, sağlığa ayırdığımızdan çok daha fazlasını faize ayırdık, devletin ekonomisini israfla şatafatla lüksle berbat ettik. Bu toparlanamaz yük karşısında bütçenin en önemli kalemini faize ayırdık. Ayırdığımız diğer kalemlerde görülen şey de biz kendi yakınlarımızdan yandaşlarımızdan esirgemediğiniz hakları milletimizden esirgedik. Dolayısıyla bugünkü bütçeye konulmuş olan yüzde beşlik büyüme rakamını da tutturulabilir bir hedef olarak görmüyoruz. Enflasyonun hane halkını yaşayamaz hale getirdiği şartlarda yüzde beşlik büyüme rakamını telaffuz etmek insanın mahcubiyet duyulması gereken bir rakamdır. O yüzden süreci dikkatle ciddiyetle takip ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın işsizlikle ilgili “İşsizlik aslında artmıyor iş arayanların sayısı artıyor” cümlesi aslında kamu maliyesinin yönetmek anlamında işlerin ne kadar zora girdiğinin alametidir” Dedi.

 

PolitiYol Telegram'da

GÜNÜN YAZILARI

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,450TakipçilerTakip Et
60,616TakipçilerTakip Et
9,284AboneAbone Ol

EDİTÖR ÖNERİSİ

HAFTANIN ÇEVİRİSİ

SON HABERLER