İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Ağıralioğlu, İdlib’de verlen 33 kayıptan sonra Cumhurbaşkanı’nın konuşmasında mahçubiyet ve merhamet yerine konut satışı, camide bulunduğunu iddia ettiği bira şişeleri, turist sayısı ve araba satışı başlıklarının yer aldığına hayretle tanık olduklarını ifade etti. Ağıralioğlu, “Şehitler ölmemiştir ama devlet adamlığı ölmüştür; nezaket ölmüştür; vefa ölmüştür; izan duygusu ölmüştür; merhamet ölmüştür” dedi.

İktidara eleştirilerini sürdüren Ağıralioğlu, şöyle konuştu:

“Saldırıya uğradığımız ve acı haberlerin ardı ardına geldiği dakikalar içerisinde siyaset konuşmayı kendimize yakıştıramadığımız gibi bu hüzün içerisinde aklımıza da gelmedi.

Cumhurbaşkanlığı makamını mihmandarlık etsin diye, Cumhurbaşkanlığı makamından duyulacak sesin, sözcüğün her türlü siyasi ayrılığımıza rağmen, 83 milyonu ordumuzun arkasında bir ve beraber edebilme kabiliyeti ile görülmesini, devlet-millet beraberliğinin askerlerimizin arkasındaki en büyük kuvvet olmasını, bu duyguyla ordumuzun orada mukavemetinin artmasına vesile edecek bir konuşmayı sükunetle bekledik.

Lakin bugün Cumhurbaşkanlarımızın yüzümüze iyi gelir diye beklediğimiz vakur konuşması yerine konut satışından bira şişelerine, turist sayısından araba satışına kadar mesuliyetsiz bir konuşmasına şahit olduk.

35 şehidimiz vardı bugün bir şehidimizin daha haberi geldi 36 şehidimiz var. 83 milyon yaralıyız, başımıza baş seçtiğimiz birinin bizimle siyasi başarılarının mutluluğunu paylaşmaması anlayabiliriz ama başımıza baş seçtiğiniz birinin hüznümüzü paylaşmamasını anlayamayız. Cumhurbaşkanlığı makamının sessizliğini anlayamayız, başımıza baş seçtiğimiz birinin her türlü cümlesine tahammül edebiliriz, bunca şehidimiz varken sanki şehitlerimiz yokmuş gibi cümle kurmasına tahammül edemeyiz.

Şehitler ölmez. Çünkü onlar Allah katında rızıklanırlar’ ayetine tutunarak ayakta kalmaya çalışan bir millete bu hissizlikle nezaret edilemez

Şehitler ölmez. Çünkü onlar Allah katında rızıklanıyorlardır müjdesi ile milletin yüzüne iyi gelsin diye milletine sarıp sarmalanmak borcu altında olan siyasetin; bu hissizliğiyle memleket, millet yönetilemez.

Boynumuz Allah’ın hükmüne kıldan incedir ama bugün Sayın Cumhurbaşkanı’nın konuşmasında görülmüştür ki; şehitler ölmez ama devletin dili ölmüştür. Şehitler ölmemiştir ama; devlet adamlığı ölmüştür; nezaket ölmüştür; vefa ölmüştür; izan duygusu ölmüştür; merhamet ölmüştür.

Milletin hüznünü paylaşırken devlet sorumluluğunu taşımak mevkiinde olanların gündeminde maalesef bu hüzne alamet bir yüz ifadesi yoktur.

Devletin vazifesi Şehitler Tepesi’ni doldurmak değildir. Devletin vazifesi yaşatma iradesi ile ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ idealini dilinde mücevher, müjdeleyici bir siyasi iradeye dönüştürme siyasetidir. Yaptığı hataların bedelini kanıyla canıyla ödemek zorunda kalmış bir millet. Ferasetsizliğin bedelini ordusunu cepheye sürerek toparlamak zorunda kaldığımız süreç içerisinde hiç değilse; ordumuzun ödediği bedele hürmetini kaybetmelidir. Sayın Cumhurbaşkanı’nı mahcubiyetle izledik. Onlara milletimiz adına merhametli bir kalp diliyoruz”.