Cuma, Temmuz 1, 2022

İsveç ve Finlandiya: NATO ile güçlü temas dönemi

Özgür Çoban
Özgür Çoban, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Anadolu Ajansı'nda (AA) 13 yıl boyunca kent haberleri, çevre, siyasi parti ve parlamento muhabirliği görevlerinde bulundu. 2012 yılında AA'dan ayrılan Çoban, Güney Amerika'ya geçti. Arjantin ve Uruguay'da 1,5 yıl boyunca serbest gazeteci olarak çalışan Çoban, Türkiye'ye dönüşünde Habertürk Gazetesi'nde Haber Koordinatörü olarak çalıştı. Almanya'da gazeteciliğe devam eden Çoban, burada "Avrupa Birliği politikaları", "antisemitizm", "aşırı sağ" ve "neofaşizm" üzerine çalışıyor. Bu konularda Politikyol, BirGün ve Gazete Duvar'da yayımlanmış çok sayıda yazısı bulunan Çoban ayrıca, 5. Dünya Su Forumu Haber Ödülü ve Ankara Tabip Odası Haber Ödülü sahibi.

Anketler, İsveçlilerin ülkelerinin NATO’ya üye olmasını istediğini gösteriyor. Finlandiya’da NATO’ya üyelik talebinin yüzde 52’den yüzde 62’ye yükseldiğini görülüyor. Özellikle sosyal demokratlar arasında NATO yanlısı tutumları belirgin bir şekilde arttığı gözlemleniyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşla NATO’nun doğu istikametinde genişlemesini durdurmak istedi ancak görünen o ki mesele bu hedefin aksi yönünde ilerliyor. İttifakta dayanışma duygusu yükseliyor ve NATO üyeliği için yeni adaylar hazırlıkları yoğunlaştırıyor.

Ukrayna savaşı öncesinde çok önemsenmeyen ancak şu aşamada Batı dünyası açısından kritik değer atfedilen “birlik” duygusunun yükseltilmesinin yanı sıra hunharca çalıştırılan propaganda aygıtları sayesinde Rusya, tıpkı lideri Putin gibi “şeytanlaştırılmış” bir görüntüye hapsedilmiş durumda. Esasında şu aşamada savaşın kazananının bu anlamda sosyal medyanın başı çektiği propaganda aygıtları olduğunu söylemeliyiz.

NATO’ya üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, 24 Mart’ta olağanüstü bir zirve için toplanacak. Genel Sekreter Jens Stoltenberg, zirvenin toplanma nedenini, “askeri duruşu yeni gerçekliğe uyarlamak” olarak açıkladı. “Yeni gerçeklik” ifadesiyle Rusya’nın saldırgan tutumunun kast edildiği anlaşılıyor ancak siyaset uzmanları bu toplantıdan sonra dahi NATO’nun Rusya’ya karşı net bir strateji açıklamaktan kaçınacağını ifade ediyorlar. “Stratejik belirsizlik” tutumu Ukrayna savaşı başladığından bu yana NATO için oldukça korunaklı bir sığınak oldu.

NATO kış tatbikatına 30 ülkeden yaklaşık 30 bin asker katılıyor. Bunlar arasında bin 600 İsveç askeri personeli ve bir miktar Finlandiya askeri de yer alıyor. Her iki ülkenin de NATO üyesi olmadığına dikkat çekmek gerek.

Bununla beraber zirvede genişleme meselesi bir numaralı gündem maddesi olacak. Bu arada NATO kış tatbikatı “Cold Response” 1 Nisan’a kadar Norveç’te devam ediyor. Soğuk savaşın sona ermesinin ardından benzer kategoride düzenlenen en büyük tatbikat olduğu ifade ediliyor. Tatbikata 30 ülkeden yaklaşık 30 bin asker katılıyor. Bunlar arasında bin 600 İsveç askeri personeli ve bir miktar Finlandiya askeri de yer alıyor. Her iki ülkenin de NATO ittifakının üyesi olmadığına dikkat çekmek gerekiyor ancak Ukrayna’da devam eden çatışma hali ve Rusya’nın bu iki tarafsız devlete yönelik tehditleri göz önüne alındığında, bu katılımların sadece sembolik olmadığı anlaşılıyor.

ANKETLER “NATO’YA KATILALIM” DİYOR

İsveç Başbakanı Magdalena Andersson’un açıklamalarından ülkesinin güvenliği konusunda son derece endişeli olduğu anlaşılıyor. Andersson, birkaç gün önce gittiği Londra’da Ortak Sefer Gücü’nün (JEF) genişletilmesi hakkında görüşmeler yaptı. Danimarka, Estonya, Finlandiya, İzlanda, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, İsveç ve İngiltere liderlerinin katıldığı NATO’nun Ortak Sefer Gücü (JEF) toplantısının ardından açıklama yapıldı.  Sonuçları açısından oldukça önemli bir toplantıydı. Açıklamada özetle, “Katılımcı ülkeler, Rusya’nın sebepsiz ve haksız askeri saldırganlığı göz önünde bulundurularak, Avrupa’da barış ve güvenliğin restorasyonuna olan bağlılığını yeniden teyit etmek amacıyla bir araya geldi” denildi.

Andersson bununla da yetinmedi ve Stockholm’de yeni bir ulusal güvenlik stratejisi oluşturulması için kişisel olarak çaba sarf ediyor. Yeni güvenlik stratejisinin en temel yaklaşımının ise “NATO’ya üyelik” olduğu öne sürülüyor. İsveç, şu aşamada silahlanmak için milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor ve 30 bin vatandaşı ek asker olarak silah altına almayı planlıyor.

Bunun yanı sıra anketler, İsveçlilerin ülkelerinin NATO’ya üye olmasını istediğini gösteriyor. Baltık ülkeleri de İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya alınmasını destekliyor. Litvanya Dışişleri Bakanı Gabrielius Landsbergis, yakın zamanda yaptığı bir açıklamada, “İsveç ve Finlandiya NATO’ya katılırsa, bölge güvenliği sağlama alınmış olacaktır” dedi.

Öte yandan, her fırsatta ısrarla ülkesinin NATO’ya katılmayacağını vurgulayan İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist, Finlandiyalı mevkîdaşı Antti Kaikkonen ile görüştü. Görüşmede, kriz senaryoları ele alındı. İki bakan ülkelerinin yüksek askeri komutasıyla birlikte Baltık Denizi bölgesinde bir çatışma yaşanma olasılığının ele alındığı kurmay tatbikatını izlediler.

FİNLANDİYA DA NATO’YA ÜYELİĞİ TARTIŞIYOR

Helsinki Hükümeti, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini giderek ağırlaşan bir güvenlik sorunu olarak algılıyor. Finlandiya medyasında, Rusya’nın tehditlerine rağmen hükümetin NATO’ya katılma meselesini büyük bir ciddiyetle ele aldığına dair haberler çıkıyor.

Putin’in Ukrayna’ya saldırmasının ardından Finlandiya’da yapılan anketler, vatandaşlar arasında NATO’ya üyelik talebinin yüzde 52’den yüzde 62’ye yükseldiğini gösteriyor. Özellikle sosyal demokratlar arasında NATO yanlısı tutumları belirgin bir şekilde arttığı gözlemleniyor. Özetle Finlandiya hükümeti NATO’ya katılma talebini daha yüksek sesle dile getirmeye başlarsa süreç hızlanabilir.

Finlandiya’nın NATO’ya üyeliği konusundaki en büyük sıkıntı Rusya ile bin 340 kilometrelik sınırı. NATO üyeleri arasında bu uzun sınırı problem edecekler çıkabilir. Rusya ile yaşanan gerginliğe ek olarak bu kadar uzun bir sınırın korunması ekstra birçok problemin ve maliyetin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Öte yandan, Rusya Dışişleri Bakanlığı Avrupa Departmanı yetkilileri de iki ülkenin NATO üyeliğini değerlendirirken, “Finlandiya ve İsveç’in öncelikle askeri bir örgüt olan NATO’ya katılması halinde ciddi askeri ve siyasi sonuçların olacağı aşikârdır” ifadesini kullandı. Bu durum elbette büyük bir korkuya neden oluyor. Çünkü tehdit dünyanın en büyük askeri güçlerinden biri olan Rusya’dan geliyor.

Sonuç olarak, Stockholm ve Helsinki, tarafsızlıklarını korumaya devam ederken diğer yandan Kuzey Atlantik İttifakı’na katılma seçeneğini açık tutuyorlar. Bu, her durumda iki İskandinav ülkesinin kısa vadede NATO üyeliğine başvuracakları anlamına gelmiyor.  Önümüzdeki dönemde uluslararası ilişkilerde başat perifer “güvenlik” meselesi olacaktır. Bu bağlamda, Avrupa Birliği’nin askeri meselelerde sergilediği zayıf performansın, bu iki ülke açısından batı savunma ittifakının önemini artırmış olduğu görülüyor. Ezcümle, her iki ülkede de havanın yavaş yavaş NATO lehine döndüğüne dair oldukça güçlü emareler göze çarpıyor.

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Özgür Çoban
Özgür Çoban, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Anadolu Ajansı'nda (AA) 13 yıl boyunca kent haberleri, çevre, siyasi parti ve parlamento muhabirliği görevlerinde bulundu. 2012 yılında AA'dan ayrılan Çoban, Güney Amerika'ya geçti. Arjantin ve Uruguay'da 1,5 yıl boyunca serbest gazeteci olarak çalışan Çoban, Türkiye'ye dönüşünde Habertürk Gazetesi'nde Haber Koordinatörü olarak çalıştı. Almanya'da gazeteciliğe devam eden Çoban, burada "Avrupa Birliği politikaları", "antisemitizm", "aşırı sağ" ve "neofaşizm" üzerine çalışıyor. Bu konularda Politikyol, BirGün ve Gazete Duvar'da yayımlanmış çok sayıda yazısı bulunan Çoban ayrıca, 5. Dünya Su Forumu Haber Ödülü ve Ankara Tabip Odası Haber Ödülü sahibi.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
48,141TakipçilerTakip Et
9,354AbonelerAbone

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI