Anketlere göre, hemen her hafta bir yolsuzluk olayında adı geçmesine rağmen muafazakar sağ Halk Partisi (PP) yüzde 30’luk oy oranı ile birinci, Unidos Podemos (Podemos ve Birleşik Sol ittifakı) yüzde 25 ile ikinci, Aralık’taki seçimlerde ikinci olan Sosyalist Parti (PSOE) yüzde 20 ile üçüncü, yüzde 15 ile liberal sağ Yurttaşlar Partisi (Ciudadanos) dördüncü sırada yer almakta.

İŞSİZLİK YÜZDE 20


Sağ bir hükümet kurulması durumunda, olasılıkla hükümetin başına Halk Partisi başkanı Mariano Rajoy geçecek ve bu hükümet İspanya halklarını, emekçilerini daha da yoksullaştıran Troyka’nın neoliberal politikalarını uygulamayı sürdürecek. Bugün İspanya’da işsizlik yüzde 20’ye ulaşmış olup emekçilerin üçte biri ayda 700 avro ya da daha düşük bir gelirle geçinmeye çalışmakta; gençlerin en az yüzde 50’si işsiz durumda; üniversite mezunları başka ülkelere göç etmekte; emek ve sendikal haklar bir bir elden alınmakta; yeni yasalarla halklar üzerindeki baskılar artmakta; zengin ile yoksul arasındaki fark büyümekte; sağlık ve eğitime ayrılan bütçeler kısıtlanmakta; zenginlere vergi afları getirilmekte vb.

Halktan yana politikalar izleme vaatleriyle öne çıkan Unidos Podemos-Sosyalist Parti koalisyonuyla bir hükümet kurulması durumu ise birçok soruyu beraberinde getirmekte. Bu birlikteliğin İspanya halklarının kötüleştirilmiş yaşam koşullarının düzeltilmesine hizmet edecek ilerici politikaları uygulama olasılığı mevcut mu? Bu koalisyonun AB’nin dayattığı politikalara gerçekten karşı koyma şansı var mı? Bu hükümet ile Yunanistan’da olanların aynısı mı yaşanır? Hükümette olduğu zaman AB’nin kesinti politikalarını uygulayanların sosyalistler olduğu hesaba katıldığında Sosyalist Parti’ye ne kadar güvenilir? Avrupa Komisyonu’nun yeni 8 milyarlık kesinti talebi karşısındaki alınacak tavır ne olur? vb…

Sonuç olarak güvencesiz yaşam koşullarından, kesintilerden ve hak gasplarından bıkmış olan İspanya halklarının genelinin talebi muhafazakar sağ karakterli hükümetin yerine, daha demokratik ve insanca yaşam koşulları sağlayacak bir hükümet değişikliğine gidilmesi; ancak kurulacak sol bir hükümetin, ekonomiyi Troyka’ya rağmen halk lehine değiştirebileceği konusunda kuşkular da söz konusu.

KOALİSYON SEÇENEKLERİ

Kamuoyu yoklamalarının doğru çıkması durumunda gelecek hükümetin kaderi Sosyalist Parti’nin (PSOE) kararına bağlı olacak. Bu durumda şu olasılıklardan söz edilebilir: Sosyalist Parti (PSOE,) Halk Partisi -Yurttaşlar Partisi’nden oluşan bir “büyük koalisyon”u doğrudan veya çekimser kalarak destekleyebilir ya da “İlerici” bir hükümet kurulması yönünde Unidos Podemos’un yanında tavır alabilir. Bu ikincisi, Sosyalist Parti’nin önde gelen mevcut ve eski liderleri Aralık seçimlerinden sonra Sosyalist Parti-Yurtaşlar Partisi koalisyonuna karşı çıkan Podemos’u suçlamış olmalarına rağmen, Sosyalist Parti seçmenin genelinin tercih ettiği bir seçenek. Aslında geçtiğimiz süreçte Unidos Podemos, Sosyalist Parti’ye ittifak çağrısı yapmış ancak Sosyalist Parti bu çağrıyı yanıtsız bırakmıştı (Bu durumda en fazla oy alan partinin başkanı hükümet başkanı olacaktı.Podemos’dan Pablo Iglesias ya da PSOE’dan Pedro Sanchez).

SOSYALİST PARTİ’NİN ADIMLARI KRİTİK
Halk Partisi (PP) ve Yurttaşlar Partisi Unidos Podemos ile hiçbir koşulda bir anlaşmaya varmama kararları mevcut; ama öngörülen seçim aritmetiğine göre hükümeti kurabilmek için sosyalistlerin desteğine (ya da çekimser kalmasına) gereksinimleri olacak. Bu anlamda Sosyalist Parti’nin (PSOE) alacağı tavır önem taşımakta.

(Evrensel)