İçişleri Bakanlığı, salgın yüzünden ekonomik sıkıntı yaşayan yardıma muhtaç vatandaşlara destek için İBB tarafından başlatılan bağış kampanyası nedeniyle İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma başlattı.

Sözcü’den Özlem Güvemli’nin haberine göre İmamoğlu, Vakıfbank’ta hâlâ bloke edilmiş durumda olan 900 bin liralık bağış parasını hatırlatarak “Soruşturma yapabilirsiniz. Ama kalkıp vatandaşa ait bir parayı bankada bloke etmek çok aciz, çok zavallı bir tavırdır. Korkuyla yapılmış bu işlem bankacılık tarihinin kara lekesidir” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu’nun açıklamaları şöyle:

31 Mart’ta yapılan ilk yerel seçimin yıldönümünde de aynı gün salgınla mücadele için başlattığınız bağış kampanyası İçişleri Bakanlığı genelgesi ile engellendi. İkisi arasında bağ kurdunuz mu, yine o sıkıntılı sürece giriyoruz diye düşündünüz mü?

* O sarmalın içinden hiç çıkamadık maalesef. Elbette benzer bir duyguyu hissettirmedi değil. Ama birisi siyasi bir saha mücadelesiydi ama bu yardıma muhtaç insanlara gönlünden kopan bağışı tamamen kanuni yöntemler ulaştırma çabasının önüne set çekmek, “iyilikte yarışalım” kültürünün parçası olduğumuz bu toprakların üzerinde böyle bir uygulama siyasi acizliğin zirvesi. Benzer bir duyguyu yaşattı ama aslında şu an yaşanan daha vahim ve trajik bir durum.

“BAKANLIK HAKKIMIZDA SORUŞTURMA BAŞLATTI”

Vakıfbank’ta bloke edilen hesaba yatırılan 900 bin TL’lik bağışın akıbeti ne oldu?

* Şu anda hâlâ blokaj duruyor, hukuki başvurumuzu yaptık. Mahkeme valilikten yanıt istedi. 15 gün süre verildi. Süre henüz dolmadı. Bu eninde sonunda çözülecek. Şu anda bankaların yaptığı hukuksuz ve korkudan yapılmış bir işlem. Korkuyla yapılmış işlem de bankacılık tarihinin kara lekesidir.

* Valiliğin yazdığı yazı da kara lekedir. Toplumun belediyeye yaptığı bağışın önünün bu şekilde kesilmesi utanç vericidir. O imzayı kim atmışsa utanmalı. Yanlış işlem görüyorsanız İBB Başkanı hakkında soruşturma açarsınız. Ama vatandaşın bağışını bloke edemezsiniz. Kaldı ki hakkımızda bir soruşturma açıldı.

* Bağışla ilgili süreç hakkında soruşturma başlattı açtı İçişleri Bakanlığı. Bakanlıktan bir müfettiş geldi soruşturmayı yapıyor. Soruşturma yapabilirsiniz. Ama kalkıp vatandaşa ait bir parayı bankada bloke etmek çok aciz, çok zavallı bir tavırdır. Buna yukarıdan aşağı kim müdahale ettiyse, kim talimat verdiyse, kim imza atmışsa, o acizliğin o zavallılığın bir parçasıdır.

Soruşturma ne zaman başladı?

* Geçen hafta cuma günü başlatıldı. Ankara’da da başlatıldığını duyduk. Muhtemelen kampanya düzenleyen diğer belediyelere de müfettiş gidecektir. Sadece bana açılmadı soruşturma.

İBB bünyesindeki İstanbul Vakfı adına yardım kampanyası düzenlemek için İstanbul Valiliği’ne yaptığınız başvuru ne aşamada? Neden İBB adına değil de vakıf adına başvuru yapıldı?

* İstanbul Vakfı, İBB’nin Nurettin Sözen döneminde kurulmuş, aktif şekilde sayın Recep Tayyip Erdoğan döneminde yardımlaşma adına kullanılmış. Böyle bir vakfın yardım talebi bir haftadan uzun bir süredir bekletilirken tahmin edebileceğiniz onlarca vakfa günlük anında izni veren valiliğin niçin bizim başvurumuzu beklettiğini her gün sorguluyorum. Cevabını bilmediğim için mi sorguluyorum? Hayır. Cevabını biliyorum da ülkem adına bazen o kadar dip noktaya vuran bu duyguları sorgulamak zorundayım diyerek sorguluyorum. Bu sorgulamamı fiili olarak da yerine getiriyorum. “Bakıyoruz, inceliyoruz” cümleleri ile geçiştirilen bir süreç söz konusu.

* Şu anda İBB’nin kampanya ile ilgili kavramlarının önüne set kurulmaya çalışılıyor. Bu, İBB’nin yardım alamaması, bağış toplayamaması anlamına gelmiyor. Biz hala bağış alıyoruz. Belediye bu kadar mücadele edilen bir kurumsa yardım kampanyası için başvuruyu vakıfla yapalım o zaman dedik. Sonucu bekliyoruz.

Ekrem İmamoğlu sokağa çıkma yasağının ardından İBB’nin aldığı önlemleri açıkladı

“BU YAPILAN SAHRA HASTANESİ DEĞİL, İSTANBUL’A İHANET”

Atatürk Havalimanı’nda yapılan sahra hastanesi çok tartışma yarattı. Mevcut binaların neden kullanılmadığını, inşaatın yerinin neden değiştirildiğini biliyor musunuz, bu konuda İBB bilgilendirildi mi?

* Oradaki süreci bilmemeniz sizin ruhunuzu rahatlatıyor emin olun. Ama benim oradaki süreci tamamen bilmem inanın hiddetimi arttırıyor. Böyle bir yanlış süreç yönetimi olamaz. Önce inşaatın başladığı yer tümüyle yanlıştı. Tepkimizi gösterdik vazgeçtiler. Paldır küldür havalimanının diğer tarafına geçtiler. İki tane pisti mahvettiler. Ne yaptıklarını kendileri de bilmiyorlar. İstanbul tarihine utanç olarak geçecek bir iş. Girişi çıkışı mümkün olmayan, asla müdahale edilemeyecek bir alana bir sahra hastanesi adı altında başka bir şey yapıyorlar.

* Havalimanının güvenlik duvarını iki noktada yıktılar. Asker var orada. Büyük bir maliyetle yapıyorlar. Bence Sağlık Bakanlığı da uzaktan izleyip utanıyordur yapılandan.

* Çünkü bu yapılan sahra hastanesi falan değil. Müdahale edemiyoruz. Gereken her yere başvurularımızı yaptık, hukuki mücadele de vereceğim. İstanbul’a ihanet ediliyor. Diyecekler ki zaten havalimanını kaldıracaktık. Bugünün konusu mu bu? Bir taşla iki kuş vuralım mı diyorsunuz? Sancaktepe’deki yer de sorunlu. Sağlık Bakanlığı’na devredilmiş askeri bir alan. Bence ulaşımı alakasız bir noktada. Kendi yerel yönetimleri bile rahatsızlığını dile getirdi. Çok yanlış iki nokta. Hangi akılsız akıl devrede bilmiyorum.

SALGININ BÜTÇEYE ETKİSİ 5.5 MİLYAR TL

İBB’de salgını bağlı olarak nasıl bir zarar tablosu ortaya çıktı?

* Yaptığımız bütçe çalışmasına göre pandeminin 2020 yılı bütçesinde yaklaşık 5.5 milyar lira civarında kayba neden olacağını düşünüyoruz. Her gün geliri düşen, zarar eden bir büyükşehir belediyesi var. Bu sadece İstanbul için algılanmasın.

* Türkiye’nin vatandaşa dokunan bütün iş ve işlemlerin büyük kısmını yürüten belediyelerdir. İBB’nin 5.5 milyarlık kaybı belki Ankara’da üçte biridir, İzmir’de biraz daha azıdır ama Bursa’da da aynı şekilde kayıptır, Gaziantep’te de kayıptır. Bu konuda Türkiye Belediyeler Birliği ne yazık ki hiçbir girişimde bulunmuyor.

* İktidar partisinin bir mensubu olabilirsiniz ama unutmayın ki şehrinizin belediye başkanısınız. Sizi ya da bütün yerel yönetimleri sıkıntıya düşürecek böyle bir süreci savunmamak çok kötü bir bakış açısı.

* Mutlaka yerel yönetimlere bir katkı paketi hazırlanmalı. İlçe belediyeleri bu süreçten büyükşehir belediyelerinden daha büyük bir zarar görerek çıkacak bu süreçten.

“İNŞALLAH ŞAŞIRTIRLAR BİZİ”

İBB bütçesindeki sosyal yardım payını arttırmak için olağanüstü meclis toplanması gündemde. Diğer siyasi partiler ile uzlaşmaya varıldı mı? Ne zaman toplanacak meclis?

* Pek uzlaşma gözükmüyor karşı tarafta. İnşallah şaşırtırlar bizi. Sabırla anlatıyoruz niçin istediğimizi. Zaten getirmek istediğimiz konuların tamamı sosyal yardım ve bütçe ile ilgili.

* Acil kararlar alıp dışarıda teminat altına aldığımız bazı dış kredileri de kaybetmeme mücadelesi veriyoruz. Konuları komisyonlara aktardık.

* Aslında şu anda gördüğüm kadarı ile siyasi bir karar bekliyoruz. Umarım olumlu bir karar verirler. Usul olarak direkt valiliğe de gidip başvuru yapabilirdik. Ama siyasi uzlaşı ile gitme çabası ortaya koydum. Uzlaşıyı sağlayıp vali beye gideceğiz ve izin yazımızı götüreceğiz. Ama bu uzlaşma olmasa da valiliğe talebimizi ileteceğiz.

“BİZE VERSELERDİ İSTANBUL’DA ŞU AN MASKESİZ EV KALMAZDI”

Maske dağıtımı ile ilgili İBB’ye bir engel var mı?

* Hayır, biz toplu taşıma noktalarında ücretsiz vermeye çalışıyoruz. Ama Türkiye’deki maske stoğunu bakanlık bloke etti, hepsini aldı. Biz şu anda dönem dönem maske bulamıyoruz.

* İSMEK ile 1 milyona yakın maske üretmek için çalışmalara başladık. Madem maskeyi stokladınız bunu PTT’den ilan ederek kargo ile vatandaşa ulaştırma büyük bir külfet. Niye en büyük aracınızı kullanmıyorsunuz? En büyük aracınız belediyeler. İstanbul’da bir büyükşehir belediyeniz, 39 da ilçe belediyeniz var.

* Yollayın bize, sahada vatandaşımıza dağıtalım. 1 haftadır 10 gündür başvuruda bulunmuş cevap alamamış milyonlarca vatandaşımız var. O gün bize verselerdi bugün İstanbul’da maskesiz ev kalmamıştı.

Sağlık çalışanlarının İBB’nin tahsis ettiği otel odaları var. Sağlık çalışanlarına İBB’den bu yönde bir talepte bulunmamaları için baskı olduğu söyleniyor, size bu yönde bilgi ulaştı mı?

* 3 binin üzerinde yatak kapasitemiz var, sağlıkçılara çağrılarımızı açık yapıyoruz. Ama ne yazık ki sahada bunun olmaması yönünde dirençler görüyoruz.

* Duyuyorum ki hastanelerin başhekimleri, dekanları, rektörleri sağlıkçılara yatak bulmakla uğraşıyor. O bizim işimiz. Biz onunla uğraşalım. Siz sağlıkçıların sorunları ile hastane koşullarının iyileştirilmesi için uğraşın. Ama burada başka duygular devreye giriyor. O duyguların kaynağı da Ankara’daki kutuplaşma. Bunu Ankara’da çözüme kavuştururlarsa Türkiye daha iyi bir sınav verecek.