HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım’ın 15 Temmuz darbe girişiminin siyasi ayağıyla ilgili adli ve siyasi süreçlerin işletilmesi amacıyla verdiği önerge AKP oylarıyla reddedildi

Sözcü’de yer alan habere göre Yıldırım, Meclis’te kurulan komisyonun çoğunun AKP’li vekillerden oluşması sebebiyle darbe girişiminin tüm yönleriyle değil, AKP’nin istediği şekilde araştırıldığını söyledi.

AKP’nin oylarıyla reddedilen önerge ve önergenin gerekçesi:

15 Temmuz Darbe girişiminin siyasi ayağının açığa çıkarılması, siyasi ayağında bulunanlarla ilgili adli ve siyasi süreçlerin işletilmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim.

Gerekçe

15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye siyasi tarihinde daha önce defalarca deneyimlenmiş olan bir darbe girişimi gerçekleşmiştir. Başarısız olan bu darbe girişimi esnasında Türkiye genelinde yüzlerce insan yaşamını yitirmiş, binlerce insan ise çeşitli derecelerde yaralanmıştır. Halkın iradesi olan TBMM’nin dahi bombalandığı bu darbe girişimi sonrasında, darbeye zeminin nasıl sağlandığından darbenin çeşitli boyutlarına kadar çok sayıda tartışma kamuoyu önünde yürütüldü.

15 Temmuz Darbe girişiminin araştırılmasına ilişkin TBMM bünyesinde mecliste grubu bulunan dört partinin ortak önergesiyle Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu. Komisyon “Fettullahcı Terör Örgütünün 15 Temmuz 2016 Tarihli Darbe Girişimi İle Bu Terör Örgütünün Faaliyetlerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi” adıyla kurulmuştur. Hükümet partisinin üye sayasının fazlalığı ve komisyon başkanlığının tamamının AKP’li üyelerden seçilmiş olması darbenin tüm yönleriyle değil AKP’nin istediği yönleri araştırılmaya çalışılmıştır. Darbe girişimin en önemli ayaklarının ayrı ayrı komisyonlarla araştırılmasının gerekliliği hala açık ve net olarak önümüzde durmaktadır. 15 Temmuz Darbe girişimine ve komisyon gündemine dair tartışmalarda öne çıkan başlıklardan biri de darbe girişiminin siyasi ayağının açığa çıkarılmasıdır. Darbe girişimin en önde gelen isimlerinin korunmasından tutalım da darbe girişiminin başarılı olması durumunda siyaset ayağında yer alacak kişilere kadar tamamen siyaset kurumunu ilgilendiren boyutların araştırılmasına hala ihtiyaç olmakla birlikte, bu durum yerine getirilmediği takdirde darbe mekaniğinin işler kalacağı da açıktır.

Tüm Türkiye darbe girişiminin siyasi ayağını tartışırken, basına sızan bilgiler hükümet partisi içerisinde darbe girişiminde bulunan Fettullahcı/ Paralel Yapı ile yakın ilişkilerin olduğunu göstermektedir. Darbe girişiminin emrini verdiği ifade edilen Fethullah Gülen ile çekilmiş fotoğraflarda yer alan AKP’li yeni, eski milletvekilleri ve belediye başkanları kamuoyu tarafından tartışılması siyaset kurumu açısından açıklığa kavuşturulması gereken bir konu olarak durmaktadır. Yine darbe girişiminde bulunanların kullandıkları bylock sistemini sekseni aşkın AKP’li milletvekili ve belediye başkanlarının da kullandığı kulislere yansımış, darbenin siyasi ayağında AKP’li siyasetçilerinin olduğu bizzat AKP’li bazı seçilmişler tarafından da itiraf edilmiştir. Yine darbe komisyonu çalışmalarında muhalefet partisi üyelerinin darbenin siyasi ayağının açığa çıkarılması ısrarlarına rağmen komisyon başkanlığı etkin bir süreç işletmemiştir. Söz konusu AKP ve Gülen Cemaati ilişkisi komisyonda dinlenen birçok misafir tarafından ifade edilmiştir. Komisyona çağrılmayıp Fethullah Gülen Cemaati ile ilişkisi olduğu düşünülen eski siyasetçilerden bilgi alma maksadıyla bir önceki kabinede yer alan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül gibi isimlere yazılı sorular göndermiştir. Komisyona gönderilen cevaplarda Fethullah Gülen ile ilişkilerin AKP döneminde arttığını ve Gülen ile yapılan görüşmelerin Erdoğan’ın isteği üzerine gerçekleştiği bildirmiştir.

Darbe girişiminin yetkin bir siyasi ayağı olduğu gerçekliği, Türkiye’de siyaset kurumu zan altında bırakan önemli bir konu olduğu gibi hukukun da konusudur. Siyaset kurumu açısından bir vesayet, sızma ve manipüle edilme meselesi iken, hukuk açısından “talimatlı yargı” tartışmalarının bir göstergesidir.

15 Temmuz darbe girişiminin siyasi ayağı açığa çıkarılıp parti menfaatleri gözetilmeden gerekli hukuki girişimlerde bulunulmazsa, Türkiye’de siyaseti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi itibarı hep sorunlu olacaktır. Söz konusu siyaset kurumunun itibarın yerine getirilmesi ve darbe girişimi ile sulandırmadan, yeni biçim değiştirmiş darbelere zemin sağlamanın anahtarı yapılmadan yüzleşilmesi elzemdir.

Bu kapsamda, 15 Temmuz Darbe girişimin siyasi ayağının açığa çıkarılması, siyasi ayağında bulunanlarla ilgili adli ve siyasi süreçlerin işletilmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını talep ediyoruz.