Halkların Demokratik Kongresi, “adalet” talebi ile Ankara’dan İstanbul’a ilerleyen Adalet Yürüyüşü’ne destek açıklaması yayımladı, açıklamasında yürüyüşün meşru olduğunu vurguladı.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun MİT TIR’ları davasında tutuklanmasının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu öncülüğünde başlayan Adalet Yürüyüşü’ne destek açıklaması yayımladı.

HDK, açıklamasında 15 Temmuz darbesi ile tüm muhalif kesimlerin bastırılmaya çalışıldığını belirtirken “Önce adalet sarayları yapıldı, sonra Saray’ın adaletine bağlandı. Saray’a biat etmeyen herkes yargı eliyle ve polis marifetiyle susturulmaya çalışılıyor” dedi.

Şaibeli referandumla beraber Saray’ın meşruiyetini yitirdiğini, gittikçe saldırganlaştığını belirten HDK, hiçbir iktidarın bunca hukuksuzluğun sonucundan azade olamayacağının altını çizdi. Aynı zamanda yürüyüş güzergahı üzerindeki yerel meclis bileşen ve toplumsal kesimlerine “kendi uygun buldukları yol ve yöntemlerle adalet talebini açıklamaya, sokağa taşırmaya” davet etti.

Sendika.Org’da yer alan habere göre HDK’nin açıklaması şöyle:

Saray’ın CHP’nin sürdürdüğü yürüyüşün yasadışı olduğu gerekçesiyle güdümündeki yargı ile tehdit etmektedir. Adalet yürüyüşü meşrudur. Meşru olmayan sokağa çıkmak değil gayrimeşru olarak her türlü yetkiyi ve gücü ele geçirmiş olmaktır.

Siyasetin ve hukukun işlevsizleştirildiği bu süreçte sokağa çıkmak her kesim bakımından haktır ve  meşrudur. Tüm muhaliflerin mücadelesini kendi mücadelesi kabul eden Halkların Demokratik Kongresi bu mücadeleyi de desteklemekte, bileşenlerini ve tüm demokrasi güçlerini bu eylemi  büyütmeye davet etmektedir. Demokratik ilkelere bağlılık konusunda iyi bir sınav vermemiş olsa da  CHP’nin sokağa çıkması demokrasi güçleri bakımından hayırlı sonuçlara vesiledir.

Halkların Demokratik Kongresi, talebin ve eylemin toplumsal kesimlere yayılması, büyütülmesi tarzında olması gerektiğine inanmaktadır. Bir güzergahta değil birden çok güzergahta, bir parkta değil birden çok alanda, bir kesimin değil tüm ezilen kesimlerin öz taleplerini yüksek sesle sokakta dile getirmesiyle adalet talebi doğru şekilde dillendirilmiş olur. Elbette adalet talebi gerçek sahiplerince toplumun mağdur edilmiş tüm kesimlerince savunulduğunda; dar siyasi hedeflerden çıkartılıp toplumsal taleplere dönüştürülebildiğinde, sınırlı eylemlerden geniş toplumsal hareketlere ve öz örgütlenmelere sıçratılabildiğinde demokrasiye hizmet etmiş olacaktır.

HDK Yürütme Kurulu güzergah üzerindeki yerel meclislerini bileşenlerini  ve tüm toplumsal kesimleri kendi uygun buldukları yol ve yöntemlerle adalet talebini açıklamaya, sokağa taşırmaya davet etmektedir.