Beyaz Saray’dan gelen son refleks tweet’i Suriye’deki savaşın açıkça tırmanması demek*

Modern zamanlarda tehditlerin ya da düşmanlıkların başlangıcının ilan edilmeleri benzer bir ikiyüzlülük izleği takip eder. Genellikle ültimatomlardan sonra gelen bu ilanlar; en hevesli liderler dahi, çatışmanın denetlenmesi zor sonuçlar doğuracağının ve övünme ile yakıcılığın aynı madalyonun sadece şiddetin deneyimlenmesiyle ayrılan iki yüzü olduğunun ıstırap verici biçimde farkında olmaları gibi basit bir nedenle ölçülü ve müteessirdir.

Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcında Kayzer II. Wilhelm bu ritüelleri takip ederek savaş ilan etmişti:   “Üzüntü içinde ordumu, yanında sayısız savaşa katıldığı komşuma karşı seferber etmek zorunda kaldım. Gerçek bir keder içinde, Almanya’nın sadık bir şekilde üzerine titrediği bir dostluğun bitişine şahit oluyorum. Temiz bir vicdan ve temiz ellerle kılıç çekiyoruz.”

Ancak çatışmalar ve bunlarla ilişkili propaganda dili liderlerin kişilikleri ve rejimlerinin doğası nedeniyle farklılaşır. Bu durum, faşist İspanya’da dil üzerine araştırmalarda bulunan Luis Veres’in unutulmaz biçimde “sözcük cephanelikleri” olarak tasvir ettiği şeyi üretir.

Duma’da kimyasal saldırı şüphesine tepki olarak Suriye’ye gönderilecek füzeleri düşüreceğine dair Rusya’dan gelen bir uyarıya yanıt verirken, Trump ağzına geleni söyledi: “Rusya, Suriye’ye yönelen her türlü füzeyi indireceğine yemin ediyor. Hazır ol Rusya, çünkü geliyorlar, güzel, yeni ve ‘akıllı!’ füzeler. Kendi insanlarını öldüren ve bundan zevk alan bir Kimyasal Katille ortak olmamalısın!”

Tehlike sadece okul bahçesi dilinde değil, Trump’ın dikkatsizliği ve ayrıntıdan yoksunluğunda da. Doğrudan Rus güçlerini hedef alan (en azından kendi kafasında) bir tehditte bulunmuyorsa da, “hazır ol Rusya” mesajı ve taşkın zevki yüzünden tweet’i böyle okunabilir.

Diplomaside, bilhassa savaş diplomasisinde, dilin incelikleri devletler arasındaki silahlı çatışmanın yasal statüsünün savunusunda kullanıldığı için bütün bunlar önemli. Gücün kullanımı gerekçelendirilirken ne söylendiği ve nasıl söylendiği önem arz eder. Trump’ın sözlerinde uluslararası hukuka atıf ya da etik, kendi kişisel öfkesinden ve tehlikeli “evet, yuuuh, iğrenç” diplomasisinden daha öte bir anlam ifade etmiyor. Belki de kendi avukatlarının tavsiyesini uzunca bir süredir görmezden gelen ve dünyayı kendisine karşı gelenlerin takma adlarla ve öteki için kullanılabilecek en kaba tabirlerle resmedildiği ikili bir mücadele olarak gören bir siyasal liderden bu tarz yorumlar gelmesi karşısında şaşırmamalıyız.

En tehlikelisi bu mesajın Moskova’da hem bilinçli olarak hem de daha derinlere etki eden bir bağlamda uzlaşı için alan bırakmayan kasıtlı bir tehdit şeklinde, bilhassa Suriye’ye yapılacak bir hava saldırısında Rusya’nın zayiat vermesi durumunda nasıl okunabileceğidir.

Eğer son günlerde, önce Rusya’nın ABD füzelerini indirme tehdidinde, sonra Trump’ın refleksif yanıtında bir gerginlik artışı aşikâr hale geldiyse, açık olan şey, Trump’ın krizin ölçeğini tehlikeli bir şekilde genişletmiş olmasıdır: uluslararası toplumun Moskova’nın Esad’ı koruması karşısındaki hayal kırıklığından Rusya ile bir çatışma olasılığının ipucunu vermeye.

Söz konusu durum, her ikisi de kendi ülkelerini “yeniden büyük” kılmaya ant içmiş alıngan popülist milliyetçiler olan Putin ve Trump arasındaki rekabetin, kırılgan egolarıyla kendi ulusal hırslarının boyunduruğuna girmiş bu iki adam arasındaki çekişmenin daha derinde yatan ve daha karanlık bölümlerine destek sunuyor.

Yeterince açık olan şey sadece üç düzine kötü tasarlanmış kelimeyle Trump’ın Suriye’deki savaşa yeni bir tehlike hissiyatı eklemiş olması.

Peter Beaumont, Guardian’da yazar ve eski Kudüs muhabiridir.

* 11 Nisan tarihinde yayımlanan yazı Amerikan, Fransız ve İngiliz güçlerinin Suriye’ye yönelik bombardımanından önce kaleme alınmıştır.

[Ali Rıza Güngen tarafından Guardian’daki orijinalinden PolitikYol için çevrilmiştir.]