Rafael Behr

Çok sayıda parlamenter Corbyn-öncülüğünde bir hükûmetin Brexit’in kendisi kadar zehirli olduğuna inanıyor. Ancak seçenekleri azalıyor.

Brexit yanlıları istediklerini almak için dur durak bilmiyor, kalma yanlıları ise her konuda duraksıyor. Bu durumda olayların gidişatını siyasal hareketin yasaları belirliyor.

Jeremy Corbyn bir güvensizlik oyuyla Boris Johnson’dan kurtulmaları ve kendisini Downing Street’e yerleştirmeleri için parlamenterlere mektup gönderdi. Görev süresinin “kesin biçimde sınırlanmış”, ancak genel seçim çağrısında bulunacağı ve oylama için gereken 50. Madde uzatmasını kotaracak uzunlukta olacağını vaat etti.

Corbyn için bu, mevcut karmaşadan kurtulmanın en basit yolu. Parlamenterlerin çoğunun karşı olduğu ve zarar verici olduğunu düşündüğü Brexit uçurumundan yuvarlanmaya kararlı bir hükûmet iş başında. Parlamento Sabit Görev Süresi Yasası iş başındaki hükûmet güvensizlik oyuyla düşürüldüğünde Avam Kamarası’na yeni hükûmet için 14 gün süre tanıyor. Ülkenin muhalefet liderinden başka yönetime liderlik edecek kim bulunabilir? Anayasal bağlamda en açık aday, hatta belki de tek aday.

Ancak parlamenterlerin zihinlerinde öyle değil. Bunun nedeni Avrupa hakkında geçmişteki kaçamak konuşmaları değil, ya da tek neden bu değil. Avrupa taraftarı Muhafazakar isyancılar, Liberal Demokratlar, farklı konumlardan gelen bağımsızlar ve İşçi Partili yarı özerk vekil grupları anlaşmasız Brexit’e engel olmak için görünürde her prosedürel manivelayı kullanmaya ve alışılmışın dışında her türlü koalisyonu tasavvur etmeye hazır biçimde aylarca uğraştılar. Mevcut İşçi Partisi liderini başbakan yapacak bir yolun zımnen yasaklandığı bu değerlendirmelerde hemen her seçenek masaya yatırıldı. Bunların Corbyn korkusu Brexit korkusuyla eşdeğer ya da ondan daha fazla. Tartışmaya katılanlar tarafından bu durum o kadar iyi kavrandı ki, pek kimse bunu ifade etme gereği hissetmedi. Corbyn’in mektubu şimdi kendilerini bunu açıkça telaffuz etmeye mecbur kılıyor.

Bazıları için bu diğerlerinden daha kolay. Muhafazakarlar ve eski İşçi Partili bağımsızlar İşçi Partisi liderinin sınırlı bir süre için dahi göreve uygun olmadığını dillendirmede pek sorun yaşamıyorlar. Corbyn’i siyasal bir aşırılıkçı olarak, teröristlerin, Putin yardakçılarının ve anti-semitlerin dostu olarak görüyorlar. 10 Numarada bizzat bulunmaları Birleşik Krallık’ın güvenliğini sabote edecek olan lanetli destekçilerini ve danışmanlar hizbini Downing Street’e getireceğini düşünüyorlar. Böyle düşünen vekiller için taktik gerekçelerle dahi olsa bir günlük Corbyn yönetimine itiraz organik ve ahlaki bir nitelik arz ediyor.

Ancak bu tutkulu nefreti paylaşsa da kamuoyu önünde ifade etmeye isteksiz olan başkaları da var: Yeşiller, Lib-Dem’ler ve ılımlı İşçi Partililer. Jo Swinson [Liberal Demokratların yeni lideri, ç.n.] neredeyse bunu yapıyordu. Lid-Dem’lerin lideri seçildiğinda Corbyn’e Avrupa konusunda güvenilemeyeceğini, ancak aynı zamanda Corbyn’in “ulusal güvenliğimiz için tehlikeli ve ekonomik güvenliğimiz için de öyle” olduğunu söyleyerek onunla ittifakı ihtimal dışı bıraktı.

Swinson, 14 Ağustos’ta Corbyn’in mektubunu, daha ziyade başkalarının da öyle yapacağı gerekçesiyle dikkate almadığını beyan etti. Lib-Dem lider Muhafazakar asilerin ve bağımsız vekillerin bu uğraşa katılmayacağını, bu nedenle Corbyn liderliğinde hükûmet için gereken destek sayısına ulaşılamayacağını düşünüyor. Aritmetik olarak dediği doğru, ancak bu aynı zamanda döngüsel bir argüman. Böyle bir sayıya ulaşılamıyor, çünkü bazı vekiller destek olmayacaklarını söylüyorlar. Denklemde yer almayan nokta vekillerin destek vermemelerine neden olan Corbyn siyaseti, karakteri, kararları, etik duruşunda ne sorun olduğunu açıklama cesareti.

Corbyn teknik olarak onların lideri olduğu için en zoru İşçi Partili Avrupa taraftarlarının durumu. Birçoğu ateşli bir şekilde böyle olmamasını isterdi, ancak aynı zamanda kendi hoşnutsuzluklarını açıklamak zorunda kalmadan dışsal bir faktörün Corbyn’i yerinden etmesini umuyorlar. Çoğunluğu iki kez lider olarak seçtikleri Corbyn’e bağlı olan parti üyelerinden gelecek tepkiden çekiniyorlar. İşçi Partisi ılımlılarının çoğu Corbyn’in içgüdüsel Avroskeptisizmine ve partiye inananları yabancılaştıracak olan bir AB referandumu konusunda bahane aramasına güveniyor. Ancak Corbyn, kalma isteğine topyekûn destek vermeden fakat içerideki Avrofil eleştirmenlerine açık bir ihanet momenti sunmayarak zekice zaman geçirdi. Şimdi İşçi Partisi’nin kalma seçeneğinin oy pusulasında olduğu bir ikinci referandum vaadiyle genel seçime gideceğini açıklıyor. Bu, kendi partisindeki Avrupa yanlısı vekillerin kendisinden yerine getirmesini istediği şey, ancak Avrupa yanlılarının bütün istekleri bundan ibaret değil.

Parlamenterlerin anlaşmasız Brexit’i engellemek için “ulusal birlik hükûmeti” kurulmasına dair tartışmalarında ikiyüzlü bir şey var. Bu tartışma ulus ve birlik kavramlarına dayanıyor ama AB’den ayrılmaya istekli olanları kapsamıyor. Ayrılma oyu verenler şimdiki hükûmetten büyük oranda memnunlar. Ulusal birlik hükûmeti aslında, Brexit’in gereksindiği Trumpvari milliyetçi karakterden iğrenme kadar Corbynciliğin reddiyesi ile de tanımlanan teknokratik ve yüzü merkeze dönük liberal yönetim modeli için kullanılan bir örtmece. Ilımlı, iki tarafın da yer aldığı bir hükûmete sahip olmaktan mutlu olacaklar var. Egzotik kabine kombinasyonları ile fantezi futbol oynayabilirler: Maliye Bakanı olarak Dominic Grieve, Brexit’le uğraşacak Keir Starmer, çevreden sorumlu Caroline Lucas, İçişleri Bakanı Jo Swinson. Peki ya Başbakan? David Lidington? Yvette Cooper? Johnson haricinde herkes olabilir… ya da Corbyn haricinde. Fakat İşçi Partisi parlamento grubunun çoğunluğu grup liderini yüz üstü bırakmadığı müddetçe Avam Kamarasında bunun için de yeterli destek yok, ki öyle yapmayacaklar.

İşçi Partisi lideri bunun farkında ve ulusal birlik hükûmeti blöfünü görüyor. Eğer hükûmet düşecekse sonraki başbakan muhalefet lideri olmalı ve bu sağlanamazsa da bir seçim yapılmalı. Olması gereken bu. Parlamenterlerin muhalefet liderinin başa geçmesini istememek için taktik siyasal üstünlük sağlama, vicdani rahatsızlıklara sahip olma gibi çok sayıda nedenleri olabilir, ki bu onların anayasal hakkı. Ancak bu gerekçelerin ne olduğu konusunda, Corbyn’i neden Brexit kadar zehirli gördükleri konusunda vekiller samimi değiller. Sorunları pek fazla seçeneklerinin olmaması. Ve siyasal hareket yasaları kendilerine karşı işliyor.

Rafael Behr The Guardian gazetesinde köşe yazarıdır. 2014’te Editorial Intelligence yorum ödüllerinde yılın siyasal yorumcusu ödülünü almıştır.

[The Guardian web sitesinden alınarak PolitikYol için Ali Rıza Güngen tarafından çevrilmiştir.]