İktisatçılar şimdiki gerçekliğimizden uzak olan alternatif kurumsal düzenlemeler konusunda mutlaka veri eksikliği yaşıyor. Buradaki zorluk, geleceğin kapsayıcı ve özgürlüğü artıran kurumlarını planlamak için gereken hayal gücünü dışlamaksızın ampirisizme sadık kalmaktır.

İktisat mesleği, içerden ve dışardan gelen baskılara tepki vererek, giderek daha iyiye doğru [gidiyor]. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde son yıllarda gelişmiş demokrasileri önüne katan popülist tepki disiplinde kendini motive eden şeyleri gözden geçirmesini [sağladı]. Sonuçta, buna yol açan kemer sıkma, serbest ticaret anlaşmaları, finansal serbestleşme ve emek piyasasının kuralsızlaşması iktisatçıların fikirlerine dayalıydı.

Ancak dönüşüm iktisat politikası ilkelerinin ötesine uzanıyor. Disiplin içersinde nihayetinde kadınlar ve azınlıklar için yaşanması zor bir ortam yaratan hiyerarşik uygulamalar ve agresif seminer kültürü ile bir hesaplaşma vardır.  American Economic Association (AEA) tarafından 2019’da yapılan bir araştırma kadın iktisatçıların neredeyse yarısının cinsiyetleri nedeniyle ayrımcılığa veya haksızlığa uğradığını ortaya koydu. Beyaz olmayan iktisatçıların neredeyse üçte biri ırksal veya etnik kimliklerini baz alan haksızlığa uğradığını düşünüyor.

Bu eksiklikler ile ilgili olabilir. Daha az çeşitlilik gösteren ve farklı kimliklere daha az açık olan bir uzmanlık alanının ortak fikir ve kendini beğenmişlik sergilemesi daha olasıdır. Toplumun kapsayıcı refah elde etmesine yardımcı olacak fikirleri üretecekse, kendi içinde daha kapsayıcı hale gelerek başlamak zorundadır.

AEA Haziran başında San Diego’da kendi yıllık toplantısını yaptığında disiplinin yeni yüzü gösterime sunulmuştu. Para politikası, düzenleme ve iktisadi büyüme gibi konularda olağan türde birçok panel vardı. Ancak bu yılki konferanslarda şüphe götürmez bir şekilde farklı bir hava vardı. Konferanslara damgasını vuran ve en fazla ilgiyi çeken oturumlar [alanı] yeni yönlere doğru itenlerdi. Chicago Üniversitesi’nden Marianne Bertrand tarafından verilen Richard T. Ely başlıklı ders dahil cinsiyet ve farklılıklara odaklanan bir düzineden fazla oturum vardı.

AEA toplantıları, Anne Case ve Angus Deaton’un dikkat çekici ve etkili kitabı, özel bir panelde tanıtılan Deaths of Despair’in yayımlanması bağlamında gerçekleşti. Case ve Deaton’un araştırması toplam verimlilik ve GSYH gibi maddi göstergelere olan takıntıyla birlikte “serbest piyasaya” ayrıcalık tanıyan belirli bir iktisadi düşünce setinin Amerika’nın işçi sınıfı arasında nasıl intihar, aşırı dozda ilaç ve alkolizm salgını başlattığını gösteriyor. Kapitalizm artık  [çözüm üretmiyor] ve iktisat da en azından suç ortağıdır.

Benim yardımcı yönetici olduğum aynı isimli bir ağ tarafından düzenlenen “Kapsayıcı Refah için İktisat (Economics for Inclusive Prosperity-EfIP)” adındaki oturum disiplini ele geçiren yeni düşünce öğelerini tartıştı.

Bunlardan birisi, iktisatçıların odağını “ortalama” refah seviyesinden bölüşüm boyutuna ve saygınlık, özerklik, sağlık ve siyasi haklar gibi  iyi olma halinin aynı şekilde temeli olan iktisat dışı boyutlara doğru genişletme ihtiyacıdır. İktisatçıların, örneğin ticaret anlaşmaları veya kuralsızlaştırma ile ilgili nasıl konuştukları, bu gibi ilave hususları ciddiye aldıklarında değişebilir. Bu yeni iktisadi göstergeleri gerektirecektir. Bunun bir parçası olan öneri devlet kurumlarının gelir bölüşümü [ile ilgili] milli gelir hesaplarını üretmesidir.

Aynı oturumda Samuel Bowles ve Wendy Carlin’in sunduğu bildiride ileri sürdüğü gibi, her politika paradigması -ekonominin nasıl işlediği görüşü ile birlikte- iyi bir yaşamın neyi gerektirdiği ile ilgili ahlaki değerler setini içerir. Neoliberalizm, bireyci, ahlak ile ilgisiz bireyler ve  tam sözleşme ve piyasa başarısızlıklarının görece azlığı sayesinde etkinlik sağlayan serbest bir piyasa varsayımı yapar. Bowles ve Carlin’e göre ihtiyacımız olan şey, eşitlikçi, demokratik ve sürdürülebilir normları bugün gerçekten işleyen bir ekonomi modeli ile bütünleştiren yeni bir paradigmadır. Bu paradigma toplumu devlet-piyasa ikiliğinin yanına yerleştirecek  ve servet vergileri, riske maruziyeti azaltmak için sigortaya daha yaygın erişim, işyeri ve söz hakkı, kurumsal yönetişim reformu ve fikri “mülkiyet hakları”nın önemli ölçüde zayıflaması gibi politikaları kapsayacaktır.

Aynı oturumda konuşma yapan Luigi Zingales, iktisatçıları, kendi tercihlerini beden siyasetine zorla kabul ettirdikleri için suçladı. Bu, iktisatçılar (etkinlik gibi) belirli sonuçlara (gelir dağılımı gibi) diğerlerinden daha fazla değer atfettiği için ve grup düşüncesinin esiri oldukları ve belirli iktisadi modelleri diğerleri karşısında fetişleştirdikleri için oluyor. Çözümün bir kısmı çeşitliliğe değer vermek ve  daha fazla tevazu göstermektir. Diğer kısmı, Zingales’e göre, tarih, sosyoloji ve siyaset bilimi dahil diğer sosyal bilimlerde araştırma yapmayı daha fazla önemsemektir.

Tüm bu bakış açılarının anlamı iktisadın kurumsal alternatiflere ve kurumsal deneyimlere açık olması gerektiğidir. EfIP ağının başlıca amaçlarından biri böyle düşünmeyi teşvik etmektir. Ayrıcalıkları sürdüren ve fırsatları sınırlayan kurumsal düzenlemelere bağlı kalabiliriz. Veya Bowles ve Carlin’in sözleriyle, sadece paylaşılan refahın peşinde değil aynı zamanda genişletilmiş bir özgürlük kavramı arayışı ile tutarlı kurumları planlayabiliriz.

Ampirik yöntemler- özellikle de nedensel çıkarım yöntemleri- yardımcı olacaktır, ve son yıllarda meslek içinde çok daha merkezi duruma geldi. Bu, gerçek dünya bulguları, gerekli bütün dağınıklığı ile ideolojiyi yerinden ettiği müddetçe çok iyi birşeydir. Ancak bulgulara odaklanma kendi kör noktalarını yaratma riski de taşıyor. Neyin işe yarayacağı ve yaramayacağı ile ilgili bulgular yalnızca gerçek deneyimlerden elde edilebilir. Kendi gerçekliğimizden uzak olan alternatif kurumsal düzenlemeler konusunda mutlaka veri eksikliği yaşıyoruz.

İktisatçılar açısından zorluk geleceğin kapsayıcı ve özgürlüğü artıran kurumlarını planlamak için gereken hayal gücünü dışlamaksızın ampirisizme sadık kalmaktır.

[Project-Syndicate sitesindeki orijinalinden Ekin Değirmenci tarafından PolitikYol için çevrilmiştir.]