Bernie Sanders başkan adaylığı için tekrar yarışıyor. Mesajı basit: Ortada hiddetlenen bir sınıf savaşı var ve emekçilerin bu savaşı kazanması gerekiyor.

Sonunda oluyor. Bernie Sanders başkan adaylığı için tekrar yarışa gireceğini ilan etti.

İlk aday adaylarına bakılırsa Demokratların başkanlık önseçimlerindeki siyaset on yıllardır görülenlerin en ilericisi olacak. Örneğin adaylığını açıklayanların hepsi, üç yıl önce partinin çoğunun görmezden geldiği ya da doğrudan reddettiği bir fikir olan Herkes için Sağlık Hizmetini (Medicare for All) destekliyor. Bazı adaylar ayrıca, partinin programını yıllar boyunca niteleyen şirket yanlısı siyasetten belirgin bir ayrım olan evrensel çocuk bakımı ve Yeşil Yeni Anlaşma gibi fikirleri dillendiriyorlar.

Sola kayış olumlu bir gelişme ve bunun bir nedeni var. O neden Bernie Sanders.

Şimdiyse Sanders da diğerleriyle yarışa katıldığını açıkladı. Bazı ilerici seçmenler kalabalık adaylar arasında başka bir adaya doğru yönelmek isteyebilirler. Ancak kanmayın – ekonomik ve toplumsal adalet arıyorsanız başkanlık için Bernie Sanders’ı desteklemelisiniz.

Neden? Çünkü hiddetlenen bir sınıf savaşı var ve mevcutlar arasında bunu gören ve kavga vermek için işçi sınıfı birliklerini oluşturmak isteyen tek aday Sanders.

Kırk yıl boyunca her iki partide yer alan neoliberal siyasetçiler utanmaz ve acımasız bir şekilde şirketlerin önünü açtılar, zenginlerin vergilerini azalttılar, sendikaların önüne taş koydular, sosyal hizmetleri ihtiyaç duydukları kaynaklardan yoksun bıraktılar, kamusal malları özelleştirdiler ve herkese kemer sıkmayı dayatırken ekonomik seçkinleri kurtardılar. Sıradan emekçiler için sonuç yerinde sayan ücretler ve şişen borçlar, artan kaygı ve azalan beklentiler oldu. Bu sırada olup bitenleri sınıf çatışmasının dilini kullanarak anlamlandırmanın önünde zımni bir yasak mevcuttu.

2016’da Sanders bu tabuyu yıktı ve Amerikan halkının böyle bir dile oldukça açık olduğunu gördü.

Çoğu insanın ekonomik eşitsizlik her gün deneyimledikleri zorlukları açıklamak için muhafazakâr kendi kendine toparlan bireyselciliği ve liberal meritokratik seçkincilik arasında seçim yapmaktan bıktığı ortaya çıktı. Bernie’nin söylediklerini duydular: ekonomi hileli, ekonomiyi demokratikleştirmek için agresif bir müdahale gerekli ve bu yapılabilir. Bernie’yle hemfikir oldular.

Yaygın sömürü ve berbat eşitsizliği kendi kampanyasının merkezine yerleştirerek Sanders, soldan gelerek, partinin favori adayına karşı on üç milyon oy topladı. Platformunu kapsamlı yeniden bölüşümcü politikaları desteklemek ve işçi sınıfı mücadelelerini göz önüne çıkarmak için kullanmaya devam ederek kampanya sonunda ülkedeki en popüler siyasetçi haline geldi. Sanders’ın yükselişi liberal parti ortaklıkları, şirketlerin isteğini yerine getirme ve kapitalizmin kendisinin başarısızlıkları karşısında bir Amerikan uyanışını temsil ediyor, tamamlanmamış ancak kayda değer bir uyanışı.

Sanders sadece sınıf çatışmasının sürekli yayılmakta olduğunu teslim etmiyor: taraf tutuyor. Diğer siyasetçiler rüzgârın ne yöne estiğini bilerek ona göre çeşitli ilerici tutumlar takınırken Sanders bu rüzgârı yaratan fırtınayı oluşturuyor.

Bunu kapitalist çıkarlar karşısında sürekli emekçileri savunarak yapıyor. Demokratik Parti adayları arasında başka hiç kimse halkı kârın önünde tutmak bakımından kıyaslanabilir bir mücadele geçmişine sahip olmayacak.

Örneğin başka hiçbir aday on yıllardır “gelirlerinden bağımsız olarak sağlık bütün Amerikalıların hakkı haline gelmeli” düşüncesi temelinde tek ödeyenli sağlık sistemini desteklemiyor. Başka hiçbir aday dünyanın en zengin adamını çeyrek milyon çalışanına doğrudan ücret artışı yapmak zorunda kalacak kadar rahatsız etmedi. Başka hiçbir aday kapitalizmin üstünlüğünü sorgulamaya cesaret etmiyor, sadece Sanders kendisini demokratik sosyalist olarak niteliyor.

Diğer bütün adaylar destekleyecekleri ilerici öneriler seçebilecekken Sanders ülkeyi daha eşit, daha demokratik ve daha insani kılacak en kapsamlı ve iddialı programı sunacak. Sanders’ın zamanın ruhunu yansıtan bir avuç fikre dayanarak değil cehennemden çıkışın detaylı yol haritasıyla yarışmasını beklemeli: Herkes için Sağlık Hizmeti, üniversite harçlarının kaldırılması ve öğrenci borçlarının affı, iddialı bir istihdam programıyla Yeşil Yeni Anlaşma, iklim farkındalığına sahip güçlü çevre düzenlemeleri, evrensel çocuk bakımı, kamusal konut ve eğitime muazzam yatırımlar, 15 dolarlık saatlik asgari ücret, Sosyal Güvenlik kapsamını genişletmek, yoksullaştırıcı borçlandırmayı yasaklamak, sendika taraftarı yasama, şirketlerin vergi kaçırmalarına son verme, zorunlu ve ücretli hastalık izni, aile izni ve tatil hakkı, cinsiyetler arasında hakkaniyetli ücret sağlayacak yasalar, özel alıkoyma merkezlerini ortadan kaldırmak, polisin askerîleşmesine son vermek, kar amacı güden hapishaneleri yasaklamak, Uyuşturucuya karşı Savaş’ı sonlandırmak, seçmenlerin baskı altına alınmasına son vermek, yasa dışı bombalamaları sonlandırmak, Teröre karşı Savaş’ı sonlandırmak, müdahaleci olmayan bir dış politikası vb.

İlericiliğe rağbet edilen bir yarışta onun platformu karşısında yarışmak diyaloğu değiştirmeden zor olacak. Diğer adaylar ve vekilleri Sanders’ın yaşlı bir beyaz Amerikalı olarak kadınların çıkarlarını, azınlıkları (people of color) temsil edemeyeceğini iddia edecekler. Ancak sembolik temsilin önemi ne olursa olsun, Sanders’ın önerdiği sosyal-demokrat reformlar yüz milyonlarca sıradan kadının ve azınlıkların yaşamlarını maddi olarak dönüştürmek bağlamında kıyaslanamayacak kadar çok şey yapacak.

Irkçılık karşıtları işsizlik, düşük ücretler, yeterince sigortalanamama, öğrenci borcu, yeterince fon sağlanmayan kamusal eğitim, konuta yatırım yapılmaması gibi sorunları sona erdirmek için en ciddi plana sahip siyasetçiyi, bu sorunlar orantısız bir şekilde azınlıkları etkilediği ve deneyimlenen ırkçılığın maddi zeminini oluşturduğu için desteklemeliler. Benzer bir şekilde feministler, kadınların güçleneceği daha hakkaniyetli bir ekonomi için genel değişiklikler kadar nitelikli evrensel sağlık hizmeti, çocuk bakımı ve eğitim (toplum yeterince sağlamadığında karşılığı olmaksızın kadınların üzerine yıkılan toplumsal yeniden üretim emeği) temin etmesi en olası siyasetçiyi cinsiyeti ne olursa olsun desteklemeliler.

ABD dış politikasına geldiğinde Demokratik Parti’nin önseçimlerinde diğer adaylar alışıldığı üzere şahin bir hattan ne idüğü belirsiz bir noktaya kadar farklılık gösteriyorlar. Sanders’ın mükemmel olmayan bir anti-emperyalist sicili var, ama kendisi yeni bir Amerikan dış politikası paradigması umudu veren tek başkan adayı.

Gençken Sanders, Vietnam Savaşı sırasında vicdani retçi olmak üzere başvuruda bulundu. Nikaragua’da Sandinistleri ziyaret etmek üzere Burlington’dan bir heyet organize etti, Güney Afrika’da Nelson Mandela’nın yemin törenine katıldı ve Küba’yı ziyaret etti. Zaman zaman Kongre’de müesses nizamın çizgisine geldi ancak kendi yaklaşımını 2020 yarışı öncesinde yeniden gözden geçirmek ve geliştirmek için kararlı bir uğraş verdi. Geçen sene Yemen’deki savaşa ABD desteğini sonlandırmak için yasa teklifi hazırladı, ki eğer onaylanırsa Savaş Yetkileri Müşterek Kararının ilk başarılı uygulaması olacak.

Bir de iklim değişikliği söz konusu. Dünya felaketin eşiğinde ve zaman daralıyor. Zamana karşı gelebilmenin önündeki esas engel bireysel tüketim alışkanlıkları ya da yetersiz ekolojik bilinç değil, sadece insanları kâr uğruna dünyayı yok etmeye teşvik etmekle kalmayan ayrıca toplumun en müreffeh olanlarını siyaseti denetleme ve kendilerini müdahale ya da bunun yaratacağı sonuçlardan koruma konusunda güçlendiren kapitalizmin kendisi.

Gezegeni korumak için yasa yapıcıları işleri aksatacak kitlesel eylemlerle zorlayacak kapitalizm karşıtı bir harekete ihtiyacımız var. Bu görev, başkan kendi öncelikli işlerinden birisi olarak özel sektörü dize getirmeyi görüyorsa ve sürdürülebilirliğin sadece kârdan vazgeçerek sağlanabileceğinin farkında olduğundan dünyadaki en güçlü insanları kızdırmaya ve kendisinden uzaklaştırmaya niyetliyse eğer çok daha kolay başarılacaktır.

Sanders aynı zamanda Sağı alt etmemiz için elimizdeki en iyi fırsat. Hiç kimse Donald Trump’ı alt etmeye, işçi sınıfının çeşitlilik sergileyen gerçek ihtiyaçlarına somut terimlerle yanıt veren, değişim isteklerini basmakalıp laflarla değil radikal biçimde daha adil bir toplum için pozitif bir vizyonla karşılayan bir siyasetçiden daha yakın olamaz.

Güçlü bir solcu adayın Trump karşısında kazanması konusunda tedirgin olan herke 2016’yı hatırlamalı: merkezci, şirket dostu bir Demokratın adaylığı Trump’ı sadece bir ılımlının yenebileceği düşüncesiyle gerekçelendirilmişti. Bunun son derece yanlış olduğu ortaya çıktı. On yıllar boyunca müesses nizam liberalleri bizi pragmatizmin doğru olanı uygulanabilir olana tabi kılmak olduğu konusunda ikna etmeye çalıştılar. 2016’da öğrendiğimiz şey ya da öğrenmemiz gerekn şey taviz vermenin kazanma stratejisi olmadığıdır.

Birleşik Devletler’de güneşin işçi sınıfı siyasetinin üzerine yükseldiği görülüyor. Ama kazanma garantisi yok. 2020 için Demokratik Parti başkanlık önseçimleri bir referandum ve sınav özelliği sergiliyor: Amerikalılar sonunda neoliberal uyuşukluktan sıyrıldılar mı? Şiddet, kıtlık ve açgözlülükten kurtulup dayanışma ve eşitlik üzerine bir dünya kuracak mıyız?

Bu dünyaya hazır değilseniz sorun yok. Aralarında tercih yapabileceğiniz çok sayıda ılımlı aday var. Ama hazırsanız Bernie Sanders’ı desteklemek zorundasınız.

[Jacobin internet sitesindeki orijinalinden  PolitikYol için Ali Rıza Güngen tarafından çevrilmiştir.]