Söyleşi: Pelin Teymur

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin ile önümüzdeki yerel seçimleri ve İstanbul’un durumu hakkında konuştuk.

Tekin, Erdoğan’ın belediye başkanlarının istifası öncesi sıklıkla dile getirdiği ‘metal yorgunluğu’nun telafisinin erken seçim olduğunu belirtti.

AKP’nin İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde tökezlediğini ifade eden CHP’li Tekin, CHP’nin 1989’da gösterdiği yerel seçim başarısını 2019’da da göstereceğinin altını çizdi.

  • Öncelikle Belediye Başkanlarının hükümet tarafından istifa ettirilmelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Darbenin mutlaka bir siyasal ayağı olması gerekiyordu. Biz en başından beri bunu söyledik. Çünkü eğer bir siyasal ayağı yoksa burada bir terslik var. FETÖ, devletin en korunaklı yerine girebilmişse, en rahat en kolay girilecek yer olan siyasete girememişse burada bir sıkıntı vardır. Darbeden sonra Sayın Erdoğan dedi ki, “Elbette bu işin siyasi ayağı var ama tesbihin imamesini kırarsanız, tesbihi dağıtırsınız”. Bunun Türkçesi aşamalı gideceğiz demektir. Neticede de öyle oluyor.

Türkiye’de başta İstanbul ve Ankara olmak üzere 81 ilde, kupon arsalar FETÖ’ye tahsis edilmiş, bununla da kalınmamış, çeşitli kurumlar destek almış, okullar üniversiteler olağanüstü bir teşvik almış.

Bu durumu metal yorgunluğuyla falan tarif edemezsiniz. Bununla tarif edecekseniz iki yol var; metal yorgunluğun telafisi erken seçimdir. İkincisi de, partinizle uyumsuz çalışıyorsa belediye başkanınızı partiden atarsınız. Bunlar yerine o kişileri alıp, kendi istedikleri kişileri getirdiler. Bu, FETÖ’nün partiyle ilintili gözükmemesi için kamufle edilmiş bir yöntemdir.

  • Sizce bu süreç devam edecek mi?

Tabii ki edecek, daha çok belediye var. Ben 58 belediye başkanına kadar bekliyorum. Darbeden hemen sonra zaten 9 belediye başkanı görevden alındı. Türkiye’de iki farklı hukuk uygulanıyor şu anda. HDP belediyelerine OHAL yasası, AKP belediyelerine ise kendi hukuklarını uyguluyorlar.

  • Kılıçdaroğlu bu sürecin sonunda erken seçim çağrısı yaptı ama kabul edilmedi AKP tarafından. Seçimden kaçıyor mu AKP?

Kaçmak zorundalar, topluma, millete izah edecekleri bir durum içinde değiller. Yerelde oy kullanan seçmen kitlesi 40-42 milyon civarı. Ortalama 42 milyon seçmen kitlesi olan bir ülkenin 23 milyonunu temsil eden belediye başkanlarını görevden alıyorsunuz. Bunun izahını nasıl verecekler? 101 tane belediye başkanı kayyumla görevden alınmış, üzerinden neredeyse 18 ay geçti. Hani milletin getirdiğini millet götürebilirdi? Bir tarafta kayyum atanan 101 belediye var, bir tarafta da İstanbul ve Ankara gibi iki büyük kentteki insanlar kendi seçtikleri belediye başkanlarının neden gittiğini bilmiyor. Metal yorgunluğu diyorlar ama görevden alınanlar siyasete devam edeceklerini söylüyorlar. Nerede metal yorgunluğu? Böyle bir ortamda yapılacak şey millete gitmektir ama AKP’nin millete gidecek takati kalmamıştır.

  • İstanbul için Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’da tökezlersek, Türkiye’de yıkılırız dedi. Katılıyor musunuz buna?

Çoktan tökezlediler bile. Sadece İstanbul’da değil, Ankara, Balıkesir, Bursa, Kocaeli, Antalya, Adana, Mersin…. Her yerde tökezlediler. 1989’da yaşadığımız yerel seçim başarısını 2019’da elde edeceğiz.

  • İstanbul’da CHP ne yapacak? Seçmene neler sunacak?

CHP özellikle de Sayın Genel Başkanımız önümüzdeki seçimlerde olağanüstü bir çalışma içinde. Ama şu an Türkiye’de bir yangın var. Böylesi bir ortama yerel seçim hesabı yapmak Türkiye’deki bu tehlikeli gidişatı görmezden gelmek demektir. Sayın Genel Başkanımız da partimizin yöneticileri de iç politika ve dış politikadaki yaşadığımız sıkıntıları gözden kaçırmayacaktır.

Zarrab meselesi var mesela; Allah’ın bildiğini kullar şimdi öğreniyor. Zarrab meselesi bir siyasi iktidar için tehlike gibi gözükebilir ama ülke için bir tehlike gibi görmüyorum ben. Tabii ki Türkiye gibi bir ülkenin başbakanlarının, bakanlarının, siyasetçilerinin uluslararası suça bulaşmış bir adam tarafından zikredilmesi bizi üzüyor. Burada en büyük sorun dış politikamız, sürekli savruluyoruz.

Rusya ve Amerika’nın Ortadoğu konusunda uzlaştıkları tek şey; YPG. Bu konuda bu kadar savrulan bir dış politikanın önümüzdeki günlerde bize hangi maliyetler getireceği belirsiz. Bugün kullandığımız silahların, mühimmatını, parçasını nasıl temin edeceğiz? O konuda da müthiş bir belirsizlik var. Elimizdeki bütün silah gücü NATO endeksli. Hattınızı değiştiriyorsanız, böyle bir tehlikeyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Böyle bir ambargo var mı yok mu, onu da bilmiyoruz.

O yüzden dediğim gibi bu gündemleri, bu sorunları göz ardı etmeden odaklanmak gerekiyor önümüzdeki seçimlere.

Seçmene sunacağımız en önemli şey demokrasidir. Bugün bu eksik Türkiye’de. Sandık bu işlerin sonucudur. Ödediğiniz vergilerin hesabını sorabiliyorsanız demokrasi vardır. Ödediğiniz vergilerin hesabını soramıyorsanız hangi sandığı koyarsanız koyun o demokrasi sürekli tartışılır. Darbe oldu, darbeden sonra muhalefet sorular sordu ama iktidar sorulara cevap vermediği gibi, tehditle bunları aşmaya çalışıyor. Baskı için bu tehditler ama tehdit yapanların ayakta kalması mümkün değil. İktidarlar ne zaman sıkışırsa, vatan millet kelimelerine sarılıyorlar. Şimdi yeni iki terim var; yerli ve milli. Sürekli yerli ve milliyim diyeceksiniz, Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinin Genel başkanına, mensuplarına yerli değilsin diyeceksiniz, mademki yerlisin ülkenin Cumhurbaşkanının, bakanlarının çocuklarının paraları dışardaysa, sen gariban Ahmet’e Fatma’ya gidin dolarları bozdurun dersen, elbette bu önünüze gelir. Bir tarafta yerli, milli diyecekseniz, sonra bunlar olacak. İşte böyle cevap veremezsiniz. Sayın Erdoğan aslında üstlendi, öbürleri neden üstünü başını yırtıyor, anlamadım. Zaten Erdoğan çocuklar ticaret yapıyor dedi. 1400 lira asgari ücret alan vatandaş, devlete karşı bütün sorumluluğunu yerine getirirken sizin böylesi bir aymazlığın içinde olmanızı nasıl kabul edebiliriz?

  • AKP yerelden geldi ve yerelden gidecek diyenler var. Siz buna katılıyor musunuz?

Kesinlikle. Sayın Erdoğan biz şehirlere ihanet ettik dedi. Bu kadar ihanete, imar uygulamalarına rağmen ben yerelde ayakta kalabileceklerini zannetmiyorum. İstanbul’u da, Ankara’yı da dolaşıyorum ve milletin kararını verdiğini gözlemliyorum. AKP’li kardeşlerimizin isyanlarını görüyorum. Hemen hemen bütün büyük şehirlere gittiğinizde bu ihaneti görmek mümkün, bu ihanetin başkenti de İstanbul.

Kurtulması mümkün ama arkasında ağır bir maliyet bıraktı. Yarın olası bir depremde İstanbul’da doğacak tahribat çok fazla. Türkiye’deki bütün değerleri İstanbul’a taşıdılar, merkez bankası orada, sanayimiz orada. İstanbul’a bütün değerleri taşırsanız, İstanbul’da böyle bir tehlike olduğunda telafisi mümkün olmayan bir şey olur. CHP’nin temel görevi İstanbul’u kurtarmaktır.

Gürsel Tekin kimdir?

17 Haziran 1964’te Ardahan Göle’de doğdu. Baba adı Nazim, anne adı Heyrat’tır. Siyasi hayatına Gençlik Kollarında Komisyon Başkanı olarak başladı. Kadıköy Belediye Meclisi Üyeliği, Kadıköy Belediye Başkanvekilliği, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Üyeliği, İstanbul İl Başkan Yardımcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Grup Başkanvekilliği, İstanbul İl Başkanlığı, Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı, İletişim-Tanıtım ve Medya ile İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı ve Parti Genel Sekreterliği görevlerinde bulundu. 24. Dönemde İstanbul Milletvekili seçildi. Orta düzeyde İngilizce bilen Tekin, evli ve 3 çocuk babasıdır.

Tezcan Karakuş Candan: Gökçek’ten geriye rejimi nasıl ortadan kaldırmak istediklerinin mekânsal izleri kaldı

Aylin Nazlıaka: Kimse Gökçek’i gönderdi diye bizden saraya selam yollamamızı beklemesin

Seyit Torun: 2019’dan sonra AKP diye bir partinin iktidar olması mümkün değil

Oğulcan Orhan: Yerel seçimlere giderken Ankara ve kent tahayyülleri

Ateş İlyas Başsoy: CHP başkasının iyisine kötüsüne bakmasın, kendi iyisini kötüsünü bilsin yeter