Cumartesi, Mayıs 21, 2022

Gigi tatilde, çocuklar ölüyor

L. Deniz Ertuğ
Deniz Ertuğ, İstanbul’da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Deniz Teknolojisi Mühendisliği Bölümü mezunudur. Mühendislik eğitiminin ardından Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde yüksek lisans yaptı. Daha sonra Atina Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde doktorasını tamamladı. Doktora sırasında Paris’te araştırmalarda bulundu. İsrail, Ortadoğu tarihi ve antisemitizmle ilgili olarak Tel Aviv Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi’nden dersler aldı. Yahudilik ve Hristiyanlık Tarihi üzerine İsrail ve ABD’deki çeşitli kuruluşlardan eğitim aldı. Yahudi mistisizmi ve Ortaçağ metafizik düşüncesi üzerine Barcelona Üniversitesi’nde öğrenim gördü. Halen Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Kültürü ve Edebiyatı yüksek lisans öğrencisidir. Şalom, Agos, Birikim gibi gazete ve dergilerde yazıları yayınlandı. Ayrıca Times of Israel’de blog yazıları yazmaktadır. Mutluluk felsefesiyle ilgili “Mutluluk İşi” isimli bir kitabı bulunmaktadır. Yoga yapmayı, resim çizmeyi, kedilerini, lego biriktirmeyi ve seyahat etmeyi seviyor.

Bu liberal arkadaşlar bol keseden sallayıp dünyanın birçok modern şehrinde canları istediği gibi gezip dolaşırken, Filistin’de sadece homoseksüel olduğu için tutuklanan, hapiste kaybolan, ölen gençler var.

Bugün epey bir süredir gözlemlediğim Avrupa’da ve Amerika’da yükselen bomboş ve sığ bir Filistin destekçiliği konusunu ele almak istiyorum.  Bu tiplerin büyük çoğunluğu Filistin’i haritada dahi gösteremeyecek kadar cahilken, iflah olmaz şekilde Filistin davasını savunuyorlar. Bunun büyük ölçüde Batı’nın genetiğine işlemiş Yahudi düşmanlığıyla ilişkili olduğunu da düşünüyorum ama bugün bundan ziyade, daha çok bu isimlerin bencilliğine değineceğim.

KİŞİSEL ŞOV

Çok değil üç sene evvel Tel Aviv’de yapılan Eurovision yarışmasında İzlandalı grup Hatari, Filistin bayrağı ile sahneye çıkmıştı. Hatta İsrailli yetkililerden de çok tepki toplamıştı. Grup, puanlamalar esnasında da yine bayrağı sallamaya devam etmişti. Ama bu şevkli arkadaşlar sonuçta BDS*’ye de yaranamadılar; zehir zemberek bir açıklama ile karşılaştılar. Acaba ne bekliyorlardı?

Politik doğruculuğa hiç girmeden söylemiş olayım. BDS’nin eleştirisinde tamamen haklı olduğunu düşünüyorum. Filistin sivil toplumunun temsilcisiyim diye ortaya çıkan bu BDS hareketi İsrail’i yok saymak, boykot etmek ve reddetmek mantığına dayanmaktadır. Sen yok saydıkları bir devlete gidip yarışmaya katılıyorsun, sonra da göz göre göre orada Filistin propagandası yapıyorsun. Bunun Filistin’e katkısı nedir tam olarak? Hiçbir katkısı yok çünkü tüm amacın kişisel şov.

Burada Hatari gibilerin anlamadığı veya anlamak istemedikleri bir nokta var. BDS zaten meşru olarak kurulmuş olan bir devleti yok sayarak bu şekilde İsrail-Filistin çatışmasını çözümsüzleştirerek buradan rant elde etmek istiyor. Senin gidip İsrail’de propaganda yapmana ihtiyacı mı var? Onun mevzi kazanması için yapacağın tek hareket İsrail’i yok saymak olacaktı, onu da sen bu müzik yarışmasında tanınmak ve para kazanmak gibi hedeflerin olduğu için yapmazsın. O zaman bu toplara niye giriyorsun kardeşim? Amaç ucuz mesajlar vermek.

FİLİSTİN’DE GAY OLMAK

Sadece Hatari değil, pek çok Batılı liberal de aynı hataya düşüyor. Bu adamlar insanları tekme tokat dövüp, linç edip, cesedini çatıdan atan, arabayla üstünden geçen insanlar. Kimi savunduğunuzun farkında mısınız?

Bugün Filistin’de açıkça homoseksüel olduğunuzu beyan etmeniz zaten mümkün değil. Ama bunu gizli saklı da yaşamanız imkânsız çünkü sonuçta öldürülüyorsunuz. Her fırsatta Yahudi devleti olmakla suçladığınız İsrail’de homoseksüellerin evlenmesi yasak değil, çocuk sahibi olmaları da. Evet, Yahudilikte Musa şeriatında homoseksüellik ölümle cezalandırılır. Buna rağmen İsrail yasalarını güncele göre düzenliyor ve dünyada farklı hayat biçimlerine saygı gösteriyor. Her sene Tel Aviv’de özgürce Onur Yürüyüşü düzenleniyor. Kimsenin kılına zarar gelmiyor.

Hatari grubundakiler Filistin’de iki dakika canlı duramayacaklarının ya farkında değiller ya umurlarında değil çünkü nasılsa hiçbir zaman oraya gitmeyeceklerini biliyorlar.

Hatari grubundakiler Filistin’de iki dakika canlı duramayacaklarının ya farkında değiller ya umurlarında değil çünkü nasılsa hiçbir zaman oraya gitmeyeceklerini biliyorlar. Bu liberal arkadaşlar bol keseden sallayıp dünyanın birçok modern şehrinde canları istediği gibi gezip dolaşırken, Filistin’de sadece homoseksüel olduğu için tutuklanan, hapiste kaybolan, ölen gençler var. Ama kimin umurunda? Tel Aviv’de İsrail’in sana verdiği hakla Filistin bayrağını salla, sonra da git hayatını yaşa.

BİR DE GİGİ VAR

Bu yazıyı tamamlamadan uzunca bir süredir sosyal medyada Filistin’in ekmeğini yiyen bir başka isme daha değinmek istiyorum: Gigi Hadid. Kendisi Filistin asıllı daha doğrusu Arap asıllı bir Amerikalı. Her fırsatta İsrail karşıtı mesajlar veren ve Filistin’i destekleyen bir imaj çiziyor. Üstelik bunlarla yetinmiyor, İslamiyet, Müslüman olmak vs. üzerine röportajlarda mesaj üstüne mesaj veriyor.

Gigi’ye “Filistinli çocuklar için gerçekten ne yaptın?” diye sorsak verecek bir cevabı yok. Ama kendi de kız kardeşi de her fırsatta Filistin meselesini gündeme getiriyor. Bunun kime faydası var? Kendilerine.

Bu Hadid’e sormak lazım. Bahsettiği ölçüde Müslümansa, acaba hayat tarzının hangi kısmı İslamiyet’e denk geliyor? Ben bunun İslamiyet sömürüsü olduğunu düşünüyorum ama hadi bunu inanç özgürlüğü deyip bir kenara bırakalım. Peki çok övdüğü ve desteklediği Filistin’e gitse, bir gün bu yaşadığı hayatı yaşaması mümkün mü? 24 saati tamamlayamaz koşarak ABD’ye döner.

Geçtiğimiz mart ayında kullandığı küpeleri Ukraynalı mülteciler için hediye eden Hadid, Filistin’e acaba ne kadar yardım yaptı? Bu zamana kadar Filistin’de bir defile yaptı mı? Herhangi bir ziyarette bulunduğunu ben görmedim. Sadece bir senede estetiğe harcadığı parayı Filistinli çocuklara harcasa bugün bambaşka bir Filistin olurdu. Ama Instagramda bol bol hikaye paylaşıyor: Filistin’i yok edemeyeceksiniz, Filistin şöyle Filistin böyle.

“Filistinli çocuklar için gerçekten ne yaptın?” diye sorsak verecek bir cevabı yok. Ama kendi de kız kardeşi de her fırsatta Filistin meselesini gündeme getiriyor. Bunun kime faydası var? Kendilerine. Nitekim Filistin’e herhangi bir somut katkısı henüz olmuş değil. Burada da yine diz boyu samimiyetsizlik ve tamamen bir kişisel şov gayesi görüyoruz.

FİLİSTİN’İ SÖMÜRMEK

Bu bahsettiğim isimler çok tipik olduğu için burada yer verdim. Yoksa bunlardan ünlü ünsüz dünya kadar var. Kimseyi küçültme veya hedef gösterme amacında değilim.

Zaman zaman benim İsrail’i daha çok desteklediğime dair eleştirilerde bulunanlar çıkıyor. Fakat burada bir kez daha tekrar etmiş olayım. Benim için mesele İsrail veya Filistin değil. Mesele prensiplerdir. Bugün İsrail hükümetlerinin yeni yerleşim yerleri oluşturma politikasını eleştirelim, İsrail’de yaşayan Filistinlilerin bir kısmına takınılan tavrı eleştirelim, zaman zaman İsrail polisinin sert müdahalelerine şahit oluyoruz; bunları eleştirelim.

Ben kendi adıma Filistinli çocukları herhalde bu bahsi geçen ünlü insanlardan daha fazla düşünüyorum. Çünkü bu çocuklar bu yönetimi hak etmiyor.

Ama Filistin yönetiminin kadınlara yaşattığı baskıyı, çocuklara terörist olma dışında bir gelecek vermemesini, her defasında barış masasına tekme atmasını, hemen her gün yeni bir şekilde terör eylemleri yapmasını, sivilleri taşlamasını, çocukları öldürmesini, zenginlerinin her geçen gün daha da zenginleştiğini, fakirlerinin de gittikçe daha fakir hale geldiğini görelim, eleştirelim. Bunlara sebep olan bu yönetimi savunmayalım. Bu halkın çaresizliğinin müsebbibi İsrail değil, Filistin yönetimidir. Bunu dürüstçe söylemedikten sonra bir çözüm bulma ihtimali yoktur.

Ben kendi adıma Filistinli çocukları herhalde bu bahsi geçen ünlü insanlardan daha fazla düşünüyorum. Çünkü bu çocuklar bu yönetimi hak etmiyor. Sağda solda beyhude yere Filistin diye bağırıp çağıran ama somut olarak hiçbir eleştiri getiremeyen bu tipler ancak BDS gibi grupların ekmeğine yağ sürüyor.

BDS de zaten çözüm istemiyor. Eleştiri istemiyor. Filistin’de bir şeyler değişsin istemiyor. Ben istiyorum. Filistinli kız çocukları da Gigi Hadid gibi istediğini giyebilsin istiyorum. İstediği mesleği seçebilsin. İstediği okulu okuyabilsin. İstediği bir adamla evlenebilsin. Hadid gibiler ise sadece kendi değirmenine su taşıyor. Çünkü tek düşünebildiği kendisi.  Bir gün İsrail’e denk bir Filistin olacaksa, bu, ancak Filistin’in kızları sayesinde olabilir. Ancak bunlar kesinlikle Hadid gibiler olmayacak.

* BDS: Boykot Tecrit ve Yaptırımlar Hareketi

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

L. Deniz Ertuğ
Deniz Ertuğ, İstanbul’da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Deniz Teknolojisi Mühendisliği Bölümü mezunudur. Mühendislik eğitiminin ardından Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde yüksek lisans yaptı. Daha sonra Atina Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde doktorasını tamamladı. Doktora sırasında Paris’te araştırmalarda bulundu. İsrail, Ortadoğu tarihi ve antisemitizmle ilgili olarak Tel Aviv Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi’nden dersler aldı. Yahudilik ve Hristiyanlık Tarihi üzerine İsrail ve ABD’deki çeşitli kuruluşlardan eğitim aldı. Yahudi mistisizmi ve Ortaçağ metafizik düşüncesi üzerine Barcelona Üniversitesi’nde öğrenim gördü. Halen Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Kültürü ve Edebiyatı yüksek lisans öğrencisidir. Şalom, Agos, Birikim gibi gazete ve dergilerde yazıları yayınlandı. Ayrıca Times of Israel’de blog yazıları yazmaktadır. Mutluluk felsefesiyle ilgili “Mutluluk İşi” isimli bir kitabı bulunmaktadır. Yoga yapmayı, resim çizmeyi, kedilerini, lego biriktirmeyi ve seyahat etmeyi seviyor.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
46,677TakipçilerTakip Et
9,354AbonelerAbone

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI