Salı, Şubat 7, 2023

Eyy Batı! Sen ne ırkçı bişeysin ya!

Derin Koçer
Derin Koçer
Britanya’da, dünyanın en prestijli danışmanlık firmalarından birinde, siyasal iletişim stratejisti olarak çalışır. King’s College London ve Alman Lisesi mezunu. Yazıları T24, Daktilo1984, Karar ve Oksijen gibi yayın organlarında yayımlanıyor.

Churchill 60 yıl önce, Hindistan’ın milli egemenliğine karşı çıkarken “Ülkenin kaderi beceriksiz erkek müsveddelerine emanet olacaktır’’ demişti. Bugün o “müsvedde”lerden biri, Rishi Sunak, partisinin liderliği için en güçlü aday.

RISHI SUNAK

Ebeveynleri Doğu Afrika’dan İngiltere’ye taşındı.

Annesi Tanzanya, babası Kenya doğumluydu. Her ikisi de İngiliz İmparatorluğu’nun çocuklarıydı.

Ayrıca her ikisi de Hindistan asıllıydı.

Kökenleri, İngilizlerin kolonileştirdiği İmparatorluk Hindistan’ına dayanıyordu.

Afrika’daki diğer kolonilere zorunlu işçi göçü yaşanınca kendilerini Doğu Afrika’da bulmuşlardı.

1960’larda İngiltere’ye taşındılar.

Biri eczacı, diğeri doktor oldu.

Göçmen olarak geldikleri ülkede, orta sınıf bir aile kurdular.

Southampton’da oğulları Rishi dünyaya geldi.

İyi okullarda eğitim aldı. Oxford’da felsefe, siyaset ve ekonomi okudu; dereceyle mezun oldu.

Fulbright bursuyla işletme yüksek lisansı yapmaya gittiği Stanford’da Hindistanlı bir kıza âşık oldu.

Akshata Murty, Hindistan’ın en zengin ailelerinden birinin kızıydı. Babası, Naryana Murthy, milyar dolarlık bir servete sahipti.

Rishi ile Akshata evlendiler. Londra’da hayata atıldılar.

Rishi, dünyanın en rekabetçi yatırım bankalarından birinde, Goldman Sachs’ta iş deneyimine zaten sahipti.

Ardından bir yatırım fonunun hem yöneticisi hem de ortağı oldu. Ve en sonunda, henüz 39 yaşındayken kurduğu fonda, 700 milyon dolarlık bir serveti kontrol etmeye başladı.

2015 yılında siyasete girdi.

İlk katıldığı seçimde Muhafazakâr Parti’den milletvekili seçildi.

Henüz 4 yıllık vekillik kariyeri olmasına rağmen Boris Johnson başbakanlığında Ekonomi Bakanı oldu.

Eşiyle beraber sahip olduğu 700 milyon pound’un üzerindeki servetiyle ülkenin gelmiş geçmiş en zengin bakanı da oldu.

İngiltere tarihinin en komplike ve radikal ekonomi politikalarından birini, İngiltere tarihinin en komplike ve radikal krizlerinden birinin ortasında, Covid pandemisinin göbeğinde uygulamaya soktu.

Pandemi süresince devlet, Sunak’ın yönetiminde, iş yerlerini işletemeyen işverenlere çalışanlarının maaşlarının yüzde 80’ini karşılayacak kadar nakit yardımı yaptı.

Programın aylık bütçesi, 14 milyar pound’du. Milyonlarca insan işini, yüzbinlerce iş veren şirketlerini bu politika sayesinde kaybetmedi.

Bütün pandemi boyunca Sunak’ın Covid’in ekonomik etkilerini azaltmak için uyguladığı politikaların toplam ederi 400 milyar pound’u geçti.

Geçtiğimiz haftalarda onun istifası, Johnson Hükümeti’nden 50’nin üzerinde bakanın ayrılmasıyla ve Boris’in de istifaya zorlanmasıyla sonuçlandı.

Sadece 60 yıl önce partisinin lideri Winston Churchill, Hindistan’ın milli egemenliğine karşı çıkarken ‘’Hintliler gücü sadece ve sadece ayağı çıplak fakirlere, serserilere ve suçlulara verecektir; ülkenin kaderi beceriksiz erkek müsveddelerine emanet olacaktır’’ demişti.

Şimdi soyu o erkek müsveddelerinden birine yaslanan Sunak, Churchill’in partisinin liderliği için yapılan seçimi kazanma ihtimali en yüksek aday.

*

SAJID JAVID

Sunak’tan önce Ekonomi Bakanı’ydı; Sunak’la beraber aynı kabinede, Sağlık’tan sorumlu hale geldi. Sadece birkaç dakika arayla verdikleri istifaları, Başbakan’ı devirdi.

Sajid, Pakistan kökenli Müslüman bir ailenin beş çocuğundan biriydi.

Kardeşlerinden biri İngiltere Polisi’nde yönetici; diğeri ülkenin en büyük süpermarket zincirlerinden birinin sahibi; biri başarılı bir yatırımcı; bir diğeri ise ülkenin en başarılı müttehitlerinden biri olacaktı.

Javid ailesi 1960’lara kadar Pakistan’ın Punjab bölgesinde çiftçilik yaptılar. 60’larda Britanya’ya göç edip, hayata baştan başladılar.

Babası, otobüs şoförüydü.

Annesinin İngilizce öğrenmesi 10 yıl sürdü.

Bristol’de bir dükkân işletmeye ve üst katındaki iki odalı dairede yaşamaya başladılar.

Sajid, okulda ‘Paki’ takmaadıyla tanınıyor; zorbalığa uğruyordu.

Margaret Thatcher’ın Muhafazakâr Britanyası’ndan etkilenmişti. Özelleştirmeleri, Financial Times gazetesinden okuyordu. Bankadan aldığı 500 pound ile yatırım yapmaya henüz 14 yaşındayken başladı.

Exeter Üniversitesi’nde siyaset ve ekonomi okudu. Muhafazakâr Parti’ye katıldı.

Hayran olduğu Thatcher’ın ülkeyi Avrupa’nın döviz mekanizmasına sokma çabalarına karşı çıktı. Euro Projesi’nin ilk adımında, Britanya Pound’unun özerkliğini savundu.

Üniversiteden sonra New York’a taşındı ve Chase Manhattan Bankası’nda işe başladı. Sadece dört yıl içinde şirketin başkan yardımcı oldu. 26 yaşındaydı.

Londra’ya geri taşındı ve Deutsche Bank’ın yönetim kuruluna girdi. Bankanın gelişmekte olan piyasalara giriş stratejisini kurguladı. Aynı zamanda Ticaret Bakanlığı’na danışmanlık vermeye başladı.

2009 yılında siyasete girmek için bankacılık kariyerini noktaladı.

2010’da Muhafazakâr Parti’den milletvekili seçildi.

Sajid Cavid ‘’İslam’dan daha güçlü gericilik yoktur’’ diyen Churchill’in Muhafazakâr Partisi’ndendi. Ama iftar açan ilk Müslüman İçişleri Bakanı oldu. 2016’da da 2019’da da parti liderliğine aday oldu. Tıpkı bugünkü gibi.

Derhal Ekonomi Bakanlığı’nın kilit yöneticilerinden biri haline geldi.

Siyasette henüz ilk yılı dolmamıştı ama Muhafazakâr yayın organları Javid’in başbakanlığa kadar yükseleceğini yazmaya başlamıştı.

Başbakan David Cameron, Javid’i kabinesine aldıktan sonra, ‘’o Asyalı ismin başına bir gün Başbakan sıfatı da eklenmeli’’ dedi.

2015’te Britanyalı Müslümanlar Ödülü’nde yılın siyasetçisi seçildi.

2014’te Kültür Bakanı, 2015’te Çalışma Bakanı, 2018’de İçişleri Bakanı, 2019’da Ekonomi Bakanı, 2021’de Sağlık Bakanı oldu.

‘’İslam bireylerin sosyal gelişmesini engeller; ondan daha güçlü bir gericilik kaynağı yoktur’’ diyen Churchill’in Muhafazakâr Partisi’ndendi. Ama iftar açan ilk Müslüman İçişleri Bakanı oldu.

2016’da da 2019’da da parti liderliğine aday oldu. Tıpkı bugünkü gibi.

Javid adaylıktan çekilse de kime destek vereceği Muhafazakâr Parti’nin çıkaracağı yeni Başbakan’ın kim olacağını belirleyebilir.

*

NADHIM ZAHAWI

Iraklı Kürt ebeveynlere doğdu. Saddam’ın Irak’ında büyüdü.

Bağdatlıydı.

Babası Hareth, Iraklı bir işadamıydı. Balshore Yatırımları’nda yöneticiydi.

Nadhim henüz 11 yaşındayken ve Saddam’ın Kürtlere karşı uyguladığı zorbalıkların önü alınamayacağı anlaşıldığında Zahawi ailesi ülkeyi terk etti. Britanya’ya taşındılar.

Nadhim ortaokula Londra’da başladı. İyi okullarda okudu. Dünyanın en iyi Kimya Mühendisliği fakültelerinden birinden, University College London’dan mezun oldu.

Nadhim Zahawi, Iraklı Kürt ebeveynlere doğdu. Saddam’ın Irak’ında büyüdü. Bağdatlıydı. Orta Doğu’da sınırları çizen, Irak’ın işgalini destekleyen Muhafazakâr Parti’nin liderliğine aday oldu.

1991’de, Körfez Savaşı’nın Kürt mağdurlarına yardımcı olmak için ‘Basit Hakikat’ kampanyasının yöneticilerinden biri oldu.

1994’te Londra’da yerel siyasete girdi; Putney bölgesinde yerel meclise seçildi.

1997’de milletvekilliği seçimini kaybetti ve iş hayatına odaklanmaya başladı.

2000’de Britanya’nın en prestijli araştırma şirketlerinden biri olacak YouGov’u, ‘Basit Hakikat’teki işarkadaşlarıyla beraber kurdular.

2005’te şirketin CEO’su oldu. Milletvekili seçilene kadar görevini sürdürdü.

2010’da Muhafazakâr Parti’den Meclis’e girdi. Milletvekili oldu.

2013’te Muhafazakâr Hükümet’in politika üretim ekibine dahil oldu. Devletin postacılık şirketinin özelleştirilmesinden sorumluydu.

2018’de Eğitim Bakanlığı’nda yönetici oldu.

2020’de Çalışma Bakanlığı’na geçti.

2020 Kasım’da ise Britanya’nın aşı dağıtımından sorumlu bakan oldu. Onun gözetiminde Britanya, Avrupa’da halkını en hızlı aşılayan devlet oldu. Dünyada ise İsrail’in ardından ikinciydiler. Böylece siyasette adı bilinir hale geldi.

2021’de Eğitim Bakanı oldu.

Geçtiğimiz haftalarda Sunak ve Javid’in istifalarıyla Hükümet çalışamaz hale geldiğinde Zahawi Ekonomi’nin başına geçirildi. Henüz görevde 24 saati dolmadan Johnson’ın istifasını istedi.

Orta Doğu’da sınırları çizen, Irak’ın işgalini destekleyen Muhafazakâr Parti’nin liderliğine aday oldu.

*

KEMİ BADENOCH

Nijerya göçmeni bir ailenin kızı.

Dedesi, Afrika’da Hristiyan misyoneri olarak çalışmış bir Nijeryalı.

Babası bir doktor, annesi ise bir fizyoloji profesörü.

Annesinin işi dolayısıyla Kemi’nin çocukluğu, Nijerya’nın Lagos kentinde geçti. 16 yaşına geldiğinde Nijerya’da siyasi çatışmalar ailesinin güvenliğini tehdit etmeye başlayınca Kemi annesinin bir arkadaşının yanına Londra’ya geri yollandı.

Liseyi McDonald’s’da yarı-zamanlı çalışarak bitirdi.

Bilgisayar Mühendisliği ve Hukuk eğitimi aldı.

Bilişim teknolojileri sektöründe, finans sektöründe ve medyada bilgisayar mühendisi olarak çalıştı.

Kemi Badenoch göçmen bir ailenin kızı. Çocukluğu Nijerya’da geçti. Liseyi McDonald’s’da çalışarak bitirdi. Köle tüccarlığı yapmış insanların heykellerinin yıkılmamasını isteyen Muhafazakâr Parti’nin en popüler adaylarından biri şimdi.

2005 yılında Muhafazakâr Parti’ye üye oldu ve Londra’da yerel siyasete atıldı.

Kent parlamentosuna aday oldu. Parti listesinde beşinci sıraya kondu; kazanamadı.

Ama yerel Meclis’teki bir Muhafazakâr vekil, Parlamento’ya seçilince Kemi onun sandalyesine atandı.

2017 genel seçimlerindeyse o da Parlamento’ya girdi.

Theresa May liderliğinde Parti’de yönetici pozisyona atandı. Adaylardan sorumlu oldu.

2019’da Aile Bakanlığı’nda yönetici oldu.

2020’de Ekonomi Bakanlığı’nda yönetici oldu. Parlamento’da yaptığı bir konuşmada ırkçılıkla mücadele etmek için Batı’daki bütün kurumların ırkçı altyapılara sahip olduğunu söylemenin ve polise karşı kampanya yürütmenin karşısında durdu.

2021’de Eşitlik, İskân ve Yerel Yönetimler’den sorumlu bakan oldu.

Geçtiğimiz haftalarda istifa eden 50 bakandan biriydi. Johnson’ın parti liderliğini bırakmasının ardından genel başkanlığa adaylığını açıkladı.

Köle tüccarlığı yapmış insanların heykellerinin yıkılmamasını isteyen Muhafazakâr Parti’nin en popüler dört lider adayından biri şimdi.

*

SUELLA BRAVERMAN

Ebeveynleri Hindistan kökenli.

Babası Kenya’dan, annesi Morityus’tan Britanya’ya göç etmiş. Biri iskân işinde çalışmış, diğeri ise hemşire. Her ikisi de, Suella gibi, Budist.

Kendisini bir ‘’İmparatorluk Çocuğu’’ olarak tanımlıyor. Britanya İmparatorluğu’nun ‘dünyayı daha iyi bir yer’ yaptığını savunuyor.

Göçmen nüfusun yoğun olduğu Wembley’de büyüdü. Cambridge’de Hukuk okudu. Üniversite’nin Muhafazakârlar Kulübü’nün başındaydı.

Avukat oldu. Göç Hukuku’nda uzmanlaştı. Adalet Bakanlığı’na bu konuda danışmanlık vermeye başladı.

2005’te, henüz 25 yaşındayken, Muhafazakâr Parti’den milletvekilli olup seçimi kaybetti.

2012’de Londra yerel Meclisine aday oldu; kaybetti.

2015’te ise aday olduğu bölgede oyların yüzde 56’sını alarak Meclis’e girdi.

Suella Braverman’ın babası Kenya’dan, annesi Morityus’tan Britanya’ya göç etmiş. Biri iskân işinde çalışmış, diğeri ise hemşire. Braverman kendisini inançlı bir Budist olarak tanımlıyor. Şimdi Muhafazakâr Parti’nin liderliğine aday…

Braverman her ay Londra Budizm Merkezi’ne gidiyor ve kendisini inançlı bir Budist olarak tanımlıyor. Göreve yeminini de Buda’nın sözlerinden oluşan Dhammapada’ya el basarak etti.

Parlamento’da eğitim alanında çalıştı. Eğitim Bakanlığı için politikalar hazırladı.

2018’de Britanya’nın Avrupa Birliği’nden çıkış sürecini yöneten Brexit Bakanlığı’nda yönetici oldu.

2020’de Adalet Bakanlığına getirildi.

Geçtiğimiz haftalarda Johnson’ın istifasını isteyen bakanlardan biriydi.

Şimdiyse Muhafazakâr Parti’nin liderliğine aday.

*

Britanya’nın ‘azınlık’ halklarından gelen bu beş Muhafazakâr siyasetçi, Britanya’nın bir sonraki başbakanı olacak on adayın içindeydi.

Üçü son altıya kaldı. İçlerinden biri başbakan olacak.

Ama, şüphesiz, kendine ‘muhafazakâr’ diyen bir partinin böylesine çoğulcu bir seçim düzenlemesi tarihi bir sembol de olacak.

Bu Türkiye için de önemli.

Türkiye’nin hakikatle yüzleşmesi için.

Çünkü…

Britanya’nın ‘azınlık’ halklarından gelen bu beş Muhafazakâr siyasetçiden üçü başbakan olabilir. Batı günahkâr mıdır? Muhakkak öyle. Ama Tükiye’de parmaklarıyla “şeytan” Batı’yı gösterenler komik. Üstelik güldürmüyorlar.

11 Ocak 2020’de Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘’İnsan hakları ve demokrasi konusunda dünyaya ders veren ülkelerin bugün İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığında başı çektiğini görüyoruz’’ dedi.

28 Ocak 2021’de ise ‘’Batı’nın ırkçı yüzü kendini belli ediyor’’ diyordu. Batı, ‘ayrımcı, barbar ve vandal’ idi.

27 Nisan 2022’deki bir konuşmadaysa Batı’yı ‘geçmişte yaşanan acılardan ders almamak’la suçladı; ‘’dünyada ırkçılık yeniden yükseliyor’’ dedi.

Örnekler daha çok. Üstelik sadece Cumhurbaşkanı’ndan da değil.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın kitabı ‘Barbar, Modern, Medeni’yi okuyan da Batı’da şeytan arama alışkanlığının entelektüel düzeyde neye denk düştüğünü görebilir.

Batı günahkâr mıdır?

Muhakkak öyle.

Ama Türkiye’de demokrasi, hukuk ve insan haklarını freni boşalmış kamyon gibi yokuş aşağı sürenlerin işaret parmaklarıyla ‘şeytanı’ Batı’da göstermeleri en hafif tabirle komik.

Üstelik güldürmüyor.

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Derin Koçer
Derin Koçer
Britanya’da, dünyanın en prestijli danışmanlık firmalarından birinde, siyasal iletişim stratejisti olarak çalışır. King’s College London ve Alman Lisesi mezunu. Yazıları T24, Daktilo1984, Karar ve Oksijen gibi yayın organlarında yayımlanıyor.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
54,130TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI