Eski AKP’li Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay; “KHK’lar ileride Türkiye’nin hukuk ve demokrasi tarihine sanırım ‘hukuksuzluğun simgesi’ olarak geçecek. 27 Mayıs’ın 147’ler olayı, 12 Eylül’ün 1402’likler uygulaması gibi” dedi.

Yeni Asya gazetesinden Ülker Yılmaz Caba’nın sorularını yanıtlayan Ertuğrul Günay, “Artık işin darbe soruşturmasının boyutlarını aştığını, her muhalif görüşü susturmaya yönelik bir baskıya dönüştüğünü ortaya seriyor” dedi.

Günay’ın açıklamaları şöyle:

-KHK’lar ileride Türkiye’nin hukuk ve demokrasi tarihine sanırım “hukuksuzluğun simgesi” olarak geçecek; 27 Mayıs’ın 147’ler olayı, 12 Eylül’ün 1402’likler uygulaması gibi. Tabiî sayısal ve manevî boyutları onları yüzlerce kez aşmış olarak. Bugün bu toptancı düzenlemelerin büyük mağduriyetler oluşturduğu iktidar partisi içinde de biliniyor ve bazı vicdan sahipleri tarafından dile getiriliyor. Bu haksızlıkların ayıklanması için kurulan komisyonun sorunu çözmeye yeteceğini sanmıyorum. Oysa, suçlunun cezasını çekmesi ne kadar adaletin gereği ise, suçsuzların mağduriyetinin bir an önce giderilmesi de o kadar adaletin emridir.

-15 Temmuz darbe girişimi sonrası, bu girişime katılanlar ve destekleyenlerle sınırlı kalması beklenen soruşturma ve yargılama işlemleri, haksız ve kaygı verici boyutlara ulaştı. Bu tür olağanüstü dönemlerde, ilk günlerde bazı yanlış işlemlerin yapılması kaçınılmaz sayılabilir. Ama üzerinden aylar geçmişken ve artık ülkenin olağan günlere dönmesi beklenirken, hâlâ bu tür olayların vuku bulmasının mazereti olamaz. Hele bu soruşturma ve tutuklamaların basın dünyasına uzanması, sadece gazetecilik görevini yapan insanların, kamu vicdanını yaralayan gerekçelerle tutuklanmaları, artık işin darbe soruşturmasının boyutlarını aştığını, her muhalif görüşü susturmaya yönelik bir baskıya dönüştüğünü ortaya seriyor.