Geçen hafta “Her Yol Tüzük Kurultayına Çıkar” isimli bir yazı kaleme almıştım. 36. Kurultay sonrası toplumda çok heyecanlı ve coşkulu bir karşılama olabilmesi için yeni MYK’nın değişimin habercisi olması gerektiğini ve tam da bu noktada değişime tüzük kurultayı ile başlamanın en doğrusu olacağını bir önceki yazımda belirtmiştim. Gelecekte oluşturulacak yeni stratejiler için de tüzük kurultayının önemli bir adım olacağını düşünmüştüm.

Bu hafta ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mart ayında tüzük kurultayının 9-10 Mart tarihlerinde toplanması için çağrı yaptı. Kurultayda, tüzük değişikliği ve kurultay yönetmeliği ele alınacak. Değişimin ancak içeriden açılabilen bir kapı şeklinde olması gerektiğini ve değişiminin işaretlerini en baştan beri Sayın Kılıçdaroğlu’nun verdiğini fakat çeşitli nedenlerden dolayı bugünlere ertelendiğini düşünüyorum. Bu hamleyi en az “Adalet” yürüyüşü kadar önemli bir hamle olarak görüyorum.

Geçen haftaki yazımda özellikle “Dünyayı değiştiremiyorsan, dünyanı değiştirirsin” ya da “Rüzgarın yönünü değiştiremiyorsanız, yelkenlerinizi değiştirin” sözlerine atıf yaparak, özellikle mevcut delege yapısı ve tüzük ile birlikte değişen yeni hedeflerin tutturulmasının zor olacağını ve partideki bu yapısal sorunları çözmeden de 2019 seçimlerine gidilmesinin büyük bir hata olabileceğini belirterek, yerelde, genelde değişimin başarı getireceğini ve bunun anahtarının ise yeni tüzük olabileceğine değinmiştim.

Tüzük ve Yöntem:

Tüzük kurultayına giderken ilk olarak izlenecek yöntem belirlenmelidir. Belli bir program şeklinde aşama aşama gidilmesi gerekiyor. Bu konunun MYK tarafından ayrıntılı bir şekilde planlamasının yapılacağına inanmakla birlikte kendi önerilerimi de sıralamak isterim. Tüzük kurultayının nasıl olması gerektiği konusundaki yöntemsel açılımın ilgili disiplinlerce yapılması gerekiyor. Bunun ise belli bir program şeklinde oluşturulması gerekiyor. Bunun taçlandırılması/sunumu aşamasında tanıtımının ise iyi bir şekilde yapılması gerekiyor. Bu konuda katılımcı bir yaklaşım ortaya koyarken bunun çalıştaylarla taslağının oluşturulması ve bu taslağın illerde tartışılıp son şeklinin 9-10 Martta sunulması gerekiyor.

Yeni Tüzük ve Heyecan

Türkiye Cumhuriyeti tarihsel mirası gereği farklı kültürlere, dillere, dinlere ve mezheplere mensup olan yurttaşlarımızın ortak iradesiyle kurulmuştur. 21. yüzyıl Türkiyesi’nin inşası şeklinde bir ana akım kurulmasının yol haritasının çizilmesi gerekiyor. Liderlerin değil, ilkelerin, barışın, özgürlüğün, demokrasinin ve adaletin önemli olduğu bir Türkiye Cumhuriyeti birlikteliğinin temellerin atıldığı bir platforma da dönüştürülmeli.

CHP tüzük kurultayı ile birlikte, Türkiye’nin büyük değişim ve dönüşüm gücüne inanan, Türkiye’yi yönetme, bilginin aydınlığında değiştirme, dönüştürme ve zenginleştirme iddiasına sahip bir siyasal parti haline geldiği algısı ve heyecanını yaratabilmelidir.

İlk Olarak

Tüzük çalışmalarını yürütürken özellikle zaman kısıtından dolayı yeni süreçler ve partide en fazla yaşanan sorunların belirlenmesi gerekebilir ve özellikle ilk olarak bu konular üzerinde durulması gündeme gelebilir. Bu konuda, beklide tüzüğün geneli değil de belli bir bölümü üzerin de tartışmalar yapılabilir. İlk olarak, Türkiye ölçeğinde üyelerden hatta tüm kesimleri kapsayan bir anket ön çalışması ile işe başlanmalıdır.