Erdoğan’ın Boğaziçi Köprüsü’nde (solda), Meclis’te (ortada) ve Saray’da (sağda) konuştu.

AKP’nin 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü etkinliklerine Tayyip Erdoğan’ın konuşmaları damga vurdu. Erdoğan, İstanbul’da Boğaziçi Köprüsü’nde, Ankara’da Meclis’te ve Saray’da yaptığı konuşmalarda büyük ölçüde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı; “kontrollü darbe” iddialarını eleştiren sözlerinin hemen ardından OHAL’in bir kez daha uzatılacağına yönelik belirterek yeni operasyonların sinyalini verdi. İstanbul’daki konuşmasında “Terör örgütlerinin arkalarında kimlerin olduğunu çok iyi biliyoruz” diyen Erdoğan’ın, devamında “Önce bu hainlerin kafasını kopartacağız” ifadesini kullanması dikkat çekti. Kürsü önünden yükselen “idam isteriz” tezahüratlarına “Parlamentoya geldiği anda parlamento bu konuda kararını vermesi hâlinde bana geldiğinde ben de bunu onaylarım” şeklinde karşılık veren Erdoğan ayrıca, “FETÖ sanıklarını, Guantanamo’da olduğu gibi tek tip elbise ile” çıkaracaklarını söyledi.

AKP’nin 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü etkinliklerine Tayyip Erdoğan’ın konuşmaları damga vurdu. Erdoğan, İstanbul’da Boğaziçi Köprüsü’nde, Ankara’da Meclis’te ve Saray’da yaptığı konuşmalarda büyük ölçüde CHP lideri Kılıçdaroğlu ve Adalet Yürüyüşü’nü hedef aldı. CHP’nin “kontrollü darbe” iddialarını eleştiren sözlerinin hemen ardından OHAL’in 17 Temmuz’daki MGK’da bir kez daha uzatılacağını belirterek yeni operasyonların sinyalini verdi.

İstanbul’daki konuşmasında, “FETÖ’nün sadece FETÖ olmadığını, PKK olmadığını, DEAŞ’ın sadece DEAŞ olmadığını, diğer terör örgütlerinin sadece görünen yüzlerinden ibaret olmadığını çok iyi biliyoruz. Arkalarında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz. Ama şu da bir gerçek ki piyonları ezip geçmeden kaleleri, filleri, atları, veziri alamaz, şahı da mat edemeyiz” diyen Erdoğan’ın, devamında “Onun için önce bu hainlerin kafasını kopartacağız” ifadesi dikkat çekti.

Hem İstanbul hem de Ankara’da konuşmalarında, kalabalığın “idam isteriz” tezahüratlarına “Parlementonun bu konuda kararını vermesi hâlinde bana geldiğinde ben de bunu onaylarım” şeklinde karşılık veren Erdoğan, “FETÖ sanıklarını, Guantanamo’da olduğu gibi tek tip elbise ile” mahkemeye çıkaracaklarını söyledi.

Erdoğan’ın konuşmalarında öne çıkanlar şöyle:

“BU HAİNLERİN KAFASINI KOPARTACAĞIZ”

“15 Temmuz darbe girişimi milletimize yönelik ilk saldırı değildir, son saldırı da olmayacaktır. Terör örgütlerini piyon olarak kullananların asırlık kuyruk acılarının çok iyi farkındayız. FETÖ’nün sadece FETÖ olmadığını, PKK olmadığını, DEAŞ’ın sadece DEAŞ olmadığını, diğer terör örgütlerinin sadece görünen yüzlerinden ibaret olmadığını çok iyi biliyoruz. Arkalarında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz. Ama şu da bir gerçek ki piyonları ezip geçmeden kaleleri, filleri, atları, veziri alamaz, şahı da mat edemeyiz. Onun için önce bu hainlerin kafasını kopartacağız. (İstanbul’daki konuşmasından.)”

“PARLAMENTONDAN GEÇERSE İDAMI ONAYLARIM”

“[Kürsü önünden yükselen “idam” tezahüratları üzerine:] Parlamentoya geldiği anda parlamento bu konuda kararını vermesi hâlinde bana geldiğinde ben de bunu onaylarım. Çünkü şehit ailelerinin evine gittiğimde, gazilerimizi evlerinde ziyaret ettiğimde, evet ateş düştüğü yeri yakıyor. Efendim, şu söyle diyor, bu böyle diyor: Arkadaş, git önce o ailelere sor bakalım, onlar ne diyor? Can yanmıyor, onların canı yanmadığı için rahat konuşuyorlar. Karşımızdaki örgütler gördüğümüz yapılarından ibaret olmayabilir. Ancak şunu da bilsinler: Türkiye de göründüğünden ibaret değildir. Bizim arkamızda da binlerce yıllık devlet geleneğimiz var, bunu da böyle bilmeleri lazım. (İstanbul’daki konuşmasından.)

Burada bizim devletimizi yıkmaya teşebbüs ediyorlar. 250 şehidimiz var. 2193 gazimiz var. Biz bu kararı verirken George’a mı soracağız, Hans’a mı soracağız? Evet, şu anda parlamenter hukuk sistemi içerisinde, parlamentomuz var, parlamentomuzdan gelir geçerse, bana geldiği zaman ben de bunu onaylarım. Bu kadar açık söylüyorum. (Ankara’da Saray’daki konuşmasından…)”

 “KILIÇDAROĞLU DARBECİLERLE GÖRÜŞTÜ”

“O gece 23.15, Atatürk Havalimanına iniyor ve benim İstanbul Havalimanında on binlerce kardeşim orada. Tanklar VİP’in önünde ve geliyor bu tanklar orada duruyor ya, dışarı çıkamıyor bu beyefendi. Önce korkuyor ve gidiyorlar görüşüyorlar, görüşmeyi yaptıktan sonra tankların koruması altında bu Kılıçdaroğlu denilen zat oradan çıkıp Bakırköy Belediyesi’ne gidiyor. (İstanbul’daki konuşmasından.)

Fakat Yenikapı ruhundan da hiçbir şey alamamış ki, ne dedi? ‘Kontrollü darbedir’ dedi. Yahu insan utanır utanır, bu 250 şehidimize saygısızlıktır hakarettir, 2 bin 193 gazimize saygısızlıktır hakarettir, bu millete saygısızlıktır hakarettir; bunu nasıl söylüyorsun? Bu millet senin gibi ürkek, korkak değil. Bu milletin yüreği var yüreği, o sende yok. Bu mücadele ödleklerin mücadelesi değildir, vandalların mücadelesi değildir (…) 15 Temmuz gecesi Meclis’te aslanlar gibi darbecilere karşı duran, gerçekten ülkesinin, milletinin, demokrasinin safında yer alan CHP’lileri tenzih ederek söylüyorum: 15 Temmuz ‘kontrollü bir darbe’ değildi; ama CHP’nin başındaki bu zat, kesinlikle kontrollü bir şekilde oraya getirilmiştir ve ilk günden beri de kendisini oraya oturtanlara sadakatle hizmetini sürdürmektedir. (İstanbul’daki konuşmasından.)”

“OHAL’İ UZATIYORUZ”

“Kimseyi aldatmayalım. Bu olaya kontrollü darbe demek gerçekten bir nasipsizliktir. Bu olaya kontrollü darbe demek nasipsizliğin ötesinde vurdumduymazlıktır. Siz bu milleti ne zannediyorsunuz? Nasıl kalkar da buna kontrollü darbe dersiniz? Ha siz yoksa bu sürecin hala böyle devam etmesini mi istiyorsunuz? Kusura bakma. Olağanüstü hal, pazartesi günü Milli Güvenlik Kurulu gündemine gelecek, konuşacağız ve hükümetimize tavsiye kararını alacağız. (Ankara’da Meclis’teki konuşmasından.)

Kontrollü darbe iftirasıyla 15 Temmuz’u gölgelemenin, o gece verilen mücadeleye çamur atmanın çabası içindeler. Evet, VİP’te tanklar orada dururken pazarlıklar bitiyor, tanklar çekiliyor ve beyefendi Bakırköy Belediyesi’nde misafir ediliyor. Kontrollü darbe… Olağanüstü hal… Ne olacaktı? İstedikleri gibi yine at oynatmaya devam mı edeceklerdi? İnşallah yarın Milli Güvenlik Kurulu toplantımız var. Bu konuyu görüşeceğiz. Hükümetimize, olağanüstü halin tekrar uzatılmasının teklifini yapacağız. (Ankara’da Saray’daki konuşmasından.)”

“TERÖRİSTLERLE SÖZDE ADALET YÜRÜYÜŞÜ YAPIYOR”

Sözde Adalet Yürüyüşü yapıyor. Sözde adalet. Niçin? Bizim Hatay’da Türkmen kardeşlerimize gönderdiğimiz yardımların ne yazık ki FETO’cular tarafından önünün kesilerek, MİT TIR’ları FETO’cu savcıların talimatıyla önleri kesiliyor ve ondan sonra sandıklarda ne var ne yok bunlara da bakıyorlar. Bunlara bakma yetkisi de yok ama anında ‘ben yaptım oldu’ dediler, bu işi de yaptılar. Şimdi içeride. Şimdi içeride ve bu hesabı verecekler, bu işin lamı cimi yok.

Türk milletinin hala varlık yokluk mücadelesi verdiği bir dönemde, teröristlerle sözde Adalet Yürüyüşü yapıyor. Terör örgütünün desteklediği kişilerle beraber kol kola. “Hastaymış, belediye başkanıymış ama hasta olduğu için çıkarmakta fayda var” denilen kişi yahu hasta adam çıktı şimdi nasıl yürüyor bu adam? Bu yolları nasıl yürüyor? Yani biz bir sokulduğumuz delikten bir daha sokulamayız. Hassas olacağız. Bunlar hasta filan falan değil. Hepsi yalan. Türkiye düşmanlarıyla, Pennsylvania’yla aynı dili kullanarak kendilerine saf seçenleri asla affetmeyeceğiz. (Ankara’da Saray’daki konuşmasından.”

 “FETÖ’CÜLERİ TEK TİP ELBİSE İLE MAHKEMEYE ÇIKARALIM”

“Bu ülkeye ihanet eden hiçbir hainin cezasız kalmayacağından emin olunuz. Kendisine hizmet edeni başının üstünde taşıyan bu millet, ihanet edenin başını ezmekte de asla tereddüt etmez (…) FETÖ yapılanması içinde yer alan diğer kişilerin durumları da büyük ölçüde aynıdır. Demek ki bunlar gaflet hâliyle değil taammüden, kasten ülkemizi sırtından hançerlemek istediler. Türk milleti aman dileyene ne kadar merhametliyse, ihanetinde ısrar edene de o kadar şedittir. O hainlerin kapatıldıkları cezaevlerinin duvarları arkasında çürüyüp giderken bunları düşünecek çok zamanları olacak. Şu anda iyi günleri, geçen gün Sayın Başbakanımızla da konuştum, artık bunlar mahkemeye çıkarken Guantanamo’da olduğu gibi bunları da tek tip elbiseyle çıkaralım. (İstanbul’daki konuşmasından.)

Şu anda yargıda bakıyorsunuz keyif yerinde. Orada, o mağdur, mazlum şehitlerimizin ailelerine karşı adeta caka satıyorlar. Ben bugün söyledim. Sayın Başbakan burada, Adalet Bakanı da burada. Diyorum ki bunlara [FETÖ sanıklarına] artık Guantanamo’da olduğu gibi özel elbise giydirip, mahkemeye de böyle gelmeleri lazım. Böyle grand tuvalet mahkemeye gelmek gibi bir şey olmaz ya. Çünkü o mağdur, o mazlum kardeşlerimizin hakkını almamız lazım. (Ankara’da Saray’daki konuşmasından.)”