İstanbul’daki Kut’ül Amare töreninde açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan "Ders kitaplarında medeniyetimizin 1919’dan başlatılmasını kabul etmiyorum" dedi.

İstanbul’da düzenlenen Kut’ül Amare etkinliğinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ders kitaplarındaki tarih anlayışında milletimizin, medeniyetimizin, neredeyse 1919 yılından sonra başlatan bir anlayışı kabul etmiyorum" diye konuştu.

Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

Gazi olan şehit olan tüm askerlerimizi rahmetle anıyorum. Şair diyor ya "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğruna ölen varsa vatandır." Anadolu evlatları vatanın her karışını kanıyla yoğururdu.

Terörle mücadelede şehit olan tüm askerlerimize rahmet, gazilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Tüm medeniyetlerin gözbebeği Anadolu’yu bunca yıldır muhafaza edebilmemizin gerisinde büyük bir millet vardır.

Millet olarak temsil ettiğimiz bu geniş algının arkasındakileri çok iyi idrak etmek zorundayız. Ders kitaplarındaki tarih anlayışında milletimizin, medeniyetimizin, neredeyse 1919 yılından sonra başlatan bir anlayışı kabul etmiyorum. Bizim ordumuz sadece muazzaf ordu değildir. Bir de mobil ordumuz vardır bu da milletimizdir. Kurtuluş savaşı bir milletin ayağa kalkışı ve şahlanışıdır.

Böyle bir milletin tarihindeki zenginlikleri anlatmaya değil kitaplar, kütüphaneler bile yetmez. Biz ne yapmışız, kendi tarihimizi gömmeye çalışmışız.

Kut’ül Amare Zaferi bunun en çarpıcı örneğidir. Bizim okullarda okutulan tarih kitaplarında Çanakkale Savaşı biraz işlenir. Ama bunun dışındaki olaylar görmezden gelinmiştir. Biz resmi tarihimizi yıllarca İngilizlerin istediği şekilde düzenlemişiz.

Tarihimizi yeni nesillere anlatmakta eksikliğimiz olduğunu kabul ediyorum. Kültür alanında istediğimiz gelişmeyi maalesef sağlayamadık. Şimdiki hükümet bu açığı kapatacaktır.

Lütfi Kırdar Kongre Sarayı’ndaki törende konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasından satırbaşları ise şöyle:

Davutoğlu: Kut’ül Amare’de kazanılan sıradan bir savaş değildir

O günün zorbaları bugün bu topraklara yeniden musallat oldu. Kut’ül Amare’de yenilenler, Osmanlı’yı nasıl parçalarız diye plan yürüttüler. Bu sıradan bir kazanılan bir savaş değildir. Türk sebatı İngiliz inadını kırmıştır. Düşmanının bile necip dediği bir millete ait olmak ne büyük şereftir. Dün savaş şartlarında esirlere nasıl davranmışsak bugün de ayrım yapmadan savaştan kaçanlara öyle sahip çıkıyoruz. Çünkü bizi şehitlerimiz birbirimize bağlıyor. Bizim sadece geçmişimiz değil, geleceğimiz de birdir.