Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Resulayn ve Tel Abyad arasında 1 milyon kişiyi iskan edebileceğimiz bölge için çalışmalara başladık” dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ‘İslami terör’ ifadesine tepki gösteren Erdoğan, “Kendisine kaç kere söyledim. İslam’ın anlamı barıştır. Karşımızda susuyor NATO zirvesinde aynı ifadeleri kullanıyor. Paris’te sarı yelekliler çıktı ortaya. Hadi çöz bakalım, durdur bakalım. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste” dedi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İstanbul’da gerçekleşen İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’nde konuşma gerçekleştirdi.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Kadının ve çocuğun uğradığı ruhsal ve fiziksel şiddet sorununu bitirmeden, güçlü aile yapısını inşa edemeyiz. Hep birlikte bu konuda bir seferberlik başlatmalı, “Yaradılanı severiz yaradandan ötürü” anlayışıyla huzurlu bir toplum hedefimize süratle ulaşmalıyız.

Kendi aramızda kuracağımız güçlü işbirliği ve tecrübe paylaşımıyla, bu sıkıntının üstesinden çok daha rahat gelebileceğimize inanıyorum. Toplantımızda, bu konuda somut kararların alınacağını öğrenmekten memnuniyet duyuyorum.

‘DURDURMA ŞANSINA SAHİBİZ’

İslam ülkeleri olarak en önemli zenginliğimiz yeraltı kaynaklarından ziyade genç nüfusumuzdur.

Daha da güçlendireceğimiz aile yapımız, sağlam eğitim sistemimiz ve güçlü sosyal dayanışma mekanizmalarımızla, geleceğimizi gönül rahatlığıyla emanet edeceğimiz bir gençlik yetiştirebiliriz. Batı kaynaklı tehditlere karşı, çocuklara, kadınlara, yaşlılara ve engellilere ne kadar iyi sahip çıkarsak, aile yapımızı o derece korumuş oluruz.

Sosyal medya ve televizyon gibi iletişim araçlarının Batı kaynaklı içeriklerinin yaygınlaşmasıyla ortaya çıkan erozyona karşı teyakkuz halinde bulunmalıyız. Sınırlarımızı korurken zihinlerimizin teslim alınmasına yola açacak her türlü boşluğu, her türlü gafleti, her türlü çatlağı süratle doldurmalıyız. Bu konuda hiç de iyi imtihan veremediğimizi itiraf etmek durumundayız. Ama kötü gidişi durdurma şansına hala sahibiz. Hep birlikte neler yapabileceğimizi konuşmalı, anlaşmalı ve süratle uygulamaya geçirmeliyiz. “