AK Parti'de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dan sonra en etkili isim olan Mustafa Elitaş, Ekonomi gazetesinin Ankara Bürosu’nu ziyaret ederek, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

AK Partili seçmenlerin büyük bir kısmının CHP ile yapılan görüşmeleri ‘olumlu bulduğunu’ ancak. MHP'lilerin bundan memnun kalmadığını söyleyen Elitaş, ekonomik programlarının da ‘iyi gittiğini’ savunarak ‘sabır’ istedi.

Kamuoyuna yansıyan vergi paketi hakkındaki taslağın nasıl yayıldığını bilmediğini savunan Elitaş, şunları söyledi: “Bu taslak nereden verildi, nasıl verildi bilmiyorum ama iyi bir şey oldu. Vatandaş bize bir şey söyler, her kesim görüşleri dile getirir. Biz de bunları süzgecimizden geçiririz. Yetkili arkadaşlarımızla, ilgili arkadaşlarımızla değerlendiririz. Ve sonuca ulaştırırız.”

EYT eleştirisi

Elitaş’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ‘EYT’nin muhalefetin baskısıyla kabul edildiğine’ ilişkin sözleri de soruldu. Elitaş, seçim döneminde hem kendisinin hem de Erdoğan’ın övünerek oy topladığı EYT’yi bu kez eleştirdi:

“Şu bir gerçek; bu senenin sonunda 750 milyar lira civarında bir maliyet ortaya çıkacak. Ortalama kurdan baktığımızda Türkiye bütçesine maliyeti 30 milyar dolar civarında bir rakam. Depremin toplam maliyeti 104 milyar dolar. Bu 104 milyar dolar, ekonomik kayıplarla birlikte maliyet. Herhalde 60-70 milyar dolar kısmı imalat. Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 13’ünü temsil eden bir bölgede ortaya çıkan bir hasar var. Bugün biz EYT ile ilgili 2024 yılında depremin maliyetinin 3’te 1’ini harcamış olduk. Ve emekli olan o insanlar şimdi ‘İş arıyoruz’ diyorlar. Hatırlarsınız; EYT’den 2023 yılında yaklaşık 2 milyon kişi emekli olacak. ‘Bu 2 milyon kişinin emekli olmasının sistemde ve ekonomide ne kadar hasar getireceğini lütfen ekonomist arkadaşlar iyi değerlendirsin’ dedik. Onun üzerine oturduk, konuştuk, dedik ki ‘EYT’den emekli olanlar bir ay içerisinde aynı kuruma müracaat ettikleri takdirde yüzde 5 sigorta priminden indirim sağlayalım teşvik edelim’ dedik. Bir kısmı ‘Yok’ dedi, ‘Olmaz’ dedi. Bir kısmı da aynı şekilde devam etti. Ama ‘Olmaz’ diyenler şimdi ‘Para yetmiyor, ben tekrar işe girmek istiyorum’ diyor. Öyle tahmin ediyor ki; ortalama yaşları 45 civarında. 45 civarında bir yaş içinde olan arkadaşları da aynı işletme geri almayabiliyor. Çünkü onda herhalde kıdem tazminatıyla ilgili belki bir sıkıntı çıkabilir. Ondan dolayı devam ettirmeyebilirler.”

MHP’liler ‘normalleşmeyi’ sevmemiş

AK Partili seçmenlerin Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in görüşmesiyle başlatılan ‘normalleşme’ sürecine olumlu bulduğunu söyleyen AK Partili kurmay, MHP’lilerin ise memnun olmadığını vurguladı: “Demek ki yumuşama denilen şey, siyasetin kendi kuralları içine girmesidir. Milletin özlem duyduğu budur. AK Partili seçmenlerin büyük bir kısmı, CHP'yle AK Parti'nin görüşmesini çok olumlu buluyor. Geçtiğimiz günlerde bir araştırma şirketi getirdi; Sayın Bahçeli'yle Sayın Özgür Özel'in görüşmelerini MHP'liler de çok olumlu buluyor. İşin enteresan tarafı CHP'liler daha az olumlu buluyor. Niye öyle olduğunu da tam bilemiyorum, onu kendileri değerlendirirler. Biz ülkeyi idare eden bir siyasi parti olmamız hasebiyle kim olursa olsun, iktidarların en büyük görevi uhuletle (basit) ve suhuletle (nazik-yumuşak) bu işi götürebilmektir.”

Akşener'den gece yarısı yalanlama: Oyum İYİ Parti'ye Akşener'den gece yarısı yalanlama: Oyum İYİ Parti'ye

‘Özel’e katılıyorum’

Özgür Özel’in, "Siyasetin konuşmadığı, el sıkışmadığı yerde, başka odaklar el ovuşturmaya başlıyor" ifadelerine katıldığını söyleyen Elitaş, şunları kaydetti:

“Doğru, o söyleme ben de katılıyorum. Ben onu hep tarif ediyorum. Arkadaşlara da sık sık söylerim. Ne zaman ki; Türkiye iyi bir yolda, iyi bir adım attı, kötü niyetliler ortaya çıkıyor. Bu kötü niyetliler dışarıdaki sahiplerinin taşeronluğunu yapma yolunda hareket ederlerse, önce parlamentoyu itibarsızlaştırırlar. Parlamentoyu itibarsızlaştırırken de bunu siyasetçiler vasıtasıyla yaparlar. El sıkışmayarak, yumruklarını birbirine göstererek, kaba kuvvetle ya da sadece kaba kuvvet, darp değil, dille de aşırı bir kaba kuvvet olabilir hareket edilirse sıkıntı olur. Biliyorsunuz, dil yarasının ağırlığı çok farklıdır. Öbür yara geçebilir ama dil yarası kolay kolay geçmez. Tedavisi zor olan, ilacı bulunmamış bir unsurdur. Bu buradan başlar ve halka da yansımaya başlar. ‘Zaten bu parlamentodan bir şey olmaz, bunlar şöyle böyle adamlarmış’ derler. Önce siyasetçilerin davranış şekillerini sorgularlar. Sonra aldıkları maaşlarını vesairesini sorgularlar. Sonra başka meselelere girmeye başlarlar. Halbuki demokrasinin olmazsa olmazı milletin temsilcileridir, milletin iradesidir.”

Özgür Özel’e övgüler

15 Temmuz darbe girişimin Özgür Özel’in tutumunu değerlendiren Elitaş, ondan övgüyle bahsetti:

“15 Temmuz gecesi, tüm milletvekillerimizi Ankara'ya davet ettik. 85 civarında AK Partili milletvekili geldi. Ben Kayseri'deydim. Oradan Meclis Başkanımızla görüştük. ‘Meclisi açalım’ dedik. Kayseri'den CHP'nin genel başkan vekilleri hem Sayın Özgür Özel'le, hem Sayın Engin Altay'la, hem Sayın Levent Gök'le konuştum. Parlamentoya davet ettim. ‘Geliyoruz’ dediler. Geldiler, sağ olsun o gün o bombanın altında olan kişi Özgür Özel'di. O girişimin darbe olduğunu içinde ruhuyla hissetti."

Erdoğan-Özel görüşmesinin detayları

Özel ile Erdoğan’ın görüşmelerinden detaylar paylaşan Elitaş, şunları söyledi:

*CHP ile güzel görüşmeler oldu. O görüşmelerimizde not tutuldu. Niye not tutuldu? Onu bilmiyorum. Onlar tutuyor diye biz de not tuttuk. Satır satır da yazdık. Alışkın olmadığımız bir şeydi. Diplomatik işlerde not olur. Ben pek çok kez siyasi görüşmelere katıldım ama hiç not tutulmadı. Bu tür görüşmeler, bir uzlaşma varsa ya metne dökülür veya söylenen şeyler varsa orada bilgi paylaşılır; 'Şöyle olsun biz böyle düşünüyoruz, öyle yapıyoruz' diye. Ama söylenen sözleri farklı noktaya doğru götürüp, farklı algılarla yapılması kurallara uygun bir iş değil.

Külliye mi, genel merkez mi?

*İki siyasi partinin genel başkanı görüşüyor. Ama aynı zamanda ülkenin Cumhurbaşkanının görüşmesi. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımız Külliye'de randevu verebilirdi. Sayın Cumhurbaşkanımız bize iletti biz de onlara sorduk; ‘Külliye'yi mi istersiniz, Çankaya Köşkü'nü mü, Genel Merkez mi istersiniz? Tercihi sizin’ dedik. Sayın Özgür Özel de çok teşekkür etti. Genel Merkezi tercih etti.

Koltuk durumu

*Koltukla ilgili durum şu: Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Devlet Bahçeli ile görüştüğünde, nasıl bir koltuk daha varsa, Sayın Özgür Özel'le yapılan görüşmede de aynı koltuk var. Yani Sayın Cumhurbaşkanı'nın birini, AK Parti'de kabul etmesiyle, Çankaya Köşkü'nde, Külliye'de ya da herhangi bir mekânda kabul etmesi arasında bir fark yok. Bu onun Cumhurbaşkanlığı makamını kaldırmaz. CHP ev sahipliği yaptığında, koltukları yan yana koymuş, ona da diyecek bir şeyimiz yok. Çünkü ev sahibi öyle demiş. Sayın Cumhurbaşkanı'nı da nezaketli karşıladılar. Biz de teşekkür ediyoruz bu nezaketleri için. Çok güzel hazırlanmışlar. Güzel karşılama oldu.

Editör: Haber Merkezi