Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Gazze’ye saldırıları devam eden İsrail'le ticaret yapıldığı dönemlerde bunu eleştiren muhalefeti sık sık hedef alıyor, muhalefetin Hamas’ı ‘terörist grup’ olarak gördüğünü öne sürüyordu.

Erdoğan, muhalefeti bunlarla suçlarken Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’nin (DİTİB) Hamas’ı ‘terörist’ olarak ilan eden bir metne imza attığı ortaya çıktı.

Hamas'ın İsrail sınırını aşıp çoğunluğu sivil bin 200 kişinin ölümüne neden olduğu 7 Ekim'deki saldırıdan günler sonra, 16 Ekim'de, Almanya'nın Düsseldorf kentinde yapılan bir diyalog toplantısında, aralarında DİTİB’in de olduğu bir grup Hamas'ı terör örgütüolarak tanımladığı metne imza attı. 

Metinde Hamas’tan şöyle bahsediliyor: “Hamas terörü bölge genelinde sayısız masum insana tarifsiz acılar yaşatmıştır. Hamas’ın terörist saldırılarının sokaklarımızda alkışlanmasına ve hatta görmezden gelinmesine izin vermeyeceğiz.”

Bu ifadelerin yer aldığı metne imza atan kuruluşlar arasında Kuzey Ren-Vestfalya İslam Dini Cemaati, Türkiye’deki Süleymancılar cemaatine yakınlığıyla bilinen İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) ve Almanya Müslümanları Merkez Konseyi'nin Kuzey Ren-Vestfalya (Nordrhein-Westfalen) Bölge Birliği de bulunuyor.

Euronews'in sorularını yanıtlayan DİTİB Başkanı Muharrem Kuzey ise bu imzadan AK Parti’ye yakın tarikatlardan Süleymancıları sorumlu tuttu.

Hamas koz vermiş

Aylardır devam eden İsrail’in Gazze’ye saldırılarının "11 Eylül'ün bir benzeri" olarak yorumlayan Kuzey, 7 Ekim'deki saldırıyla İsrail'e koz verildiğini düşünüyor: “Yarı çıplak kadın görüntülerine, eli ayağı bağlanmış insanlara şahit olduk. Hatta bir iki tane de Alman pasaportuna sahip gencin festivalde öldüğüne dair haberler yapıldı.”

Olaydan hemen sonra Alman İçişleri Bakanlığı'nın Hamas'ın ‘terör örgütü olarak tanınmasında’ DİTİB'e ve diğer kuruluşlara çağrıda bulunduğunu söyleyen Kuzey, saldırıya dair hangi konumda olduklarını devlet yetkilileriyle paylaştıklarını söyledi: "Biz de kendi zaviyemizden durumu anlattık.”

DEM Parti, 'Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği'nin iptali için Danıştay’da dava açtı DEM Parti, 'Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği'nin iptali için Danıştay’da dava açtı

'Süleymancıların isteği üzerine hazırlandı'

Bildirinin Süleymancıların isteği üzerine hazırlandığını iddia eden DİTİB Başkanı Kuzey, şunları söyledi: "Süleymancıların temsilcisi 'Bir basın açıklaması yayınlayalım' dedi. Sonra önümüze hazır bir metin konuldu. Çok ağırdı. Filistinlilerin yaşadığı zulümden hiç bahsedilmiyordu. Bizim ısrarlarımızdan sonra metni biraz daha makul, kerhen de olsa kabul edilebilecek hale getirmeye çalıştık.”

‘Karşı bildiri yayımladık’

16 Ekim'deki metnin DİTİB'in görüşlerini yansıtmaması üzerine, Almanya'daki Müslüman vakıfların, derneklerin çatı kuruluşu olarak görülen Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi (KRM) aracılığıyla, 19 Ekim'de karşı bildiri yayınladıklarını, bu metinde daha çok 'Gazze' vurgusunun yer aldığını, fakat Süleymancılara yakınlığıyla bilinen vakfın metne imza atmadığı Kuzey'in iddiaları arasında: "Maalesef bu olaydan sonra biz KRM üzerinden kendi görüşlerimizi anlatalım dedik ve Süleymancılar imza atmadıkları gibi kurucuları arasında yer aldığı KRM'den ayrılma kararı aldı."

Süleymancılar hakkında

Süleymancılar ya da kendi kullandıkları şekliyle 'Süleymanlılar', Türkiye merkezli bir cemaat olarak biliniyor. Yapının kurucusu, cemaat içerisinde ‘Üstad’ olarak tanımlanan Süleyman Hilmi Tunahan. Banu Eligür'ün 2010 tarihli ‘Türkiye'de Siyasal İslam'ın Seferberliği’ başlıklı makalesinde, cemaate üye kişi sayısının iki milyon civarında olduğu belirtilmişti.

Türk siyasetinde ve bürokrasisinde etkili olan ve AK Parti'yi destekleyen Süleymancılar, günümüzde sadece Türkiye'de değil, dünyanın birçok ülkesinde faaliyet göstermekte. Alihan Kuriş'in 2016'dan beri liderliğini yürüttüğü cemaat, Almanya'da VIKZ çatısı altında toplanmış durumda. VIKZ'in mevcut başkanı ise Ali Yılmaz.

Editör: Haber Merkezi