Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ve Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipler Birliği (TTB) İstanbul Taksim’de 1 Mayıs gösterilerinin yasaklanmasına tepki gösterdi.

4 kurumun yaptığı ortak açıklamada, “Taksim 1 Mayıs alanıdır. Ülke yönetimi için belirli bir süre seçimle yetki almış iktidarlar ve onların atadıkları bürokratların güncel politik hesapları, yayınladıkları “resmi miting alanı listeleri” ya da başka herhangi bir şey bu tarihsel gerçekliği değiştiremez. Yasakçılar ne derse desin Türkiye’nin 1 Mayıs alanı Taksim’dir.” ifadelerine yer verildi.

Açıklama şöyle:

İstanbul’da 1 Mayıs Meydanı bir kez daha işçilere, emekçilere kapatıldı. Mevcut iktidarın akla, hukuka, tarihe, işçi sınıfına ve İstanbul’a saygı duymadığı bu yasaklama kararıyla bir kez daha ispatlandı. 1 Mayıs’ta Taksim’i yasaklama inadından vazgeçmeye davet ettiğimiz İstanbul Valiliği, 82 milyonu ikna edecek tek bir gerekçe  sunamadan 1 Mayıs için Taksim’in yasak olduğunu açıkladı.

Ülkeyi yönetenler, yılın 365 günü ezilen, sömürülen, hakları gasp edilen, yok sayılan milyonlarca işçi ve emekçinin taleplerini, tepkilerini dile getirdiği bir günü dahi çok görerek, kendi istedikleri meydanlarda buluşmalarını yasaklamış oldu.

Öncelikle ve açık olarak bir kez daha ifade edelim ki Taksim 1 Mayıs alanıdır. Ülke yönetimi için belirli bir süre seçimle yetki almış iktidarlar ve onların atadıkları bürokratların güncel politik hesapları, yayınladıkları “resmi miting alanı listeleri” ya da başka herhangi bir şey bu tarihsel gerçekliği değiştiremez. Yasakçılar ne derse desin Türkiye’nin 1 Mayıs alanı Taksim’dir.

Meydanlar ülkelerin, kentlerin tarihidir. Aynı zamanda o ülkede, o kentte yaşayan halkların, işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ortak belleğidir. Taksim de bu ülkede emeğin demokrasi mücadelesinin bir simgesi, acılarımızın ve umutlarımızın bir hatırası olarak işçi sınıfının belleğine kazınmıştır. Hiçbir yasakçı iktidar bu belleği silememiştir, silemeyecektir.

1977 1 Mayısında yitirdiğimiz işçi ve emekçileri, 12 Eylül darbecilerinin yasaklarına karşı 1 Mayıslarda Taksim’e çıkarak ülkenin demokrasi mücadelesinde bedel ödeyenleri unutturma çabaları beyhudedir.

1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma gününde Taksim 1 Mayıs alanında olmak, hukuki olarak da hakkımızdır. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesinin ve ulusal mahkemelerin çok sayıda kararı Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs kutlamanın bizler açısından bir hak ve görev, Taksim yasağının ise hak ihlali olduğunu tescil etmiştir. Mahkeme kararlarını yok sayan idare tarafından bu hakkımız defalarca gasp edilerek suç işlenmiştir. Bugün ülkeyi yönetenler ne yazık ki aynı suçu işlemeye devam etmektedir.

Bir kez daha hukuki durumu kısaca özetlemek gerekirse, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda ve 5892 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 1 Mayıs “Emek ve Dayanışma Günü” olarak tatil ilan edilmiştir.  2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun istisnalar başlığını taşıyan 4. maddesinin (b) fıkrası “Kanunlara uymak, kendi kural ve sınırları içinde kalmak şartıyla kanun veya gelenek ve göreneklere göre yapılacak toplantı, tören, şenlik, karşılama ve uğurlamaların” istisna kapsamında bulunduğunu açıkça hükme bağlamaktadır.

Yani, her nasıl ki 29 Ekim’de Bağdat Caddesinde yürüyüş yapabiliyorsak, 10 Kasım’da Dolmabahçe’de anma düzenleyebiliyorsak, Ramazan ayında Taksim’de iftar çadırları ve etkinlikler yapabiliyorsak, tüm bu özel günler ve bayramlar için “Valilikçe miting alanı olarak belirlenmiş alanlar” gösterilmiyor ise, 1 Mayıs da bu kapsamdadır. Resmi tatil ve bayram günü ilan edilen 1 Mayıs’ın bu istisna kapsamında olmadığını iddia etmek ise açıkça işçileri, emekçileri, bu ülkenin tüm değerlerini üretenleri yok saymak, önemsememek anlamına gelmektedir.

Bir kez daha yetkililere soruyoruz: Akla, tarihe ve hukuka aykırı bu yasağın nedeni nedir? 2010-2011-2012 yıllarında 1 Mayıs Taksim 1 Mayıs meydanında coşkuyla kutlanırken bugün neden yasaklanıyor? Neden bu ısrar? Neden bu inat? Bir yetkilinin çıkıp 3 yıl Taksim’de kutlanması yasak olmayan 1 Mayıs’ın hangi gerekçeyle bugün yasak olduğunu izah etmesini bekliyoruz. Bu basit sorunun cevabının emek ve meslek örgütlerimizin üyesi olsun olmasın ülkemizdeki milyonlarca işçi ve emekçiye net olarak verilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Günde 12 saat tekinsiz bir iskelede sıva yapan inşaat işçisine, çalıştığı bantta anlık bir gecikmenin hayatına mal olacağını bilen sanayi işçisine, merdiven altı atölyelerde soluksuz çalıştırılan tekstil işçisine, fazla mesai ve mobingden bunalmış plaza işçilerine, kadrolu, sözleşmeli ücretli eğitim emekçisine, 24 saat kesintisiz hizmet veren sağlık emekçisine, hizmet sektörünü sırtlanmış büro, güvenlik, temizlik işçilerine, ücretli mühendislere, doktorlara ve işsiz bırakılan milyonlarca yedek işçi ordusuna, emeği ile hayatı her gün yeniden ve yeniden üreten bütün işçi ve emekçilere 1 Mayıs’ı Taksimde neden kutlayamayacaklarını madde madde izah etmenizi bekliyoruz.

İşçi ve emekçiler lütuf beklemiyor. Ayrıcalık istemiyor. Kayırılmayı talep etmiyor. Bütün dünyada beş kıtada yüzlerce ülkede sınıf kardeşlerinin kutladığı gibi ülkenin merkezi meydanı olan Taksim’de işçi bayramını kutlama hakkının gasp edilmesini kabullenmiyor. Ülke yöneticilerinin ısrarla yanıtlamaktan kaçtıkları soruya yanıt verilmesini, “Taksim 1 Mayıslarda işçilere neden yasaklanıyor?” sorusunun cevaplanmasını bekliyor.

Meydanın büyüklüğü, toplanma ve dağılma caddelerinin bolluğu, yasaklamak için fiziki şartların öne sürülmesini en başta ortadan kaldırıyor. “Belirlenmiş miting alanlarında Taksim yok” gibi bir klişe cümle ise resmi tatil olmuş, yasal olarak özel günler arasında yer almış böylesi bir gün için yanıt olamaz. Verebildiğiniz tek cevap buysa size bir iyilik yapıp yol gösterelim. O belirlenmiş miting alanları listesine Taksim Meydanını eklemek 1 dakikanızı alır.Kaldı ki defalarca söyledik ve bir kez daha söylüyoruz. 1 Mayıs’ta bizler miting yapmıyoruz. Çünkü 1 Mayıs herhangi bir miting değildir.1 Mayıs miting değildir. 1 Mayıs dünyanın her tarafında, beş kıtada yüzlerce ülkede kutlanan,  işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. Ve dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de işçilerin ve emekçilerin, bu günü kentin en merkezi meydanlarında coşkuyla kutlama hakkı vardır. Bu sadece İstanbul için değil, tüm kentlerimiz için en doğal haktır

Ama ülkeyi yönetenler yukarıda saydığımız nitelikleriyle işçi ve emekçiler için çok özel bir anlam ifade eden 1Mayıs’ı Taksim’de kutlama talebini yok saymayı alışkanlık haline getirmiş durumdalar. Demokrasi, özgürlük, bağımsızlık, laiklik, barış ve demokrasi mücadelesini büyütenlerin ve emeğin gür sesinin kentin merkezi meydanında yankılanmasını yasaklayarak 1 Mayıs’ları gerçek anlamından çıkarıp tartışmanın, kamplaşmanın, gerilimin konusu haline getirme çabasındalar.

1 Mayıs’ları yasaklayanların işçilerin kıdem tazminatlarına göz koyanlar, işsizlik fonunu talan edenler, emeklilik hakkını gasp edenler, tarımı çökertenler, her şeye zam yapanlar, 140 bine yakın kamu çalışanını OHAL KHK’leri ile sorgusuz, sualsiz işinden ekmeğinden edenler, işsizliğe çare bulamayanlar, ülkede zaten tartışmalı olan hukuk düzenini ve haber alma hakkını bütünüyle ortadan kaldıranlar olduklarını çok iyi biliyoruz.

Bu sömürü düzenine, bu hukuksuzluğa, bu keyfiliğe hayatın her alanında direnecek, 1 Mayıs meydanlarını ülkemizin her yanında, bütün meydanlarında milyonlarca işçi ve emekçi ile doldurarak en gür sesimizle haykırmaya devam edeceğiz!

Kimsenin kuşkusu olmasın ki, zorbalar kalmaz gider.

Ülkenin bütün yasakları işçilerin ve emekçilerin gücüyle bir kağıt gibi erir gider!