Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İsrail’le ilişkilerin düzelmesi yolunda yapılacak anlaşmaya ilişkin görüşmelerle ilgili, "Önümüzdeki ilk toplantıda anlaşmaya varılır mı, varılmaz mı, bu İsrail’in atacağı adımlara bağlı" dedi. Bakan Çavuşoğlu, anlaşma için Hamas şartının koşulduğu yolundaki iddiaları yalanlarken, "Bizim başından beri Hamas’la olan temasımız gizli saklı değil. Hamas olmadan kalıcı barış olmayacağını İsrail de kabul ediyor. İlişkilerin normalleşmesi için Hamas gibi bir şartımız yok, olamaz da" diye konuştu.

Gazze’ye Mavi Marmara gemisindeki 9 kişinin İsrailli komandolarca öldürülmesinden sonra Ankara ile Tel Aviv arasında yaşanan krizin temmuz ayında yapılacak anlaşmayla normale döneceği belirtiliyor. Uzun bir süredir masada olan iki tarafın anlaştıklarını 26 Haziran’da açıklayacakları öne sürülüyor. Temmuz ayına kadar devam edecek olan nihai anlaşma sürecinde uzlaşılmaya çalışılacak konular arasında İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ambargoyu Türkiye için esnetmesi, Gazze’de enerji santralı ve su arıtma tesisinin de yapılması aktarılan bilgiler arasında. 

KKTC’de mevkidaşı Ertuğruloğlu ile ortak düzenlediği basın toplantısında konuşan Bakan Çavuşoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

"Önümüzdeki ilk toplantıda anlaşmaya varılır mı, varılmaz mı, bu İsrail’in atacağı adımlara bağlı. Bizim şartlarımız karmaşık değil, sade şartlar. Özür talebinin yerine getirildiği gibi. Hamas’la ilgili bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Bizim başından beri Hamas’la olan temasımız gizli saklı değil. Bir taraftan Ortadoğu barış sürecine katkı sağlamaya çalışıyoruz. İsrail’le ilişkilerimiz nedeniyle yeterli katkı veremediğimizi biliyoruz. Hamas olmadan kalıcı barış olmayacağını İsrail de kabul ediyor. Hamas’a Filistin içinde birlik beraberliğin devamı açısından, gerekse barışa katkı sağlamak amacıyla Hamas’la temaslarımız sürecektir. İlişkilerin normalleşmesi için Hamas gibi bir şartımız yok, olamaz da."

KKTC DIŞİŞLERİ BAKANI:RUMLARIN HAKİMİYETÇİ ZİHNİYETİ DEVAM ETTİKÇE…

"Bir takım sözcükler çok kolay kullanılır ama ne anlam içerebileceği hep düşünülmeyebilir. Bir tanesi Kıbrıs’ta çözüm olayıdır. Çözümü herkes istiyor. Her bir Türk istiyor. Bir sorun çözülecek değil mi? Rum tarafı da çözelim diyor, Kıbrıs Türk tarafı da çözelim diyor. BM de dahil olmak üzere herkes çözümden bahsediyor. Bu sorun ne sorunudur, dediğinizde en azından Rumlarla bizim aramızda bir mutabakat yok. Rumların çözmeye çalıştığı Kıbrıs sorunu Kıbrıs’ın işgalidir. 1974’te başlıyor.  Kıbrıs sorunu 74’te mi başladı, yoksa sorun nedeniyle mi 74 yaşandı? 50 yıldır müzakere ediyoruz, aynı konular defalarca müzakere edildi. Yeni tartışılan hiçbir şey yok. Niye bir anlaşmaya varamadık. Çünkü sorunlar farklı. Benim gerçekçi olarak yaptığım olaya bakış şekli bu. Bu çözümü arzulamama değil. Reddetme değil ama önce sorunun ne olduğu konusunda bir mutabakat olması gerekir. Rumların hakimiyetçi zihniyeti devam ettiği sürece… Sayın Ban görüşebilir ama bu görüşmeler olacak diye bu yıl içinde kesin bir anlaşma olacak diye düşünmek doğru değil."