Cumartesi, Mayıs 21, 2022

Dış piyasalarda dalgalanma

Arda Tunca
1988’de Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. 1992’de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü’nü bitirdi. Aynı üniversitede, Para-Banka anabilim dalında yüksek lisansını 1993’te tamamladı. 1992-1996 arasında akademik alanda çalışmalar yaptı. Akademik çalışmalar amacıyla 1994-1996 arasında Berkeley (ABD)’de yaşadı. 1996’da, AIESEC bursu ile DuPont de Nemours International S.A. şirketinin Avrupa merkezi Cenevre’de (İsviçre) çalışmaya başladı. 1998’de Türkiye’ye dönerek bankacılık sektöründe çalışmaya başladı ve zaman içinde çeşitli finans ve reel sektör kuruluşlarında yönetici olarak görev aldı. Pazar araştırmaları, tedarik zincirleri yönetimi, pazar geliştirme, finans ve finansal danışmanlık alanlarında çalıştı. Profesyonel yaşamının yanı sıra, çeşitli televizyon kanallarında, ekonomi programlarında yorumcu olarak yer aldı, mesleki dergilerde yazarlık yaptı.

Talepteki düşüş, enflasyondaki artışı dizginleyecek; ekonomiyi yavaşlatacak. Dünyanın en büyük ekonomisinin yavaşlaması, dünyanın diğer ülkelerini de yavaşlatıcı bir gelişme. 

Finansal piyasalardaki değişimler büyüme, istihdam, kamu maliyesi, tasarruf, yatırım, v.b. çok sayıda değişkene yön veriyor. Finansal piyasaların “yön verici” değişimlerinde beklentilerin rolü büyük. Fiyatlar büyük ölçüde beklentilerin etkisi ile oluşuyor.

Son haftalarda, piyasa beklentilerinde önemli değişimler oluştu ve piyasalarda dalgalanmalar yarattı.

Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed) Aralık 2021’deki para politikası toplantısının notları 5 Ocak 2022’de yayınlandı. Toplantı notları, Kovid-19 krizinin etkilerinden çıkış yolunda Fed’in faiz artırımlarının beklenenden önce gerçekleşeceğini ilk kez ortaya koydu.

Fed’in 26 Ocak 2022 günü yaptığı açıklamalar bazı beklentileri netleştirdi, bazılarını teyit etti. Mart başında varlık alım programının sonlanacağı teyit edildi. 16 Mart 2022 toplantısında faiz artırımı gerçekleşeceği beklentisi güçlendi. Fed bilançosunun faiz artırımlarının başlamasından sonra küçültülmeye başlanacağı kesinleşti. Bu konuda bazı prensipler ilan edildi.

26 Ocak 2022 toplantısının sonrasında, 2022’deki faiz artırımı sayısı 5 olarak tahmin edilmeye başlandı. Bu tahmin, Fed’in politika faizinin 2022 sonunda %1.25-%1.50 aralığında oluşacağına işaret ediyor.

Fed bilançosunun büyüklüğü 2008’deki Büyük Resesyon öncesinde $800 milyar iken, Kovid-19 krizinin başları olarak düşünebileceğimiz Mart 2020’de $4.3 trilyona yükselmişti. Kovid-19 krizi ile bugün $8.9 trilyona ulaştı.

Fed’in kararlarının dünya ekonomisindeki etkileri yaygın.

Fed, ABD’de yükselen enflasyonun bir endişe kaynağı olduğunu 2021’in başlarında kabul etmişti. Enflasyonu artıran çok sayıda nedenin geçici nitelikler taşıdığını düşünmüştü. İlerleyen aylarda enflasyon inatla yükseldi. Aralık 2021’de %7’ye ulaştı. Bu, 1982’den bu yana görülen en yüksek oran.

ABD için büyüme beklentileri, düşük faiz ortamı ve hükümetin $1.9 trilyonluk mali destek programına dayanıyordu. Mevcut faiz ortamının Fed’in faiz artırımıyla değişeceği kesinleşti. Faiz artışı, mali destek programının canlandırdığı talebi zayıflatacak. Dolayısıyla beklentiler, bugünkü seviyesine göre talebin düşeceği yönünde oluşuyor.

Talepteki düşüş, enflasyondaki artışı dizginleyecek; ekonomiyi yavaşlatacak. Dünyanın en büyük ekonomisinin yavaşlaması, dünyanın diğer ülkelerini de yavaşlatıcı bir gelişme.

ABD ve İngiltere’de talep dengelerini ve enflasyonu etkileyen çok önemli gelişmeler istihdam piyasasında ortaya çıktı. Salgın kriziyle sert yükselen işsizlik, salgının etkilerinin azalması ile işgücü piyasasının yeniden canlanmasına neden oldu. Ancak, yüksek ücret artışları gündeme geldi. İş yerleri, talep ettikleri niteliklerdeki işgücüne ulaşamadılar. İstihdamda artış oldu ama işin bir de bu yönü bulunmaktaydı. Daha sonra, ABD’de işgücünün önemli bir bölümünde işten ayrılmalar meydana geldi. Gelişme, ekonomi tarihine “Büyük İstifa (Great Resignation)” olarak kaydedildi. ABD’nin istihdam piyasasındaki gelişmeler öylesine anlaşılması zor bir durum ortaya koydu ki, ayrı bir analizi hak ediyor. İstihdam piyasasındaki gelişmelerin piyasa dalgalanmaları özelindeki önemi şu: reel ücret artışları enflasyonu artıran etkiler yaratıyor.

Yavaşlayacak ABD ekonomisi firmaların karlarını olumsuz etkileyecek. Firmaların gelir üretimi baskılanırken ücret artışları maliyetleri artıracak. Diğer yandan, Fed’in varlık alım programının sonlanması ve faiz artırımları ile Amerikan Doları (USD) likiditesinde azalma meydana gelecek. Fed bilançosunun küçülmeye başladığı zaman ise, USD likiditesindeki azalma yeni bir eşiğe ulaşacak. Azalan likidite ile ABD ve pek çok başka ülke borsalarından sermaye çıkışları söz konusu olabilecek.

Yüksek USD likiditesi pek çok ülkenin hisse senedi ve emtia piyasasına yönelmişti. Bu nedenle, bu piyasaları yukarıda tutmaktaydı.

Beklentilerdeki değişimler ve Omicron varyantının yarattığı tedirginlik ışığında International Monetary Fund (IMF) tarafından yeni Dünya Ekonomik Görünümü Raporu güncellemesi yayınlandı. Rapor, yukarıda anlatılan gelişmeler ile beraber yüksek borçlanma seviyelerine, tedarik zincirlerindeki kırılmalara ve limanlardaki sevkiyat aksamalarına dikkat çekiyor.

IMF, dünya ekonomisinin 2021’de %5.9 büyümüş olduğunu tahmin ediyor. 2022 yılı küresel büyümesinin %4.4 olarak gerçekleşeceğini öngörüyor. Ekim 2021’deki raporda, 2022 için küresel büyüme beklentisi %4.9 idi.

IMF, ABD için 2022 büyümesini bir önceki rapora göre 1.2 puan düşürdü. Yeni tahmin, %4.0 oldu. Çin için ise tahmin 0.8 puan düşürülerek %4.8’e ve Euro Bölgesi için 0.4 puan düşürülerek %3.9’açekildi.

Gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) grubu için IMF’nin 2022 büyüme tahmini Ekim 2021’de %5.1 iken, Ocak 2022’de %4.8’e düştü. Bu grubun içinde ülkeler arasındaki tahminler %0.3 ila %9.0 arasında geniş bir aralığa yayılıyor. Gelişmiş ülkeler (GÜ) grubundaki ülkeler arasındaki tahmin aralığı göreceli olarak dar.

2022’nin gelişmeleri altında oluşan veriler ile tahminler arasında farklar olacaktır. Temelde önemli olan, beklentilerin “yönündeki” değişim.

IMF, Avrupa Merkez Bankası’nın da Kovid-19 krizi önlemleri çerçevesinde oluşturduğu varlık alım programını Mart 2022’de sona erdireceğini vurguluyor.

Parasal sıkılaşma koşullarına bağlı olarak ABD’nin 10 yıllık enflasyon korumalı tahvil faizlerinin 2022’nin başında -%1 iken bugünlerde -%0.6 düzeyine ulaştığını izledik. Enflasyon korumalı statüsünde olmayan 10 yıllık ABD tahvilinin faiz oranı ise 2021’insonunda %1.52 iken %1.90’ayaklaştı.Bunlar, GÜ ekonomileri için önemli oran değişiklikleri.

IMF, enerji ve gıda fiyatlarındaki yükselişi de dikkate alarak GÜ grubu için 2022 enflasyonunu %3.9 ve GOÜ grubu için ise %5.9 olarak tahmin ediyor.

GOÜ ekonomilerine ilişkin büyüme beklentilerindeki geniş aralığın bir mesajı var: GOÜ ekonomilerindeki ekonomik yapılar ve yönetim anlayışları birbirlerinden çok farklı. Dolayısıyla, GÜ ekonomilerindeki değişimlerin GOÜ ekonomilerine yansımaları birbirleriyle çok farklılaşan etkilere sahip.

Türkiye, küresel para hareketlerinin önemli değişimlerin eşiğinde olduğu bir döneme politika faizi önemsizleştirilmiş bir merkez bankası, negatif düzeydeki net döviz rezervleri ve son resmi verilere göre %36.08 düzeyindeki enflasyon ile giriyor. Türkiye enflasyonunu ve IMF’nin GOÜ ekonomileri için 2022 enflasyon tahminini %5.9 olarak öngördüğünü düşününce, GOÜ ekonomileri için tahmin aralıklarının genişliği daha büyük bir anlam kazanıyor.

Dünya ekonomisinde 2022 Mart’ta başlıyor.

Not: Dünyanın herhangi bir yerindeki bir okulda, herhangi bir öğrencinin imtihan kağıdına yazması durumunda sınıfta kalmasına sebep olacak türden veri sunumlarına itibar etmeyiniz. Herkes taraflı olabilir. Buna saygı göstermek gerekir. Ancak, objektiflikten, adaletten koparak, insanları aldatarak algılarını değiştirmeye yönelik çabalar dürüstlük ve ahlak çerçevesinde savunulamaz. Hayat, onuru ile yaşamak isteyenlerin, kimsenin adamı olmadan yaşamasını gerekli kılar. Haysiyet, dürüstlük, adalet gibi değerler, bu değerlere sahip insanların kendilerinden sonraya bırakacakları en değerli miraslarıdır. Hayat, nasıl yaşamak istediğinize bağlı olarak değer kazanan ya da kaybeden bir değerler bütünüdür.

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Arda Tunca
1988’de Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. 1992’de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Bölümü’nü bitirdi. Aynı üniversitede, Para-Banka anabilim dalında yüksek lisansını 1993’te tamamladı. 1992-1996 arasında akademik alanda çalışmalar yaptı. Akademik çalışmalar amacıyla 1994-1996 arasında Berkeley (ABD)’de yaşadı. 1996’da, AIESEC bursu ile DuPont de Nemours International S.A. şirketinin Avrupa merkezi Cenevre’de (İsviçre) çalışmaya başladı. 1998’de Türkiye’ye dönerek bankacılık sektöründe çalışmaya başladı ve zaman içinde çeşitli finans ve reel sektör kuruluşlarında yönetici olarak görev aldı. Pazar araştırmaları, tedarik zincirleri yönetimi, pazar geliştirme, finans ve finansal danışmanlık alanlarında çalıştı. Profesyonel yaşamının yanı sıra, çeşitli televizyon kanallarında, ekonomi programlarında yorumcu olarak yer aldı, mesleki dergilerde yazarlık yaptı.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
46,671TakipçilerTakip Et
9,354AbonelerAbone

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI