Haftanın bombası Meclis Başkanı’ndan geldi..

Başkan, laikliğin yeni anayasada yer almamasını istemiş..

Yani din devleti olalım..

Olalım da hangi ülke gibi olalım!.. 

İsrail gibi olamayız.. Dinimiz ayrı..

Yunanistan gibi de olamayız.. Dinimiz ayrı..

Kendimize örnek olarak İslam ülkesi seçmeliyiz.. Hangi ülkeyi seçsek, hangi ülkeyi örnek alsak!..

Suudi Arabistan’a ne dersiniz?

Yemen’e…Sudan’a..

Mısır gibi mi olsak, Libya ibi mi? Pakistan’a ne dersiniz?

Meclis Başkanı’nın laiklikle derdi olduğuna göre gıptayla baktı bir ülke vardır herhalde.. Ah benim ülkem de böyle olsun dediği bir İslam ülkesi vardır herhalde..

Hangisi?

***

Başkan’ın dediği gibi, laik devleti yok edersek, cumhurbaşkanı aynı zamanda dini lider mi olacak?

Yoksa cumhurbaşkanını ayrı, dini lideri ayrı mı seçeceğiz?

Yoksa dini lider kendi kendini mi seçecek? 

Meclis Başkanı gündemi değiştirmek için.. İktidarı yoran gelişmeleri perdelemek için.. Memlekete yeni bir tartışma konusu armağan etmek için.. Meşguliyet sağlamak için din devleti önermediyse kafasında bir formül vardır..

Onu da söylesin..

***

Şu işe bakın!..

2011 yılında Arap Baharı sırasında dönemin Başbakanı (şimdi Cumhurbaşkanı) Mısır, Tunus ve Libya’ya gitmişti..

Üç ülkeye de laik anayasa tavsiye etmişti.. 

Devlet laik olur demişti.. 

Şunu bilmeniz lazım, laik devlet bütün inanç gruplarına eşit mesafededir demişti..

Türkiye’yi örnek göstermişti.. Biz demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletiyiz demişti..

Dönemin Başbakanı’nın Arap dünyasına tavsiyeleri böyleydi..

***

Meclis Başkanı dün akşamüstü tornistan yaptı.. 

Herhalde, devlet laik olur diyen..

Arap devletlerine laik anayasa öneren Cumhurbaşkanı devreye girdi.. 

Artık ne dediyse!.

Meclis Başkanı ‘Şahsi düşüncem, devletle milleti karşı karşıya getirmeyen laiklik tarifi olmalı’ diyerek çark etti..

Başbakan bi şeyi unuttu!

Başbakan partisinin grup toplantısında İstanbul’dan İzmir’e  gidişi anlattı..

Şöyle dedi:

‘İstanbul’dan biri kalkacak, ya Boğaziçi Köprüsü’nden ya da Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçecek. Körfeze geldiğinde onların cetleri olan Osman Gazi Köprüsü’nden geçecek. Yolda Akçakoca’ya selam edecek. Şehzadeler diyarı Manisa’dan geçip, cumhuriyetin ve istiklalimizin sembolü olan İzmir’e 3 saatte ulaşacak.’

***

Başbakan güzel anlattı ama bir şeyi unuttu.. 

Neyi mi?

Parayı..

Adam İstanbul’dan çıktı, körfeze geldi, tam Osman Gazi Köprüsü’ne dönecek, baktı ki cebinde 117 lira yok..

Ne yapacak?

Gaza basıp körfezi dönecek..

***

Adam İstanbul’dan çıktı, körfeze geldi, aracını sağa çekti, hesap yaptı.. Körfezi dönersem 40-45 lira yakarım.. Osman Gazi’den geçersem 117 lira.. Neredeyse 70 lira fark var.. 1.5 saatte 70 lira kazanmıyorum ki dedi; gaza bastı körfezi döndü!.

Osman Gazi 35 dolar artı KDV..

Her babayiğit     geçemez..

Nusaybin başka..Kilis başka..

Kilis’e iki ayda 45 roket atıldı.. 17 kişi öldü, 70 kişi yaralandı..

İnsanlar sokağa çıkamaz hale geldi..

Kilis yaşanmaz yer oldu..

Önceki gün peş peşe iki roket daha atılınca Başbakan acilen güvenlik zirvesini topladı..

Dün milletvekillerine seslenirken Genelkurmay Başkanı’nın katıldığı toplantıda gerekli talimatları verdiğini söyledi!.

***

Kilislilerin içi rahat etsin mi?

Gönül rahatlığıyla sokaklarda volta atsınlar mı?

Bir talimatla Kilis rahata, huzura kavuşacaksa IŞİD iki aydır saldırıyor, neden o talimat gecikti..

Ne beklendi?

Kilis’e yönelik saldırılar önceden haber alınarak önlenecekmiş!.

Madem böyle bir imkân vardı, 45 roket saldırısını neden önceden haber alamadık?

***

Yeri gelmişken belirtmek isterim..

‘Çukur kazanlarla Kilis’e atılan roketlerin sahibi aynıdır. Terör baronları ne derse onun dedikleri yerine getiriliyor’ tahliliyle terörün üstesinden gelemeyiz..

Terör baronlarına yıkarak kurtulamayız..

Nusaybin başka, Kilis başka!.