Cuma, Eylül 30, 2022

Dil, kimlik ve AB: Kuzey Makedonya’nın Macron ile imtihanı

Sencer Gözübenli — Hırvatistan
Sencer Gözübenli — Hırvatistan
Abdullah Sencer Gözübenli, Åbo Akademi Üniversitesi Siyaset Sosyolojisi doktora adayı. Hacettepe Üniversitesi'ndeki lisans eğitimi sonrası Kuzey Makedonya ve Kosova'da uluslararası örgütler ile Association for Democratic Initiatives başta olmak üzere bölgede yerleşik sivil toplum kuruluşları bünyesinde azınlık hakları ve azınlık medyası üzerine çalıştı. Doktora yeterlilik dönemini Üsküp Azizler Kiril ve Metodi Üniversitesi Hukuk, Sosyoloji ve Siyaset Araştırmaları Enstitüsü Sosyoloji bölümünde Balkanlar Etno-demografisi ve Etnik İlişkiler Sosyolojisi alanında tamamladı. Bu dönemde Hacettepe Üniversitesi ve Üsküp Rahibe Teresa Üniversitesi'nde aynı alanlarda araştırmacı olarak çalıştı. Gözübenli, Balkanlar'daki ulusal azınlıkların akraba devlet ilişkileri, ulusal azınlık dillerinde medya ile ulusötesi kimlik politikaları üzerine çalışmalarına Hırvatistan'ın başkenti Zagreb'de doktora araştırmacısı olarak devam etmektedir.

Makedonya’da muhalefeti ve iktidarı birleştiren AB üyeliği perspektifi, Paris’in önerisiyle bir haftada bölücü bir aygıta dönüştü. Peki Fransa’nın Makedonya ile Bulgaristan arasındaki anlaşmazlığı çözmeyi amaçlayan önerisi nedir?

Türkiye kamuoyu Üsküp’ü, adıyla müsemma bir şekilde uyku getiren, bayat şive romantizminden ibaret TRT’nin yeni dizisi Balkan Ninnisi’nden takip ederken, Makedonya’da milliyetçi muhafazakar muhalefet partisi VMRO-DPMNE (İç Makedon Devrimci Örgütü – Makedonya’nın Ulusal Birliği Demokratik Partisi) ve milliyetçi aşırı-sol gruplar hafta başından beri Üsküp’ün AB üyeliği yolunda ilerlemesine ilişkin “Fransa’nın önerisini” protesto ediyorlar. Son günlerde şiddet olaylarına dönüşen ve daha da önemlisi hem 2001 güvenlik krizi öncesi yaşanan etnik gerilimi hem de Nisan 2017 kanlı parlamento baskınını hatırlatan görüntüler Balkanlar’ın genelinde büyük kaygı uyandırdı.

Salı günü Parlamento önünde göstericiler ve polis arasında çıkan arbedede 47 polis memuru yaralandı ve 11 gösterici gözaltına alındı. Çarşamba günü devam eden gösterilerde, fiili olarak bölünmüş şehrin “Müslüman” tarafında yer alan Üsküp Türk Çarşısı’ndaki Arnavut ulusal kahramanı İskender Bey anıtı önünde Makedonlar ve Arnavutlar karşı karşıya geldi. Silahla Makedon göstericilerin üzerine ateş açtığı iddia edilen bir karşıt gösterici gözaltına alındı. Muhalefet partisi VMRO-DPMNE lideri Hristiyan Mitskoski olayın kendisine yönelik bir suikast girişimi olduğunu duyurarak gerilimi tırmandırdı.

Bu yeni kriz Fransa’nın Kuzey Makedonya’daki ilk icraatı değil. Ekim 2019’da Gazete Duvar için kaleme aldığım Macron ve uluslararası umut tacirliği başlıklı yazımda, Fransa’nın Kuzey Makedonya ve Arnavutluk ile katılım müzakerelerini üçüncü defa engellemesinden bahisle özet olarak “AB elitleri hepimizi bir gün “eurosceptic” yapacak” demiştim. Bugün geldiğimiz noktada da Kuzey Makedonya’daki muhalefet ve iktidarı daha düne kadar birleştiren AB üyeliği perspektifi, Paris’in önerisi ile bir hafta içinde bölücü bir aygıta dönüşmüş durumda.

MAKEDONYA – BULGARİSTAN KRİZİNİN ÖZETİ

Peki Fransa’nın Kuzey Makedonya ile Bulgaristan arasındaki anlaşmazlığı çözmeyi amaçlayan ancak Kuzey Makedonya’daki siyasi krizi daha da derinleştiren önerisi nedir?

Öncelikle soruna kısaca bir göz atalım:

Kuzey Makedonya 17 yıldır AB üyeliğine aday. 28 yıl boyunca dış ilişkilerde ülkenin üzerinde büyük bir yük olan, NATO ve AB üyelik yolundaki tek engel olarak görülen Yunanistan ile yaşanan isim sorunu, Haziran 2018’de imzalanan Prespa Anlaşması ve akabinde Şubat 2019’daki isim değişikliği de dahil bir takım düzenlemeler sonucu çözüldü. Böylece Yunanistan’ın vetosu kalkmış, ülkenin NATO ve AB katılım süreci bir şekilde hızlanmış oldu. 27 Mart 2020’de Kuzey Makedonya NATO’ya 30. üye olarak kabul edildi. Aynı günlerde AB Konseyi ülkeye katılım müzakerelerine başlaması için yeşil ışık yaktı, ancak müzakerelerin başlaması için bir tarih belirlenmedi. Üsküp, Yunanistan ile kriz bitti, NATO üyeliği tamam, AB ile müzakerelere başlayacağız derken tam bu noktada “Makedonya ile sorun” bayrağını diğer komşu Bulgaristan devraldı.

Üsküp’ün Yunanistan’la krizi bitti, AB’yle müzakerelere başlanacak derken bayrağı Bulgaristan devraldı. Bulgaristan, Makedonların Bulgar ulusunun bir alt grubu olduğunu ve Makedoncanın da Bulgarcanın bir lehçesi olduğunu savunuyor.

Olayın tarihi arka planını anlatmak adına şu dipnotu buraya düşmem gerekiyor. 15 Ocak 1992’de Bulgaristan, o zamanki anayasal adıyla Makedonya Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olsa da ayrı bir etnik Makedon ulusunun ve ayrı bir Makedonca dilinin varlığını tanımayı reddetti. Tanıma kararının şerhinde, etnik Makedonların Bulgar ulusunun bir alt grubu olduğu ve Makedonca dilinin Bulgarcanın bir lehçesi olduğu savunuldu.

Bulgaristan’a göre, bugünkü Kuzey Makedonya topraklarında meydana gelen tarihi olaylar aslında Bulgaristan’ın tarihi mirasının bir parçasıydı ve bu tarihi olaylar Kuzey Makedonya tarafından yanlış yorumlanarak çarpıtılmıştı. Bu argümanın ardından Bulgaristan, topraklarında bir “etnik Makedon azınlığın” varlığını da reddediyor. Öte yandan Makedon tarafının resmi tutumu, Makedon dilinin Bulgarca’dan farklı olduğu ve Makedon kültürel ve tarihi özelliklerinin “otantik” olduğu, dolayısıyla “Bulgar” olmadığı yönünde.

Ancak, devletlerarası bu ihtilaf, iki ülke arasında 2017 yılında imzalanan Dostluk, İyi Komşuluk İlişkileri ve İşbirliği Antlaşması ile geçici çözüme kavuşturuldu. Antlaşmanın iki dilde imzalanmış olması ve bu bağlamda açıkça Makedonca diline değinilmiş olması, (en azından Makedon tarafı için) Makedonca dilinin Bulgarcadan farklı bir dil olarak resmiyette tanınması şeklinde algılandı. 2020’ye gelindiğinde ise Bulgaristan’daki Borissov iktidarı Bulgaristan’ın savlarını Kuzey Makedonya’nın nihai siyasi hedefi olan AB üyeliğini baltalamak üzere kullandı.

Bulgaristan AB üyesi olarak tüm gücünü Kuzey Makedonya’nın üyeliğini engellemek için kullanarak, Makedonların sözde Bulgar kökenlerini kabul etmelerini istiyor. Bu anlaşmazlık, Arnavutluk’un AB üyeliği yolunda ilerlemesini de durdurdu.

Tüm genişleme kararları 27 ulustan oluşan bloğun oy birliğiyle onayını gerektirdiğinden, Bulgaristan AB üyesi olarak tüm gücünü Kuzey Makedonya’nın üyeliğini engellemek için kullanarak, Makedonların sözde Bulgar kökenlerini kabul etmelerini, konuştukları Makedonca dilini Bulgarcanın bir lehçesi olarak tanımalarını, 19. ve 20. yy Makedonyalı (Bulgar veya Makedon) devrimci ve komitacıları Makedon olarak yazan tarih ders kitaplarının tamamının değiştirilmesini, Bulgaristan’a yönelik sözde nefret söylemine son verilmesini ve Kuzey Makedonya’daki Bulgar azınlığın (%0.19, 2021 Nüfus Sayımı) anayasada kurucu unsur olarak tanınmasını da içeren uzun bir liste talep etti.

Anlaşmazlık, AB’nin iki komşu Kuzey Makedonya ve Arnavutluk’u tek bir genişleme paketi olarak ele alması nedeniyle Arnavutluk’un AB üyeliği yolunda ilerlemesini de durdurdu.

24 Haziran’da Bulgaristan Ulusal Meclisi 170 lehte, 37 aleyhte oyla, Kuzey Makedonya’nın AB katılım sürecinin önündeki engeli kaldırabilecek, ancak bir dizi koşul koyabilecek bir karar taslağını Fransa’nın önerdiği şekliyle onayladı. Bulgaristan’da düşen hükümetin giderayak yaptığı bu oylama olumlu bir adım olarak tüm AB başkentlerinde kutlansa da, sürece konacak bir dizi koşul yukarıda saydığım talepler ve daha fazlası.

Kuzey Makedonya Başbakanı Dimitar Kovaçevski ise Makedon dilinin müzakere çerçevesinde net bir şekilde tanınması ve Makedon kimliğinin net bir şekilde korunmasının yanı sıra, müzakere çerçevesindeki kriterler arasında tarihi konuların yeri olmadığı ve Ulusal azınlıkların Anayasa’ya dahil edilmesi için müzakerelerin anayasa değişikliklerinden önce başlamasını koşul olarak sundu.

FRANSA’NIN ÖNERİSİ NE?

Bu şartlar altında Macron yine sahneye çıktı ve Madrid’deki NATO zirvesinde yaptığı açıklamada, Bulgaristan’ın komşusunun AB umutlarına karşı vetosunu kaldırmak için “uzlaşmacı bir çözüm” elde edildiğini söyledi. Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel de geçtiğimiz Salı günü Kuzey Makedonya’yı Fransa’nın önerdiği bu uzlaşma paketini desteklemeye çağırdı. Fransa’nın önerisi, Kuzey Makedonya’nın AB müzakere çerçevesinin Üsküp ve Sofya tarafından kabul edilecek ikili belgelere atıfta bulunmasını öncelikli şart olarak öne sürüyor.

Yani bu önerinin Kuzey Makedonya Meclisi’nde de kabul edilmesi gerekiyor ancak anayasa değişikliğinin yolu mecliste üçte iki destekten geçiyor. Muhalefet için kabul edilebilir tek madde Bulgar ulusal toplumunun anayasada kurucu unsur olarak kabul edilmesi olabilir. Bulgaristan’ın AB üyesi olduğu 2007 yılından bugüne kadar 86,566 Makedon vatandaşına Bulgar vatandaşlığı verdiğini ve Bulgar vatandaşlığı alanlar arasında bugün Bulgar yayılmacılığına karşı sokağa dökülenlere öncülük eden milliyetçi muhafazakar muhalefet partisi VMRO-DPMNE nin üst düzey yöneticilerinin de olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Kuzey Makedonya Başbakanı ve Sosyal Demokratların (SDSM) lideri Kovaçevski, iktidar ortağı etnik Arnavut partisi DUI’nin yöneticileri ve Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski, Fransa’nın düzenlenmiş önerisini, Üsküp’ün tarihi hedefi olan AB’ye tam üyeliğin gerçekleştirilmesine olanak sağlayacak, kabul edilebilir bir uzlaşma olarak görüyorlar. Kovačevski, yeni önerinin Makedon dilinin diğer Avrupa dilleriyle eşitliğini sorgulamadığına inanıyor ve “teklifi reddetmek ve belirsizliği seçmek kolaydır” diyor. Öneri, Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından da tartışıldı, ardından Cumhurbaşkanı Pendarovski, Fransa’nın önerisinin katılım müzakerelerinin herhangi bir kayıp olmadan başlatılmasına izin verecek bir uzlaşma olduğunu söyledi. Milliyetçi muhalefet partisi VMRO-DPMNE’nin lideri Mitskoski, “Makedon halkının asimilasyonunun yasallaşmasına” ve “Makedonların Bulgarlaşmasına” yol açacağını söyleyerek Fransa’nın önerisini reddetmekte ısrar ediyor.

Dimitar Beçev’in dediği gibi Fransa’nın önersinin Kuzey Makedonya Meclisi’nde kabul edilmesi durumunda Bulgaristan’ın veto hakkını yeniden kullanmayacağının garantisi yok. Ayrıca ülkede epey yüksek olan AB algısının da bu süreçle birlikte düşmeye başlayacağı da epey açık. Olası AB üyeliği için anayasal isminden vazgeçen Kuzey Makedonya, Macron’un 2.5 yıl önce teknik anlaşmazlıkları bahane ederek müzakere sürecini nasıl engellediğini de hatırlıyor. Öneri illa kabul edilecekse ki bunun Arnavut siyasi partilerin desteğiyle olacağı açık, o durumda da etnik gerilimlere yeniden hazırlıklı olmak gerekiyor.

PolitikYol'da yayınlanan yazılar her gün öğlen mailinizde!

Sencer Gözübenli — Hırvatistan
Sencer Gözübenli — Hırvatistan
Abdullah Sencer Gözübenli, Åbo Akademi Üniversitesi Siyaset Sosyolojisi doktora adayı. Hacettepe Üniversitesi'ndeki lisans eğitimi sonrası Kuzey Makedonya ve Kosova'da uluslararası örgütler ile Association for Democratic Initiatives başta olmak üzere bölgede yerleşik sivil toplum kuruluşları bünyesinde azınlık hakları ve azınlık medyası üzerine çalıştı. Doktora yeterlilik dönemini Üsküp Azizler Kiril ve Metodi Üniversitesi Hukuk, Sosyoloji ve Siyaset Araştırmaları Enstitüsü Sosyoloji bölümünde Balkanlar Etno-demografisi ve Etnik İlişkiler Sosyolojisi alanında tamamladı. Bu dönemde Hacettepe Üniversitesi ve Üsküp Rahibe Teresa Üniversitesi'nde aynı alanlarda araştırmacı olarak çalıştı. Gözübenli, Balkanlar'daki ulusal azınlıkların akraba devlet ilişkileri, ulusal azınlık dillerinde medya ile ulusötesi kimlik politikaları üzerine çalışmalarına Hırvatistan'ın başkenti Zagreb'de doktora araştırmacısı olarak devam etmektedir.
spot_img
PolitiYol Telegram'da
PolitikYol.com Podcast

GÜNÜN YAZILARI

SÖYLEŞİLER

SOSYAL MEDYA

13,609BeğenenlerBeğen
10,160TakipçilerTakip Et
50,759TakipçilerTakip Et
9,354AboneAbone Ol

GÜNDEM

ÇEVİRİLER

Bir Cevap Yazın

YAZARIN DİĞER YAZILARI