Fotoğraf: Salt Galata Arşivi

Cumhuriyet’in ilk toplu konut projesi olan Ankara’daki Saraçoğlu Mahallesi Emlak GYO’ya  satış vaadi ve arsa payı karşılığı devredildi.

1933-35 yıllarında inşa edilen Saraçoğlu Mahallesi, cumhuriyetin bürokratlarının konut sorununu çözmesi için planlanmıştı. Mahalle sakinlerini bürokratlar oluşturacağı için Meclis’e, bakanlıklara ve idari binalara yakın olan Kızılay bölgesi konut alanı olarak tercih edilmişti. Saraçoğlu Mahallesi, II. Milli Mimarlık Akımının da başkentteki önemli bir örneğini oluşturuyor.

Saraçoğlu Mahallesi, merkezi konumu ve üzerinde bulunduğu arazinin değeri nedeniyle AKP’nin rant için gözünü diktiği alanların başında geliyordu.

Konuyla ilgili açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan “ Saraçoğlu Mahallesi Cumhuriyet’in ilk toplu konut alanıdır. Alanın tamamı, ağaçlar ve yapıların tamamı tescillidir. Alman mimar Paul Bonatz tarafından tasarlanan kültür varlığının Emlak Konut GYO’ya verilmesi kabul edilemez. Saraçoğlu Mahallesi’nin  korunarak gelecek kuşaklara aktarılması için hukuksal süreç dahil, anayasal hakkımız olan her türlü direnişi ve mücadeleyi örgütleyeceğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız” diye konuştu.

Candan şöyle devam etti:

“İl Halk Kütüphanesi ve Çankaya Kaymakamlığı’nın olduğu bina hariç Saraçoğlu Mahallesi’nin tamamı bugün resmi gazetede yayınlanan kararla Emlak Konut GYO’ya devredilerek. Saraçoğlu Mahallesi’nin katline karar verilmiştir. 17 Ağustos depreminin 18.yılında, bu katliama karar verenler, bir kez daha Cumhuriyet değerlerini hedef aldıklarını göstermişlerdir. Bu karar yapay afettir. Bu afetin sorumlusu AKP hükümetidir.  Saraçoğlu Mahallesi, az bulunan örnekleri ile enderlik değeri, dönemin mimari anlayışını yansıtması ile özgünlük değeri, sivil ve askerin birçok bürokratın orada oturması ile anı değeri ve tarihsel değeri ile birlikte,  birçok değeri bir arada taşır. Saraçoğlu Mahallesi’nin en baskın değeri ise belge değeridir. Bunca değeri bir arada taşıyan bir kültür varlığına kıymak vicdansızlıktır.”

“Saraçoğlu Mahallesi yaşam alanımızdır”

“Cumhuriyet mimarlığının modernleşmeye başladığı dönemin ürünü olan, bir devlet lojmanı mahallesinin kurgusuna sahip, Alman mimar Paul Bonatz tarafından tasarlanan, 1940’lı yıllarda, üst düzey bürokratların nasıl bir konuta gerek duyduğunun örneği, o dönemin yapım teknolojisi ve malzeme kullanımının özgünlüğü ve ilk kez tüm hizmetlerin (barınma, eğitim, alışveriş kültür dinlence vb.) tamamını bir arada içeren bir yaşam alanı olan Saraçoğlu Mahallesi’nin ranta kurban edilmesine göz yummayacağız” diyen Candan, “Mekanlara yönelik bu sistematik saldırılar rejimle hesaplaşmanın  mekanlara yansıyan karşılığıdır. Ankara Cumhuriyet ideolojisini simge ve temsil mekanıdır. Her yapısında, Saraçoğlu Mahallesi’nde, İller Bankası’nda, Baraj Gazinosu’nda, Su Süzgeci’nde, her kamusal alanında Cumhuriyet’in ve Atatürk’ün izleri vardır. Her yıkılan ve kurban edilen yapı Cumhuriyet’e ve Atatürk’e vurulmuş bir darbedir. Buna izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Candan, şunları kaydetti:

“Saraçoğlu Mahallesi için riskli alan kararlarına ve Maliye Bakanlığı’na devredilmesine dava açmıştık. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Saraçoğlu Mahallesi’nin korunarak kente kazandırılması için Kent Düşleri fikir projesi yarışması düzenledik ve dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşerek Abdullah Gül’ün himayelerinde, Saraçoğlu Mahallesi’nin korunarak kente kazandırılması için  Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ankara Ticaret Odası birlikte elimizi taşın altına koymuştuk. Ancak hükümet kanadı süreci durdurmuştu. Bu süreçte verdiğimiz sözün arkasındayız. Hükümet sözünden döndü, halka verdiği sözü tutmadı”