Sosyal barış, toplumun bütün farklılıklarının birlikte, eşit ve özgürce yaşadığı; yurttaşların adalet zemininde her türlü sorununu çözdüğü, kayırmacılığın değil; liyakatin esas alındığı, kimsenin farklılığından dolayı ötekileştirilmediği, yurttaşların birbirlerine sevgi ve saygı duyduğu, devlet ve yurttaş arasında yine sevgi ve saygıya dayalı bir güven ilişkisinin tesis edildiği düzendir. Daha net bir ifadeyle sosyal barış, birlikte yaşamanın koşuludur. Cumhuriyetimizin en temel hedeflerinden biri de sosyal barışın sağlanmasıdır. Bu yüzden bir hukuk düzeni kuruldu. Bu yüzden yurttaşlık kavramı ve kurumu inşa edildi.

Dünya’da sosyal barışını sağlamamış hiçbir devlet gelişmemiştir, ilerlememiştir. Devletin bütün yurttaşlarını, bütün yurttaşların da devleti sahiplendiği bir sosyal barış iklimi hem ülkedeki sorunları çözecek en güçlü formüldür hem de ülkeyi ileriye taşıyacak en büyük motivasyon kaynağıdır.

Bugün ülkemizde eksikliğini duyumsadığımız, giderek ortadan kalktığını hissettiğimiz en temel mevzuların başında sosyal barışımız gelmektedir. Siyasi tarihimizde AKP kadar sosyal barışa zarar veren bir başka parti daha olmamıştır. Böl, parçala yönet siyasetiyle ülkedeki herkesi ayrıştıran siyaset, devleti ve toplumu ayakta tutacak sosyal barışa çok büyük darbe vurmuştur. İnsanların giyim kuşamından inançlarına, kimliklerinden memleketlerine, yaşam tarzından eğitime, sağlıktan adalete her alanda çok ciddi ayrımcılık yapılmakta ve bu durum ülkeyi içinden çıkılmaz bir girdaba sürüklemektedir. Sosyal barışa vurulan bu darbe devletin ve toplumun çözülmesine neden olmakta, yurttaşlarımızın ortak bir gelecek hayali kurmasına ket vurmaktadır. Ülkemizin yetişmiş insan gücünün sürekli bir biçimde başka ülkelere göç etmesi sosyal barışımıza vurulan darbeler yüzündendir. Bundan dolayıdır ki bütün amacım, çabam, hedefim ve gayretim ülkemizde sosyal barışın yeniden, daha güçlü bir biçimde sağlanmasıdır. Bunun için mücadele ediyorum ve bunun için çalışıyorum. Biliyorum ve inanıyorum ki hep birlikte yeniden bir büyük barışı kuracağız. Sosyal barışımızı kurmadan birlikte yaşamamız da, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmamız da mümkün olamayacaktır. Tek çare her alanda barışı kurmaktır. Devletimizin tekliği de, ulusumuzun tümlüğü de barıştan geçmektedir. Ülkemde büyük barışı kuracağım…