Cumhuriyet yazarı Çiğdem Toker Manisa’daki asker zehirlenmeleri ve Rota Yemekçilik’i yazdı.

Toker “Manisa’da tahlil sonuçları açıklanmalı” başlıklı yazısında ilk zehirlenme vakasından sonra etkin soruşturma açılıp açılmadığını ve önlem alınıp alınmadığını sordu.

Bakan Işık’ın zehirlenmelerle ilgili “kesin sebeplerin hala belli olmadığı” yönündeki açıklamalarını hatırlatan Toker “Peki kesin sebep belli değilse, o zaman şirketle sözleşme neden feshedildi? Arkasında başka bir neden mi vardı? Şirket ile bağlantılı bir başka önemli soru da şirketin Manisa’daki birlikler dışındaki kamu kurumlarındaki ticari faaliyetini sürdürüp sürdürmeyeceğidir” dedi.

Toker ayrıca Manisa’daki zehirlenmeler sonrası tahlil sonuçlarının hala açıklanmamış olduğuna dikkat çekti.

Toker’in yazısı şöyle:

Manisa’da 26 günde:

Bir değil, iki değil, üç değil, tam dört kez toplu asker zehirlenmesi olayı yaşandı.

“Rota Yemekçilik’i kimler, neden koruyor?” başlıklı yazıyı cumartesi günü öğleden sonra yazarken, “bir değil, iki değil” diye başlayarak üçüncü kezden söz etmiştim. 2013’te 100 bin TL sermayeyle kurulan şirketin, bir yıl içinde 2 milyon TL sermayeye ulaştığını, iki ay önce de sermayesini 7 milyon TL’ye çıkardığını aktardım. Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer’in o saate kadar Milli Savunma Bakanlığı’ndan ses çıkmayışını, sözleşmenin feshedilmemesini sorguladığını anımsattım.

O gece, yani yazı henüz yayımlanmadan dördüncü toplu asker zehirlenme olayı yaşandı.

Bu olayın gecesinde Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, şirket ile sözleşmenin feshedildiğini açıkladı.

Geçmiş olsun…

Bu “zehirli” tablo, vatani görevini yapmak üzere devlete emanet edilen askerlerin sağlığı bakımından çok fazla sayıda ve kritik sorular üreten bir tablodur.

SORULAR

Yöneltilmesi zorunlu ilk soru şudur: İlk zehirlenme olayının yaşandığı 23 Mayıs’ta, konuya ciddi biçimde eğilinse, etkin soruşturma açılsa, önlemler alınsa yemek tedarik yöntemlerinde değişikliğe gidilse, diğer zehirlenme olayları yaşanır mıydı?

Resmi açıklamalarda gözden kaçırılmaması gereken tutarsızlık, diğer soruları doğuruyor. Milli Savunma Bakanı Işık, şirketle sözleşmeyi feshettiğini belirtirken kesin sebeplerin hâlâ belli olmadığını da belirtti.

Peki kesin sebep belli değilse, o zaman şirketle sözleşme neden feshedildi? Arkasında başka bir neden mi vardı? Şirket ile bağlantılı bir başka önemli soru da şirketin Manisa’daki birlikler dışındaki kamu kurumlarındaki ticari faaliyetini sürdürüp sürdürmeyeceğidir.

Eğer Rota Yemekçilik’in sözleşmesi Manisa’da kalite kriterlerini taşımamasından dolayı feshedildiyse, binlerce kişinin yemek yediği diğer kurumlardaki faaliyetlerin denetimi sağlanmakta mı?

Vahim iddia

Bakan Işık’ın “Son günlerde bölgede depremler var, acaba yeraltı sularından buraya karışma mı var, buna bakacağız, altyapımızda sorun var mı hemen değerlendireceğiz” cümlesi ilk uyandırdığı izlenimden daha çarpıcı bir gerçeği yansıtıyor olabilir.

Zira Manisa’da zehirlenme vakalarının yaşandığı birliklerde kuyulardan çekilen suların kullanıldığı, yapılan ilk analizlerde koli basiline rastlandığı da yaptığım görüşmelerde iddia edildi. Askeri laboratuvarda yapılan bu analiz sonucunun karartıldığı da aynı iddianın bir devamı.

Bakan Işık’ın “yeraltı sularından karışma olup olmadığına bakılacağı” ifadesi, bu gerçeğin bir yansıması olabilir mi? Böylesi bir iddia yemek şirketinin; yemek yapımında kuyu suyunu mu kullandığı sorusunu da beraberinde getiriyor. Bakan Işık’ın bayram öncesinde askerlerin terhis olacağını, kışlaya beş hafta süreyle asker alınmayacağını, bütün altyapının gözden geçirileceğini belirtmesi, yemek yapımında kullanılan su kaynaklarıyla ilgili olabilir.

Sonuçlar neden açıklanmıyor?

Gıda uzmanları, gıda zehirlenmelerinin kısa süre içinde saptanabildiğini söylerlerken Manisa’daki tahlil sonuçlarının hâlâ açıklanmamış olması, güven vermekten uzaktır.

Hele ki KKTC’de de ortaya çıkan gıda zehirlenmesinin Manisa’dan oraya giden askerler nedeniyle başladığı iddiası karşısında, yapılan bütün analiz sonuçlarının açıklanması gereği ortadadır.