CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, Adana Aladağ’da 10’u öğrenci 12 kişinin hayatını kaybettiği yangın faciası hakkında bir basın açıklaması yaptı. Yüceer’in basın açıklaması şu şekilde:

“Adana’nın Aladağ İlçesinde 34 kız öğrencinin kaldığı ve bir cemaat tarafından işletilen yurtta çıkan yangında 11 kız çocuğumuz ve 1 eğitmen hayatını kaybetmiştir.
Devletin öncelikli görevinin facianın sorumlularını ortaya çıkarmakken, Adana Valiliği’nin alelacele yayın yasağı getirmesi, bir şeylerin üzerinin örtülme çabasına girildiğini göstermektedir.

Onun içindir ki Konya’da, Kayseri’de, Diyarbakır’da olan facialarda da tanık olduğumuz gibi bu soruşturmaların vicdanları rahatlatacak, gerçek sorumluları ortaya koyacak bir soruşturma olacağına kamuoyumuzun inancı yoktur.
Ancak sorumlular bellidir.

İlköğretim çağında olan öğrencilerin barındırılması Devlet’in sorumluluğundayken ve ilköğretim çağındaki öğrencilerin özel yurtlarda kalamayacağına ilişkin bir mevzuat mevcutken Aladağ’da var olan Milli Eğitim Bakanlığı’na ait yurdu yıkıp, kız çocuklarını cemaatlerin insafına terk eden ve bunu tüm Türkiye’de kalıcı bir politika haline getiren Bakanlık doğrudan sorumludur.

Yapması gereken denetimleri aynı zihniyeti paylaştıkları için yapmayan veya kerhen yapan belediye ve Valilik doğrudan sorumludur.
Türkiye genelinde yurt açmayarak, eğitimi yaygınlaştırmayarak, öğrencileri yüzlerce cemaatin binlerce yurdunda ve pansiyonunda kalmaya mahkûm eden, bu yurt ve pansiyonların nasıl işletildiklerinden bihaber olan, bunlara seyirci kalan, sesini çıkarmayan, görmezden gelen Devlet sorumludur. Bu konuya ilişkin tüm uyarılara kulak tıkayanlar sorumludur.

Daha nisan ayında CHP Kadın ve Çocuk Hakları İnceleme ve İzleme Komisyonu üyemiz Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen’in “vakıf ve derneklerin açtıkları yurtların etkin denetimi için gerekenlerin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasına ilişkin” sunduğu önerge AKP tarafından gündeme alınmaya bile değer görülmemiştir.

Aladağ’da bu facianın yaşandığı gün 6 milyon liralık müftülük binasının açılışı yapılabiliyorsa, sorun parasal bir sorun değildir. Bir zihniyet sorunudur.
Yıllardır köy okullarını kapatarak, öğrencileri tarikatların, cemaatlerin insafına bırakarak yapılmak istenen bellidir.

İktidar on dört yıldır çağdaş ve laik eğitimi yok ederek çocuklarımızı da yok etmektedir.
Konya’da yaşanan facianın üzerinden sekiz yıl geçmesine rağmen herhangi bir mahkumiyet kararı bile yoktur.

Aynı zihniyet paylaşıldığı sürece çocukların göz göre göre ölüme gönderilmesine ses çıkarılmamaktadır.
Aladağ’ın da aynı akıbete uğramasına izin vermeyeceğiz.
Tüm sorumlular, denetlemeyenler, göz yumanlar, çocuklarımızı tarikatların insafına bırakanlar yargılanana ve mahkum olana kadar bunun peşini bırakmayacağız.”