CHP Parti Meclisi Üyesi ve Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, Ankara Valiliği’nin kent genelinde “güneş battıktan sonra” ateş yakılmasını ve türkü söylenmesini yasaklamasını Meclis gündemine taşıdı.

Yasak kararının açlık grevi yapan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın tutuklanmasıyla eş zamanlı olarak alınmasının tesadüf olup olmadığını soran Yılmaz, “Ankara’da Yüksel Caddesi’ne milletvekillerinin dahi alınmadığı uygulamalarda somutlaşan “sokağa girme yasağı” söz konusu karara dayalı olarak mı yapılmaktadır? Değilse, bu uygulamanın dayandığı bir mevzuat var mıdır, yoksa Valilik bu keyfi uygulamaları neye dayanarak almaktadır?” diye sordu.

“YASAK KARARINA 12 EYLÜL DÖNEMİ GİBİ SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI DA EKLENECEK Mİ?”

Yasak kararının keyfilik yaratıp yaratmayacağını soran Yılmaz, bu kararın KHK’lar yoluyla yaşanan haksızlıklara itiraz etmeyi ve yaşanan mağduriyetlerin tartışılmasının engellediğini vurguladı.

Daha önce de “umuma açık alanlarda düzenlenecek oyun, temsil, açıklama ve çeşitli şekillerdeki gösterileri”OHAL’e dayanarak yasaklayan Ankara Valiliği’nin yasaklarına 12 Eylül dönemi gibi sokağa çıkma yasağının da eklenip eklenmeyeceğini soran CHP’li Yılmaz, önergesinde şu sorulara yer verdi:

  • “Söz konusu yasak, vatandaşların taleplerini ya da şikayetlerini özgürce ifade etmelerini engellememekte midir? Yasak kararıyla insanları eve hapseden bir anlayışın ortaya koyulduğu düşünülmekte midir? Bu yasak kararı takdire dayalı değil midir, karar keyfilik yaratmamakta mıdır?
  • Yasak kararına düğün, nişan, cenaze, şampiyonluk kutlamaları, asker uğurlaması ve yüksek sesle yapılan inanç ritüelleri gibi etkinlikler de dahil midir?
  • Yasak kararının belirsizliğinin ve yoruma açıklığının vatandaşların idareye olan güvenini sarsabileceği düşünülmekte midir?
  • Bu karar gereği yapılan herhangi bir uygulama var mıdır? Var ise, yapılan uygulamaların yasal dayanağı mevcut mudur?”