CHP’li Çakırözer, gazeteciler Önderoğlu ve Nesin ile TİHV Başkanı Fincancı’nın tutuklamalarına TBMM’de karşı çıktı. Çakırözer, gazetecilere, aydınlara ve yurttaşların yaşam tercihlerine yönelik saldırıları gerçekleştirenler serbest kalırken, gazetecileri, akademisyenleri ve öğretmenleri sadece düşüncelerini açıkladıkları için cezaevine gönderen hukuk sisteminin içeride ve dışarıda hiç kimseye güven vermeyeceğini söyledi.   

CHP’li Çakırözer, TBMM’de yaptığı konuşmada Türkiye’nin üretmesi, zenginleşmesi ve tüm yurttaşların sosyo-ekonomik ve kültürel yaşam standartlarının yükseltilmesi için daha çok yatırıma ihtiyaç olduğunu vurguladı. “Bunun için hem kendi yerli hem de yabancı girişimcilerin ülkemizde daha fazla yatırım yapmasına ihtiyacımız var. Bu, Başbakan’ın ‘Yatırımcıların altına turkuaz halı sereceğiz’ diyerek yeni teşvik paketi ihtiyacından söz etmesinden de anlaşılıyor. Ancak, yatırımcının gelmesi sadece altına teşvik halısı sererek olmaz. O halıyı serdiğiniz zemininin de sapasağlam bir demokrasi ve hukuk devleti olması gerekir” diye konuştu. 

Yerli yabancı her yatırımcının parasını ve emeğini götüreceği yerde başta kendi can ve mal güvenliği olmak üzere tüm temel hak ve özgürlüklerin korunmasını istediğine dikkat çeken Çakırözer, “Yatırımcı bununla da yetinmez, hem kendi içinde, hem de bölgesiyle ve dünyayla barışık bir ülkeye gitmek ister. Ama ülkemizden dünyaya verilen resim üzülerek söylemeliyim ki böyle değil” diye konuştu. Türkiye’nin 67 yıldır üyesi olduğu ve Avrupa’nın vicdanı sayılan Avrupa Konseyi’nde Türkiye hakkında ağır bir raporun görüşüldüğünü ve bu raporun önemli bölümünü de ifade özgürlüğü ile yargı bağımsızlığı konusunda Türkiye’de yaşanan hak ihlallerinin oluşturduğunu anlatan Çakırözer, “Stratejik hedef koyduğumuz AB ile ilişkilerimiz de yine demokrasi ve insan hakları karnemiz nedeniyle askıda. Avrupa’ya entegrasyonumuzu geçmişte en fazla isteyen, destekleyen İngiltere dahi ‘AB üyeliğimiz için 3000 yılına kadar üye olamaz’ yaklaşımı sergiliyor. Son derece sorumsuzca ve incitici bu imajda iktidarın insan hak ve özgürlüklerini, düşünce ve ifade özgürlüklerini sınırlayan tutumunun da büyük payı var” diye konuştu. 

BIRAKIN YATIRIMI; TURİSTİK GEZİYE GELMEZLER 

Vatandaşların can ve malına kasteden terörle mücadelenin esas olduğunu vurgulayan Çakırözer, “Ama terörle mücadele ediyoruz diye basın özgürlüğü savunucusu bir gazeteciyi, dünyaca tanınan bir insan hakları savunucusunu, yazarları akademisyenleri sırf düşüncelerinden ötürü kelepçeleyerek cezaevine tıkmaya devam ettikçe gazeteleri ve televizyonları kararttıkça Dünyadaki algımız değişmiyor. Tam tersine pekişiyor” dedi. Çakırözer, sözlerini şöyle sürdürdü: 

Gazetecilerimizi, ülkenin aydınlarını, öğrencileri, öğretmenleri, düşündükleri, eleştirdikleri için yargılı infaz ederek cezaevlerine tıkarken, gazetelere saldıran, gazeteci döven, yurttaşlarımızın yaşam tercihlerine saldıran vandalları, sokak fedailerini ne yaparlarsa yapsınlar serbest bırakan bir hukuk sistemi de ne içeriye ne de dışarıda bu ülkeye yatırım yapmak isteyenlere güvence vermez. Bırakın yatırımı turistik ziyaret için dahi gelmezler, zaten gelmiyorlar.”

PolitikYol