CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Türkiye’de yaşanan sefaletin bir numaralı sebebinin hukukun yok olması olduğunu belirterek “Hukuk devleti sıralamasında Türkiye 128 ülke arasında 107’inci sırada. Şu sıraya bakıp bu hükümetin yüzü kızarmıyorsa, zaten hukuku kendilerine paspas yapmaya hak gördükleri içindir” dedi.

Tekin’in konuyla ilgili yaptığı açıklamalar şöyle:

1-Ülkemizin ekonomik durumunu, doların artışını, piyasaların vaziyetini, insanlarımızın geçim durumu ve sosyal yaşamlarını, nasıl görüyorsunuz, sizin bu hususlardaki tespit ve değerlendirmelerinizi detaylı bir şekilde alabilir miyiz?

Bir ekonominin iyi yönetilip yönetilmediği nasıl ölçülür? İki ölçüt var. Birincisi bu ekonomi çalışmak isteyen insanlara iş olanağı sunuyor mu, ikincisi refah sağlıyor mu?

TÜİK tarafından açıklanan mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik rakamı yüzde 14,3. Geniş tanımlı işsizlik oranı bazı hesaplara göre yüzde 24,9 bazı hesaplara göre yüzde 28,9. Bu ülkede bugün 10 milyon 200 bin işsiz var. İşbaşında olanların sayısı son 1 yılda 3 milyon 830 bin kişi azaldı. Türkiye’de işsiz sayısı

Yoksulluk tarihte görülmemiş bir seviyeye çıktı. TÜİK rakamlarına göre 55 milyon vatandaşımız konut masrafları altında eziliyor, 49 milyon vatandaşımız borç ve taksit ödemekte zorlanıyor, 47 milyon insan senede 1 hafta evden uzakta tatil yapamıyor, 27 milyon vatandaşımız sofrasına iki günde bir et, tavuk, balık koyamıyor. 15 milyon 500 bin insan evinin ısınma harcamasını karşılayamıyor.

Dünyada en fazla enflasyonun olduğu 20 ülkeden biriyiz. Vatandaş enflasyon canavarının pençeleri altında nefes almaya çalışıyor. Kredi notumuz Tanzanya, Uganda seviyesine düşmüş. El oğlunu İsviçre’de 5 ayda asgari ücretle aldığı arabayı burada bir asgari ücretli 57 ayda alamıyor. Ondan sonra çıkmışlar geniş geniş konuşuyorlar. Ekonomi pik yaptı diyorlar. Neye pik yaptı? Ekonomik sebeplerle intihar pik yaptı. İstanbul ölüm şehrine dönüştü. Millet kendini yakıyor. Bunlar işsizlik, açlık, yoksulluk arttıkça mutlu oluyor, kutlama yapıyor. Çıksınlar Gürsel Tekin yalan söylüyor bu ülkede işsizlik yoktur, yoksulluk yoktur, açlık yoktur desinler. Türkiye tarihinin en korkunç krizini yaşıyor. Bu hükümetin bu krizi çözecek nefesi kalmadı. Ülkenin çıkışı erken seçimdir. Yaşadığımız krizi sandık çözer. Kimse sandıktan kaçmasın.

2-Ülkemizde son zamanlarda yargı çok tartışılır oldu. Verdiği kararlar, yapılan atamalar, idari ve adli işlemler.. Türkiye deki yargı sistemini, içinde bulunduğu ortamı, verilen kararları, kısacası tüm bu süreçte yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz her detayı ile anlatır mısınız?

Türkiye’de yargıdan bahsetmek, Konya’da denizden bahsetmek gibi. Konya’da nasıl deniz yoksa, Türkiye’de bir yargı yok. Bağımsızlık, tarafsızlık yoksa yargı da yoktur. Hukuk devleti yoksa yargı da yoktur. Ona yargı denmez, infaz memurları denir. Bugün Türkiye’de karşılaştığımız saraydan gelen talimatları yerine getiren infaz memurları düzenidir. Medeni bir yargı değildir. Demokratik bir yargı değildir. O yüzden Türkiye’de bir mahkeme karar aldığında kimse hukuki olarak tartışmıyor, siyasi olarak tartışıyor. Trump telefon açıyor birisi salınıyor, Merkel telefon açıyor bir başkası tahliye ediliyor. Cezaevindeki siyasi tutuklular rehine pozisyonundadır. Sayın Selahattin Demirtaş, bugün tutukluysa bunun tek nedeni de Saray’ın talimatıdır. Bunu bütün dünya biliyor. Hukuk devleti sıralamasında Türkiye 128 ülke arasında 107’inci sırada. Şu sıraya bakıp bu hükümetin yüzü kızarmıyorsa, zaten hukuku kendilerine paspas yapmaya hak gördükleri içindir. Bu milleti bu adaletsizliğe mahkum ettiler. Efendim bu ülkede niye işsizlik var, yoksulluk var. Adaletin olmadığı yerde bereket mi olur? Türkiye’de yaşanan sefaletin bir numaralı sebebi hukukun yok olmasıdır. Bunu herkes böyle bilmek zorunda.

3- Dünyada pandemi süreci yaşanıyor. Bizde de rakamlar açıklanıyor. Ülkemizde yaşananları görüyoruz. Siz bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz, çalışmalar yeterli mi, nasıl olması gerekir, bu konuda düşünce ve görüşlerinizi alabilir miyiz?

Ahaliye soruyorlar “açıklanan rakamlara güveniyor musun?” AKP’ye oy veren seçmenin bile üçte biri “güvenmiyorum” diyor. Manzara bu kadar açık. Tabipler odası sadece Ankara’da günde 4 bin vaka olduğunu açıkladı. Ben aylardır bas bas bağırıyorum. Bütün Türkiye korona kızılına bulanmış durumda. Her gün insanlar ölüyor. Önlem alın diyoruz, akıl veriyorlar. İktidar akıl verme makamı değildir tedbir alma makamıdır. Sen idari tedbir alıyor musun? Almıyorsun. Vatandaş işe gitmek zorunda, yaşamak zorunda. Her yer açık. Ondan sonra korona neden patladı. Çünkü hükümet koronavirüse yardım ve yataklık yapıyor. Adeta korona daha fazla yayılsın diye çalışıyorlar. Bütün dünyada işleyen tek bir yöntem var. Onu uygulamıyorlar. Bugün AKP vatandaşı korona ile başbaşa bıraktı. Türkiye korona ile mücadele etmiyor. Türkiye adı konulmamış bir sürü bağışıklığı stratejisine maruz bırakılıyor. Bunun yaratacağı büyük insan kaybının da bedelini ödüyoruz.

4- Ayasofya’nın açılışı, sonrasında ülkemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler, ardından doğu Akdeniz’deki gelişmeler ve sonrasında yaşadığımız bu son Giresun sel felaketi. Tüm bunların hakkında neler düşünüyorsunuz, bu gelişmelerin ülkemize getiri ve götürüsü, neler yapılabilir, nasıl olmalıydı gibi, kısacası sizin bu konulardaki vereceğiniz mesajlar nelerdir?

Türkiye’nin CHP’ye ihtiyacı var. CHP’nin de bir an önce sokaklara inmeye, halkla buluşmaya, çok etkin bir şekilde çalışmaya ihtiyacı var. Üye sayılarımız düşüyor. Z Kuşağı henüz partimize teveccüh göstermiyor. İdari, organizasyonel ve yapısal değişiklikler lazım. AKP her alanda Türkiye’yi felakete sokmuş durumda. Diyebilirim ki Türkiye tarihinin gelmiş geçmiş en kötü, en başarısız hükümetiyle karşı karşıyayız. Bu hükümetten iktidarı almak için her imkan var. Bu noktada değilsek, kendimize bir bakmamız gerekiyor. Bu noktada öz eleştirimizi yapıp ileriye doğru bir sıçrama yapmamız lazım.