ABD’nin başkenti Washington’da temaslarda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, ABD’de Türkiye algısında kötüye gidiş olduğunu, Türkiye’yi otokrasiyle özdeşleştiren ifadelerin daha sık kullanılmaya başlandığını belirtti.

CHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, ABD’nin başkenti Washington’a iki günlük bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyarete ilişkin Sputnik’e konuşan Yılmaz, ABD’de Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı’ndan yetkililer ile düşünce kuruluşları temsilcileriyle görüşmeler yaptığını ifade ederek “Geniş bir çerçevede görüşmelerimiz oldu. Hem ABD’nin gündemine, hem Türkiye-ABD ilişkilerine hem de bölgesel gelişmelere dair görüş alışverişinde bulunduk. Biz muhalefet partisiyiz ancak Türkiye’nin ve dünyanın gelişmeleriyle yakından ilgiliyiz. Bu çerçevede ziyaretimizi hem ABD’de yeni yönetimin gündemini hem de ABD’nin dış ilişkilerini hem de Türkiye-ABD ilişkilerini ele aldık” dedi.

‘TRUMP’IN CİDDİ SORUNLAR YAŞADIĞINI GÖRÜYORUZ’

ABD’de Donald Trump’ın başkanlık koltuğuna oturmasından bu yana 5 ayı aşkın bir süre geçmesine karşın ABD iç politikasında hâlâ ciddi sorunlar yaşadığını kaydeden Yılmaz, “Trump’ın bürokrasisiyle hala ciddi sorunları olduğunu anlıyoruz. Medya ve iş çevreleri ile Demokratların Trump’a yönelik ciddi eleştirileri olduğunu görüyoruz. İkinci bir konu, özellikle Rusya’nın seçimlere müdahalesi iddiaları, ABD’de en çok tartışılan konuların başında geliyor. Ayrıca ABD yönetiminin AB ve NATO ile ilişkileri, özellikle Trump yönetiminin ilişkilerine dönük Demokratlar’da bir eleştiri, Cumhuriyetçiler’de de bir savunma söz konusu. Genel olarak Trump yönetiminin yöntemi, dış politikaya bakışı, AB’yle, NATO’yla ve Rusya’yla ilişkileri ciddi mercek altında şu anda” diye konuştu.

‘ABD’DEKİ TÜRKİYE ALGISINDA KÖTÜYE GİDİŞ VAR’

ABD’de Türkiye’ye bakışta özellikle anayasa referandumundan sonra sivil toplum kuruluşları, düşünce kuruluşları ekseninde Türkiye’ye dönük ciddi bir eleştiri söz konusu. Türkiye’nin demokratik eksenden uzaklaştığı yönündeki algı giderek güçleniyor ve Türkiye’ye bir kimlik inşa ediliyor; Türkiye’yi otokrasiyle özdeşleştiren ifadeler daha sık kullanılmaya başlandığını görüyoruz. Tabii bunlar bizi son derece üzdü. Biz de Türkiye’nin sadece AKP’den ibaret olmadığını, Türkiye’de esasen demokrasiye inanan güçlerin olduğunu, bu sürecin yine de demokrasinin inşasıyla sonuçlanacak bir mecraya gitmesi için elimizden gelen her türlü demokratik çabayı sergilediğimizi belirttik” dedi.

ABD’de Türkiye algısında kötüye gidiş olduğunu kaydeden Yılmaz, “Özellikle Türkiye’de referandum süreci, Türkiye’de demokrasi algısını tamamen zayıflatmış durumda. Bu, bizim en fazla dikkatimizi çeken konu oldu” diye konuştu.

Yılmaz, 16 Nisan referandumunda kabul edilen sistemin demokratik değerleri göz ardı ettiğini ifade ederek “Türkiye’de demokrasiyle ilgili bir sorun var, referandumla güçler ayrılığını aşındıran, demokrasinin değerlerini göz ardı eden bir yapı Türkiye’ye dayatıldı. Bu dünyanın her demokratik ülkesinde eleştiri konusu haline geliyor” dedi.

‘BÜYÜKELÇİLİK ÖNÜNDEKİ PROTESTOYA MÜDAHALE HALEN GÜNDEMİ MEŞGUL EDİYOR’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti sırasında Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği konutu önündeki protestoya Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanlığı’nın korumalarının müdahalesinin ABD’de halen tartışıldığını kaydeden Yılmaz, “Şu anda özellikle ABD’deki Türkiye ile ilgilenen çevrelerin gündemini meşgul eden konu bu konu. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde bir karar alınmıştı, daha sonra onun Temsilciler Meclisi’ne gelip onaylanması ve akabinde Türkiye’ye dönük bir algının oluşması söz konusuydu biz gittiğimiz zaman. Bu konunun Temsilciler Meclisi’nde gündeme gelmesi bile Türkiye hakkındaki olumsuz kanaati maalesef güçlendirmiş oldu. Keşke bu tür şeyler hiç olmasa. Daha önceden de Brookings Institute’ta benzer bir olay olmuştu. Biz artık Türkiye’nin olumlu şeylerle gündeme gelmesini arzu ediyoruz” diye konuştu.

‘TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİNİN BİR GECEDE DÜZELMESİNİ BEKLEMEK HAYALCİLİK OLUR’

ABD’de Trump’ın başkan olmasının ardından başlayan tartışmaların sürdüğünü kaydeden Yılmaz, “Esasen ABD’nin bir tarafı içteki sorunlara gömülmüş durumda. Diğer tarafta ise sürekli zigzag çizen, PYD’ye silah yardımı gibi, AB ile ilişkilerde mesafe gibi ciddi sorunlar yaşıyorlar. Türkiye’de de şu anda ciddi sorunlar var. Türkiye’de de esasen hem iç politikada hem dış politikada çalkantılı bir süreç yaşıyoruz. Bu iki yönetimin ilişkilerinin bir gecede düzelmesini beklemek hayalcilik olur. Her iki taraf için de daha yapıcı, ortak çıkarları ve hassasiyetleri gözeten bir ilişki sistematiği geliştirebildikçe ilişkiler gelişir. Ama şu anda hem Türkiye’deki yönetimin hem ABD’deki yönetimin bu noktanın uzağında olduğunu üzülerek görüyoruz” dedi.

‘PYD’YE YARDIMIN KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNU İFADE ETTİK’

Türkiye ve ABD’nin karşılıklı çıkarlara dayanan, karşılıklı hassasiyetleri gözeten bir ilişki geliştirmesi gerektiğini belirten Yılmaz, “ABD’nin şu anda Suriye’de PYD’ye silah yardımı yapmasının kabul edilemez olduğunu, ABD’nin bu çizgiye kaymış olmasını eleştirdiğimizi ifade ettik. Esasen ABD’de PYD’ye silah yardımı yapılması kararının kolay bir karar olarak alınmadığını anladık. Bu konuda Türkiye ile ilişkilerin zedeleneceğini belirten çevrelerin uyarılarının pek dikkate alınmadığını gördük. Karar esasen ABD yönetiminde de hala tartışılıyor. Umuyoruz bu karardan vazgeçerler” dedi.