CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP Genel Merkezinde yaptığı basın toplantısında öğrenci, öğretmen ve velilerin bir yandan okulların açılmasının heyecanını yaşarken, diğer yandan da büyük bir tedirginlik yaşadığını belirterek “41 vatandaşımızın hayatını kaybettiği Elazığ ve Malatya depremleri, yeniden deprem gerçeğiyle yüzleşmemizi ve hasarlı okullarımızı gündeme getirdi.” dedi.

Genel Başkan Yardımcısı Kaya’nın açıklamaları şöyle:

“3 Şubat 2020 Pazartesi günü, 18 milyon öğrencimiz ile 1 milyonu aşkın öğretmenimiz ikinci yarıyıl eğitim öğretim dönemine başlayacak. Gelecek umudumuz sevgili çocuklarımıza ve değerli öğretmenlerimize başarılar diliyorum; yolları açık olsun.

Öğrenci, öğretmen ve velilerimiz bir yandan okulların açılmasının heyecanını yaşarken, diğer yandan da büyük bir tedirginlik yaşıyor. 41 vatandaşımızın hayatını kaybettiği Elazığ ve Malatya depremleri, yeniden deprem gerçeğiyle yüzleşmemizi ve hasarlı okullarımızı gündeme getirdi.

OKULLAR DEPREME DAYANIKLI DEĞİL

17 Ağustos 1999 büyük Marmara depreminde 17 bin 480 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. 2019 yılında İstanbul’da 5.8 büyüklüğünde bir deprem daha oldu. Hasar tespit çalışmaları sonucu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 9’u ağır olmak üzere 29 okulun hasarlı olduğunu; 80 kamu binası ile 53 okulun da incelendiğini açıkladı.

Bu açıklamadan anlıyoruz ki İstanbul’daki çocuklarımız hala 1999 depreminde hasar görmüş okullarda eğitim görüyor. Aradan 20 yılı aşkın süre geçmesine rağmen hasarlı okullarımızın ve kamu binalarımızın onarımı yapılmamış.

GENEL BAŞKANIMIZ GÜNDEME GETİRDİ HASARLI OKULLAR YIKILIYOR

Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Grup Toplantısı’nda, büyük Marmara depreminde en çok etkilenen illerimizden biri olan Sakarya’daki okulların durumunu gündeme taşıdı. Sakarya Valiliği 2015 yılında hazırladığı raporda, depreme dayanıklı olmayan 60 okuldan 21’inin yıkılıp yeniden yapılması, 39’unun da güçlendirilmesi gerektiğini tespit etmiş.

Genel Başkanımızın raporu gündeme getirmesinden sonra, Milli Eğitim Bakanlığı Sakarya’daki 17 hasarlı okulun yıkımına karar verildiğini açıkladı. 21 yıl önce yapılması gereken yıkım bugün yapılıyor. Çocuklarımızın canı işte bu kadar ucuz.

Daha düne kadar bu okullarda çocuklarımız eğitim-öğretim görüyordu. Elazığ ve Malatya depremleri olmamış, Genel Başkanımız gündeme getirmemiş olsaydı çocuklarımız bu okullarda eğitime devam edecekti.

Genel Başkanımıza bu okullarda okuyan öğrencilerimiz ve velilerimiz adına bir kez daha teşekkür ediyorum.

VİCDANINIZ NASIL İZİN VERDİ

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a, bugüne kadar bakanlık yapanlara ve AKP’li yetkililere soruyorum; Ağır hasarlı okullarda çocuklarımızın eğitim görmesine vicdanınız nasıl izin veriyor?

Uzmanlar Kahramanmaraş ve Hatay için deprem riskinin büyük olduğu uyarısını yapıyor. Bu illerimizde gerekli tedbirler alındı mı? Okullarımız depreme dayanıklı hale getirildi mi? Deprem riskinin yüksek olduğu illerde okulların durumunu bilmek istiyoruz…

Deprem riskinin yüksek olduğu; Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli, Burdur, Isparta, Uşak, Bursa, Yalova, Bilecik, Kocaeli, Düzce, Hatay, Kırşehir, Bolu, Karabük, Çankırı, Bartın, Amasya, Tokat, Erzincan, Çanakkale, Tunceli,  Bingöl, Muş, Hakkari, Siirt, Osmaniye, Kırıkkale, İstanbul, Şırnak, Bitlis, Adıyaman, Kahramanmaraş, Van, Tekirdağ, Zonguldak, Antalya, Afyon, Samsun, Erzurum, Ardahan, Kars, Iğdır, Batman, Diyarbakır, Elazığ, Malatya, Adana, Kütahya, Eskişehir, Uşak, Ağrı, Çankırı, Çorum’daki okullar için ne yapıldı.

Deprem riskinin yüksek olduğu illerimizdeki okullarda incelemeler yapılarak, gerekli tedbirler alınmalıdır.

DEPREM VERGİLERİ NEREYE GİTTİ

AKP 2004 yılında deprem vergisini kalıcı hale getirdi. 2004-2019 yılları arasında toplam 65 milyar lira, eski parayla 65 katrilyon (34 milyar dolar), deprem vergisi topladı. Ancak bu paralar ortada yok; akıbeti de belli değil.

Toplanan paralar deprem riskine karşı evleri dayanıklı hale getirmek için kullanılmış olsaydı, bugün Elazığ ve Malatya’da 41 canımızı kaybetmeyecektik. Bu paralar deprem yaralarını sarmak için kullanılmış olsaydı vatandaşlarımız karda kışta evsiz barksız, battaniyesiz, çadırsız kalmayacaktı. Deprem vergileri toplanma amacına uygun kullanılmış olsaydı tüm hasarlı okullarımız depreme dayanıklı hale getirilmiş olacaktı.

Başta İstanbul olmak üzere, Sakarya Kocaeli, Bolu, Düzce ve Yalova’da hasar görmüş bina ve okulların hala onarılmadığını biliyoruz. Çocuklarımız bu hasarlı binalarda eğitim görüyor. Hasarlı binalar derhal onarılmalı, ağır hasarlı olanlar ise derhal yıkılmalıdır.

Türkiye’nin deprem kuşağında bulunduğu gerçeğine uyumlu eğitim politikaları hayata geçirilmeli; çocuklarımıza okullarda deprem bilinci verilmelidir.

Depremden korunma yolları ders kitaplarında anlaşılır bir şekilde yer almalıdır.

Ders saatleri azaltılan, coğrafya ders saatleri artırılmalıdır.

OKULLARDA DEPREMLE İLGİLİ SORUMLULUKLAR BİLİNMELİ

Türkiye’nin deprem kuşağında bulunan bir ülke olduğu gerçeğiyle hareket edilerek, okullarımızda sık sık depremle ilgili bilgilendirme yapılmalıdır. Okul aile işbirliği ile herkes kendi sorumluluğunu eksiksiz yerine getirmelidir.

“MİLLİ EĞİTİM BAKANI ÖĞRETMENLER İÇİN SARAYA ÇIKSIN”

Milli Eğitim Bakanlığı haklı eleştiri ve talepleri kimden geldiğine bakmaksızın ciddi bir şekilde değerlendirmelidir.

Bir kez daha uyarıyoruz; çocuklarımızın cemaat ve tarikatların uzantısı vakıfların eline teslim edilmesi, telafisi imkansız sonuçlar doğuracaktır. Kanuna aykırı imzalanan sözleşmeler derhal feshedilmelidir.

Atanmayan öğretmenlerimiz 40 bin ek atama bekliyor. Milli eğitim Bakanı Ziya Selçuk bu talebe kayıtsız kalmamalıdır. Acilen 40 bin ek öğretmen ataması için saraya çıkmalıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı, 11 Şubat’ta atamasını yapacağı 750 engelli öğretmen alacağını duyurdu. Atanmayan engelli öğretmen sayısı yaklaşık 1200 kişidir. Yani 450 engelli öğretmenimiz atanmayacak. Kalan 450 engelli öğretmenimizin de ataması yapılarak engelli öğretmen sorunu çözülmelidir.

Öğretmenlik Meslek Kanunu ile tüm partilerin söz verdiği 3600 ek gösterge çıkartılmalıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, “Psikososyal Önleyici Destek Programı” için hazırlatarak hizmet içi eğitimlerde rehber öğretmenlere dağıttığı; başı açık kadınları çocuklara şiddet ve istismar uygularken, başı kapalı kadınları şefkat gösterirken, bıyıksız erkekleri tacizci, bıyıklı erkekleri iyi olarak resmeden; halkı bölen, cepheleştiren, ötekileştiren, algı operasyonunu hedefleyen kitap derhal toplatılmalıdır.

2012-2013 eğitim öğretim döneminde başlatılan, 4+4+4 eğitim sisteminin en tartışmalı konularından biri olan 60 aylık çocukların birinci sınıfa başlaması nedeniyle, 2020 yılında LGS’ye girecek öğrenci sayısı da bir kat daha attı.  2020-2021 eğitim öğretim yılında 600 binden fazla öğrenci liseye başlayacak. Milli Eğitim Bakanlığı okul ve derslik sorununu nasıl çözecek.  Ek olarak 56 bin dersliğe ihtiyaç var. Derslik yapımına ivedilikle başlanmalıdır.

Pazartesi günü yeniden ders zili çalacak öğretmen, öğrenci ve okul yöneticilerin çözüm bekleyen sorunları bir an önce çözülmelidir.

Sayın Ziya Selçuk siz de  “Okullar olmasa; öğretmenler, öğrenciler olmasa ne güzel bakanlık yapardım” demeyin.”