CHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Ünal Çeviköz, Avrupa Birliği’nden gelen Son açıklamalara ilişkin bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Çeviköz, “İktidarın Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini istediğini düşünmüyoruz. Aksine, bu iktidar Türkiye’yi AB’ye tam üyelik sürecinden koparmak için elinden geleni yapmıştır.” ifadelerini kullandı.

CHP Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Ünal Çeviköz, TBMM’de gerçekleştirdiği açıklamada şunları söyledi:

Son zamanlarda Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkileri hakkında Avrupa’da çeşitli çevrelerden gelen olumsuz mesajların yeniden arttığını gözlemlemekteyiz.

CHP olarak, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini çağdaşlaşmanın  bir gereği olarak görüyoruz, dolayısıyla AB’ye tam üyelik perspektifine sahip çıkıyoruz.

Ancak bugün, Türkiye – AB ilişkilerinin ağırlık merkezinin ve ekseninin kaydığını düşünüyoruz. Mülteci krizi bağlamında AB’nin Türkiye’den beklentilerinin olması ve AKP yönetiminin vize serbestisi gibi ucu açık vaatleri iç kamuoyunda göz boyamak için kullanması, AB-Türkiye ilişkilerinin ana iskeletini oluşturan Kopenhag Kriterleri, demokrasi, hukukun üstünlüğü gibi temel değerlerin önüne geçti.

İktidarın Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini istediğini düşünmüyoruz. Aksine, bu iktidar Türkiye’yi AB’ye tam üyelik sürecinden koparmak için elinden geleni yapmıştır.

Bugün, Türkiye’nin AB’ye üyelik müzakereleri fiilen durmuştur. Artık, hiçbir yeni fasıl müzakereye açılmamaktadır.

Türkiye, AKPM’nin siyasi denetime aldığı, AB Komisyonu’nun 2016 yılında en sert İlerleme Raporu’nu yazdığı, Avrupa Parlamentosu’nun üyelik müzakerelerini askıya alma çağrısı yaptığı bir ülkedir. Bu tablonun değişmesi, ya Türkiye’de iktidarın değişmesi ya da iktidarın ülkenin ulusal çıkarları doğrultusunda kendine topyekün yeni bir kimlik vermesiyle mümkündür. İkinci seçenek mümkün olmadığına göre, iktidarın ilk fırsatta sandıklarda değiştirilmesi gerekmektedir.

Bizler CHP olarak, Türkiye’nin geleceği için Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerine devam edilmesinden yanayız. Ancak, AKP iktidarı ile AB üyeliğinin bir tezat oluşturduğunu da görüyoruz.

AKP Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 1 Ekim’de TBMM’nin açılışında yaptığı konuşmada“Türkiye’nin AB’ye ihtiyacı olmadığını” söyledi. Bu söz AKP’nin Türkiye’nin AB’ye üye olması gibi bir hedefinin olmadığının itirafıdır.

AB’ye tam üyelik, CHP için Türkiye’nin çağdaşlaşma azminin ihmal edilemez bir unsurudur. AKP için, AB üyelik konusu, bugün, mültecilerin hayatları üzerinden yapılan ucuz bir ekonomik pazarlığa dönmüştür.

Türkiye – AB ilişkilerinin tamamen sona ermesi Türkiye’nin laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olmasını ve çağdaşlaşmasını savunan geniş halk kitlelerini, otoriter tek adam rejimi karşısında yalnız bırakacaktır. AB’den tamamen uzaklaşan bu rejim de halkımıza yönelik baskıyı artıracaktır.

Bu nedenle, CHP, yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen Türkiye – AB müzakerelerinin devam etmesini desteklemektedir.

Avrupa Birliği Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn Türkiye ile üyelik görüşmelerine son verilmesi çağrısında bulunmuştur.

Zaten buzluğa kaldırılmış olan üyelik görüşmelerine AB Komisyonu üyesi Hahn’ın dediği gibi, ‘karşılıklı çıkarlar doğrultusunda’ son vermek doğru olmaz.

Hahn’ın üyelik yerine ‘gerçekçi stratejik ortaklık’ şeklindeki önerisine Türkiye Avrupa Birliği’ne tam üyelik konusunda kararlı olduğunu göstererek gereken cevabı vermelidir. “