"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir vakfın kuruluş yıldönümünde “zürriyetimizi arttıracağız, neslimizi çoğaltacağız. Nüfus planlamasıymış, doğum kontrolüymüş, hiçbir Müslüman aile böyle bir anlayışın içinde olamaz.” Biçiminde yaptığı açıklama kadınların ve ailelerin tercihlerini yok sayan, müdahalecilikten muzdarip bir zihniyetin yansımasıdır. Nüfusun çoğalmasını doğacak çocukların kaliteli bir yaşam sürmesinden, çağdaş bir eğitim almasından, mutluluğundan daha önemli ve elzem gören bu anlayışa tarih boyunca totaliter yönetimlerde sıkça rastlanmıştır. Aynı zihniyet iklimini kullandığı bu yönetim biçimlerinin halklarına yaşattığı acılar ortadadır. 

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hiçbir Müslüman ailenin doğum kontrolünü uygulamayacağı veya destekleyemeyeceği gibi bir söylem kullanarak bu anlayışı savunanların dinsel inançlarını tartışma konusu haline getirmektedir. Öncelikle Cumhurbaşkanı’nın böyle bir değerlendirmede bulunması haddini aşmak anlamına gelmektedir. Kimin ne kadar ve hangi tercihleriyle Müslüman sayılacağına karar verecek kişi Recep Tayyip Erdoğan değildir. 

Kadınların özel hayatlarına, tercihlerine ve özgürlüğüne kendi değerleri adına müdahalede beis görmeyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha önce de “her kürtaj bir Uludere’dir”, “kadınlar üç çocuk- beş çocuk doğurmalıdır” gibi beyanlarda bulunarak toplum mühendisliğine heves etmişti. Son olarak ortaya koyduğu bu yaklaşımla da yine kadın bedeni ve tercihleri üzerinden siyaset üretme çabasına girdiği görülmektedir. Kadınların yaşadığı yakıcı sorunları görmezden gelerek, kadın bedeni üzerinden siyaset üretmek, kadınların tercihleri üzerinde hak iddia etmek, kadınları bir toplum mühendisliğinin aracı haline getirmek basit bir ayrımcılığın ötesine taşmaktadır. Bu ülkemizin siyasi ve sosyal yapısını kendi inanç kalıplarına göre şekillendirmeye çalışan bir zihniyetin yansımasıdır. 

Bu zihniyeti ve söylemlerini şiddetle kınadığımızın kadınlarımız ve kamuoyumuz tarafından bilinmesini isteriz. 

Saygılarımla."