CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, ekonomi alanındaki duruma ilişkin CHP Parti Meclisi’ne sunduğu raporunda, “Ekonomi açısından en temel iki yapısal sorun alanı eğitim ve hukuk. Sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik kalkınmanın temeli olan eğitimde tahribat derinleşiyor. Türkiye’nin ekonomideki vasatlıklardan çıkışı için öncelikle ve ivedilikle eğitim alanında reform yapılmalı. Uluslararası sınavların sonuçları Türkiye’de eğitimde yaşanan tahribatı çok açık bir biçimde ortaya koyuyor. OHAL kapsamında KHK’larla yerle bir edilen hukuk düzeni ekonomide güveni tamamen yerle bir etti. Bu hukuksuzluklar yapısal sorunların üzerine eklendi, kendisi de bir yapısal soruna dönüştü. İktidarın bu uygulamaları sonucunda Türkiye’nin siyasi riskleri arttı ve bu da ekonomiye doğrudan yansıdı” ifadesini kullandı.

CHP’li Böke tarafından CHP Parti Meclisi’ne sunulan ekonomi raporunda, şunlar kaydedildi:

TEMEL SORUMLU AKP İKTİDARI

2016 yılının genelinde ekonomiye dair tüm göstergeler derinleşen sorunlara işaret etmeye devam etti. Son iki ayda da bu eğilim süregeldi. Ekonomideki bu gidişatın temel sorumlusu AKP iktidarıdır. Gelirimizin azalıyor olmasının da, adaletsiz dağılımının da, hayat pahalılığının da, döviz kurunun sürekli artışının da, işsizlikteki artışın da temel sebebi AKP’nin siyasi tercihleriyle şekillendirdiği ekonomi anlayışıdır. Bu ekonomik düzen AKP’nin 14 yıldır uyguladığı ahbap-çavuş ilişkileri üzerine inşa edilmiş olan, tüketim  borç ve rant temelli çarpık bir düzendir. Bugün yaşıyor olduğumuz tüm ekonomik sorunların da temelinde bu ekonomik düzenin aksaklıkları yatmaktadır.

OLUMSUZ YÖNDE AYRIŞMA

Son yıllarda bu düzenin artık yapısal sınırlarına ulaşmış olması sebebiyle Türkiye kendisine benzeyen ülkelerden olumsuz yönde ayrışmaya başlamıştı. Bu olumsuz ayrışma özellikle ekim ayından itibaren hızlanarak arttı. Ekim ayından itibaren bu olumsuz yönde ayrışmanın pekişmiş olması ekim ayında yaşanan gelişmelere dair bir değerlendirmeyi gerekli kılıyor. Ekim ayının başında hükümetin

OHAL’i uzatma kararını açıklaması ve takip eden günlerde Türkiye’de bir rejim tartışmasının hızlandırılmış olması siyasi risklerin artmasına yol açmıştır. Artan siyasi risklerle birlikte yapısal sorunlardan dolayı zaten zorlaşan ekonomik koşullar daha da zorlaşmış, kendini her alanda hissettirmeye başlamıştır.

VASATLIĞA HAPSETTİ

AKP’nin ekonomik anlayışının Türkiye’yi hapsettiği vasatlıktan yine AKP’nin ekonomi politikalarının kurtarması mümkün değil. Türkiye AKP’nin bu ekonomik anlayışının ortaya çıkarttığı sorunlar sonucunda uzun süredir dünyadan ayrışıyor. Ortaya çıkan vasatlığın temeli Türkiye’de eğitimde yaratılan tahribat sebebiyle takılmış olduğumuz orta beşeri sermaye tuzağının katma değer üretimi önünde engel oluşturuyor olmasına dayanıyor. Katma değer üretemeyen ekonomik yapı Türkiye’nin orta teknoloji tuzağına takılmasına yol açıyor. Üretimin yapısı katma değer yaratmadığı için de Türkiye ekonomisi vatandaşları için gelir yaratan bir düzen ortaya çıkartmıyor. Sonuç olarak Türkiye vatandaşlarının gelirini arttıramıyor.

EN TEMEL SORUN ALANI

Ekonomi açısından en temel iki yapısal sorun alanı eğitim ve hukuk. Sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik kalkınmanın temeli olan eğitimde tahribat derinleşiyor. Türkiye’nin ekonomideki vasatlıklardan çıkışı için öncelikle ve ivedilikle eğitim alanında reform yapılmalı. Uluslararası sınavların sonuçları Türkiye’de eğitimde yaşanan tahribatı çok açık bir biçimde ortaya koyuyor. OHAL kapsamında KHK’larla yerle bir edilen hukuk düzeni ekonomide güveni tamamen yerle bir etti. Bu hukuksuzluklar yapısal sorunların üzerine eklendi, kendisi de bir yapısal soruna dönüştü. İktidarın bu uygulamaları sonucunda Türkiye’nin siyasi riskleri arttı ve bu da ekonomiye doğrudan yansıdı. Döviz kurundaki hareket Türkiye’nin bir krizin eşiğine iktidar tarafından taşındığını ortaya koydu. Bugün bir ekonomik krizin eşiğine taşınmış olmamızın iki temel sebebi var: yıllardır uygulanan kötü ekonomik politikalar ve özellikle ekimden beri bunun üzerine eklenen siyasi riskler. Öyle ki Türkiye uzun süredir “kırılgan beşli” olarak tanımlanan, ekonomisi en kırılgan ülkeler arasında sayılır oldu.