CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, 10 Aralık İnsan Hakları Haftası’na dair yazılı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Altıok’un açıklaması şöyle:

“Bu yıl 10 Aralık İnsan Hakları Haftası’na OHAL gölgesinde giriyoruz. AKP hükümeti tarafından ne istedilerse verilen bir çetenin mensupları tarafından gerçekleştirilen kanlı darbe girişimi sonrası 241 yurttaşımızı yitirdik, 2 bin yurttaşımız yaralandı. Darbe girişimiyle, darbecilere ve darbeye neden olan koşullarla mücadele etmek yerine ilan edilen OHAL, demokrasiye karşı mücadele aracına dönüştürüldü.

Bugün Türkiye’de demokrasiye, adalete ve özgürlüklere dair söylenebilecek iyi hiçbir şey yok Türkiye en temel insan haklarının ayaklar altına alındığı kapalı bir diktatörlük ülkesi görüntüsü sergiliyor. Gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, siyasetçiler cezaevinde. Bugün itibariyle 144 gazeteci tutuklu. Tek kişilik hücrelerde kitap ve mektup yasaklarıyla tutuklular tecrit altında ağır işkenceye maruz kalıyor. Her geçen gün cezaevlerinden yeni intihar haberleri geliyor, intiharlarla ilgili bilgiler kamuoyundan saklanıyor. İşkence ve kötü muamele iddialarına karşı TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu tüm çağrılarımıza rağmen harekete geçmiyor, Adalet Bakanlığı tüm soruları yanıtsız bırakıyor.

Bugün Türkiye’de kadın cinayetleri artarak devam ediyor. 2016 yılında cinsiyet eşitliğinde 144 ülke arasında 130. sırada yer aldık. Küçücük çocuklarımız ENSAR VAKFI vb. vakıf ve dernek yurtlarında istismara maruz kalırken, alevler arasında ölüme terk edilirken o çocukların hakkını, hukukunu savunan dernekler KHK’larla kapatılıyor.

2016 yılı insan hakları açısından tam anlamıyla karanlık bir yıl oldu. Kent meydanlarında patlatılan bombalarla terör yurttaşlarımızı evlatlarımızı bizden aldı. Kürt sorununun çözümsüzlük ve çatışma zeminine sıkışmasıyla eğitim, sağlık, yaşam hakkı ihlal edilen, cenazeleri sokak ortalarında kalan, evleri, mahalleleri yıkılan yurttaşlarımız oldu. Otobüslerde, parklarda tekme tokat saldırıya maruz kalan kadınlarımız, tecavüzcüsüyle evlenmesi için yasal düzenlemeye girişilen kız çocuklarımız oldu.

Mülteciler bir pazarlık malzemesi olarak görüldü, küçücük mülteci çocukların cansız bedenlerinin görüntüleri eşliğinde mülteciler pazarlık malzemesi olarak kullanıldı. Düşünce, ifade ve inanç özgürlüğü yok edildi. Toplantı ve gösteri özgürlüğü dendiğinde orantısız şiddet gelenek haline geldi. İş cinayetleri fıtrattan sayılarak çalışma yaşamının normali kabul edildi. Doğa hakkı enerji, maden ve ulaştırma sektörünün dişlileri arasında ezildi, ağır bir baskı rejimi inşa edildi.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu karanlık tabloyu değiştireceğiz. İnsan hakları savunulması gereken en yüksek değerdir. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin kabul edilişinin 68. yılında tüm baskılara ve ağır hak ihlallerine karşı insan hakları ve demokrasi mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz.

2017 için iyilik çağrısını usta şair Şükrü Erbaş’ın sözleriyle yapalım. “insan bağışlayarak yener yanlışı. İnsanın acısını insan alır. İyilik böyle kolay yenilmez…” ”