CHP’nin TBMM Cezaevi Alt Komisyonu üyesi ve CHP Cezaevlerini İnceleme Komisyonu Sözcüsü Veli Ağbaba, gazetecilik yaptığı için tutuklanan Ahmet Şık’a Metris Cezaevinde üç gün boyunca su verilmediği iddialarını TBMM İnsan Hakları Komisyonuna taşıdı.

“Hem Meclis komisyonu olarak hem de CHP komisyonumuzla yıllardan beri cezaevlerinde sayısız hak ihlallerini inceledik ve gündeme getirdik. Ancak OHAL ile birlikte durum öyle bir hal aldı ki cezaevlerinde düşünce suçlularına su verilmemeye kadar varan bir işkence ile karşılaşıyoruz.” ifadelerini kullanan Ağbaba, “Adalet Bakanına soruyorum, OHAL’de cezaevi müdürlerine ayrıca cezalandırma yetkisi de mi verildi? İşkence ve kötü muamele yetkisi mi verildi? OHAL ilanı sonrası cezaevi müdürlerinin keyfi davranışlarına şahit oluyoruz. Adalet Bakanı’na bir kez daha söylüyorum, derhal bu keyfiyete son verin ve cezaevlerinde inceleme yapılabilmesinin önündeki engelleri kaldırın. Bu kadar işkence iddiası varken bu duruma kayıtsız kalınması kabul edilemez.” dedi.

Ağbaba’nın başvuru metni şöyle:

“Bugüne kadar cezaevlerinde bulunan tutuklu ve hükümlülere yönelik kelepçeli muayene, çıplak arama, keyfi hücre cezaları ve sürgünler, gazete, kalem, kağıt verilmemesi gibi işkence ve hak ihlalleri ile defalarca kez karşılaşmamıza rağmen, Olağanüstü Hal ilan edilmesinin ardından söz konusu insan hakkı ihlallerinde ve işkence iddialarında ciddi bir artış yaşanmıştır.

Fethullahçı Terör Örgütü ile yıllarca mücadele eden, örgüt aleyhine kitap ve yazılar yazan ancak buna rağmen FETÖ/PDY ve PKK propagandası yapmak suçlamasıyla 30 Aralık 2016 günü tutuklanarak Metris Cezaevine gönderilen, Cumhuriyet Gazetesi yazarı Ahmet Şık ile ilgili de işkence iddiaları basın yayın kuruluşlarında yer almıştır.

OHAL döneminde yürürlüğe giren ve başlı başına bir hak ihlali olan “avukat görüşmelerinin kayıt altına alınması” usulü gazetecilik yaptığı için tutuklanan Ahmet Şık’a da uygulanmak istenmiş, ancak ses kaydı yapılamadığından avukatı ile görüşmesi engellenmiştir. Ardından cezaevinde bir hücreye kapatılan Şık’a, avukatlarının ifadelerine göre, üç gün boyunca istemesine rağmen “kantin kapalı” denilerek içme suyu verilmemiştir.

Metris Cezaevi’nden sonra Silivri Cezaevi’ne gönderilen düşünce suçlusu Ahmet Şık’ın hücrede tutulduğu, televizyon ve radyonun bulunmadığı, kağıt, kalem ve kitap verilmediği, ancak daha sonra şikayeti üzerine bu ihtiyaçlarının karşılandığı ifade edilmiştir. Söz konusu ihlallerle ilgili gerekli araştırmanın başlatılması, Metris ve Silivri Cezaevlerine hak ihlali ve işkence iddialarını incelemek üzere ziyaretlerde bulunulması hususunda Komisyon Başkanlığı olarak gereğinin yapılmasını arz ederim.”