CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Emek Büroları Koordinatörü Veli Ağbaba, Bakanlar Kurulu’nun Kristal-İş’in aldığı grev kararını ertelemesi üzerine bir açıklama yaptı

OHAL ile faşizmin kurumsallaştığına dikkat çeken Ağbaba, “Kongresinde fona “Özgürlük” kelimesini iliştiren ama OHAL’in kalıcı olacağını duyuran Partili Cumhurbaşkanı, hak gaspının doruğa ulaştığı bu dönemde, hak aramayı da yasaklar hale gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

Ağbaba’nın açıklaması şöyle;

“AKP Parti Devleti emek düşmanlığına hız kesmeden devam ediyor. İktidara geldikleri günden bu yana emekçilerin haklarını gasp etmek için türlü girişimlerde bulunan AKP, kazanılmış hakları yok edilen işçilerin seslerini duyurmasına da müsaade etmiyor. Yıllardır süren faşizm, ilan edilen OHAL ile kurumsallaşmıştır. Kongresinde fona “Özgürlük” kelimesini iliştiren ama OHAL’in kalıcı olacağını duyuran Partili Cumhurbaşkanı, hak gaspının doruğa ulaştığı bu dönemde, hak aramayı da yasaklar hale gelmiştir.

İktidara geldiği günden bu yana AKP’nin yasakladığı grev sayısı 12’ye ulaşmıştır. 1980 darbe döneminden sonra en çok grev yasağının gerçekleştiği dönem AKP’li yıllar olmuştur. İşçilerin hak arama mücadelesi defalarca, Milli güvenlik, genel sağlık, ekonomik ve istikrar gerekçeleri ile yasaklanmıştır. Bu sözde gerekçeler aslında AKP’nin korkusunun ifadesidir. OHAL ile kurumsallaşan faşizm, bir kıvılcımdan korkmaktadır.

Kristal-İş Sendikasının Şişecam’a bağlı 9 fabrikada yapacağı grevin milli güvenlikle alakası olmadığını iktidar da bilmektedir. AKP 15 yıllık iktidarı döneminde dördüncü kez Kristal-İş grevini yasaklamıştır. Daha önce de cam işçilerinin grevini “Milli güvenliği bozucu” ve “Genel sağlık” gerekçeleri ile yasaklayan iktidar, aldığı bu karar ile emekçilere alenen hakaret etmektedir. Milli güvenliği asıl tehdit eden, açlıkla ve yoksullukla mücadele eden işçiler değil, devletin her kademesine terör örgütünü yerleştiren, besleyen ve büyüten iktidar partisidir.

AKP iktidarının 2012 yılında çıkardığı kanun ile grev erteleme kavramı fiilen yasaklamaya dönüşmüştür. 60 günlük erteleme kararına Danıştay yürütmeyi durdurma kararı vermez ise grev başlatılamamakta, doğrudan uzlaşma safhasına zorunlu geçiş sağlanmaktadır. Böylece adı “erteleme” olsa da grevler yasaklanmaktadır. Emekçilerin anayasal olarak güvence altına alınmış grev hakkı, kanun ile işlevsiz hale getirilmiştir.

Yasakların partisi AKP, emekçiden yana değil, emekçiyi sömürenlerden yana olduğunu bir kez daha ispatlamıştır. Emekçilerin hakkını vermek bir yana, kazanılmış haklarını yok eden ve hatta hak aramalarını dahi yasaklayan AKP Parti Devleti, OHAL ve meşru olmayan mühürsüz seçim ile oluşan rejimin yüzünü net olarak göstermiştir. İktidar partisi “3Y” ile mücadele diye çıktığı yolda, yolsuzluğun, yoksulluğun ve yasakların merkezi olmuştur.

CHP, emek düşmanı politikaların, emekçilerin kazanılmış haklarının gasp edilmesinin, hak mücadelesinin yasaklanmasının ve sömürünün dün olduğu gibi bugün de karşısındadır.

Emek düşmanlarının yasaklarına karşı, “Emek en yüce değerdir” ilkesini benimsemiş bir parti olarak işçilerin yanında olduğumuzu bir kez daha çok güçlü bir şekilde ifade ediyoruz.”